Belediye Encümen kararı ile 99 yıllığına Anadolu İmam Hatip Lisesi Derneği lehine intifa hakkı tesisine karar verildiğini, intifa hakkının tapuda tescil edildiğini belirterek... ilçesi, 3185 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davalı Dernek adına hukuka aykırı, yolsuz ve yok hükmünde olan intifa hakkı tescilinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; intifa hakkı süresinin dolmadığını, lehine irtifak hakkı tesis edilen derneğin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tapu siciline kaydedilmiş ayni hakkın idari işlemle kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III....
için kurulan üst hakkının, sürekli nitelikte olduğu kuralına yer verilmiştir....
tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanılması için yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar 14/09/2010 tarihli protokolde intifa hakkının terkinine dair masrafların davalı tarafından ödeneceğine dair bir düzenleme yok ise de, Rekabet Kurulu'nca karar alınmamış olması halinde ilk protokol ve bayilik sözleşmesi kabul edilen sürede devam edecek, süre sonunda intifa hakkı terkin edilecek, masraflar davalı tarafından karşılanacak ve mevcut durumda bayilik ilişkisi ile intifa hakkı kesintiye uğramadan devam etmekte iken yalnızca Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda, davalı lehine olmak üzere terkin edilmeksizin yalnızca süresi kısaltılan intifa hakkının süresinin dolması ile tapudan terkin edilmesi nedeniyle ödenecek harcın davalı tarafından karşılanması gerektiği, kaldı ki intifa hakkının tapudan terkininin protokol ve sözleşmenin uygulanmasından doğan bir sonuç olduğu ve 14/09/2010 tarihli protokolün 10. maddesi kapsamında kabul edilerek terkin harcının davalı tarafından...
Mahkemece, tüm dosya kapsamından intifa hakkının 15/08/2005 tarihinde tesis edildiği ve süresinin 10 yıl olduğu, davanın ise 11/03/2010 tarihinde açılmış olduğu, Rekabet Kurulunun kararı gereğince davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 18/09/2010 tarihine kadar geçerli olup, bu sözleşme kapsamında yapılmış olan intifa hakkının da bu süre itibariyle geçerliliğini koruyacağı buna göre taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 18/09/2010 tarihine kadar muafiyetten istifade edeceği ve davanın açıldığı 11/03/2010 tarihi itibariyle de taşınmaz üzerindeki intifa hakkının kaldırılmadığı, mevcudiyetini koruduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Parselde kayıtlı" gayrimenkulde 04/07/2007 ve 28/06/2007 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili şirkete 13/07/2027 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini ve tapuya tescil ettiğini, Rekabet Kurumu'nun 12/03/2009 tarihli duyurusu ile bayilik ilişkisinin sona erdiğini ve intifa terkini için müvekkili şirket tarafından davalıya vekâletname verildiğini, intifa hakkının sona ereceği süre sonuna kadar intifa hakkı bedelinin davalıya ödendiğini ve intifa hakkı tesisi edilen gayrimenkulde kalıcı yatırımların müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ancak intifa hakkının Rekabet Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde sona ermesi sebebiyle müvekkili şirketin ödediği intifa ve kalıcı teknik yatırım bedellerinin davalılar açısından, sözleşmenin geçersiz kılındığı süre sonrası dönem için sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, bu durumda müvekkili şirketin ödediği meblağların sözleşmenin geçersiz kılındığı süre olan 11.07.2012 ila 13.07.2027 tarihleri arasındaki dönem için sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre...
- K A R A R - Davacı vekili, davalı ile imzalanan intifa hakkı, intifa hakkı tesisi ve yatırım halindeki protokole göre, akaryakıt istasyonunu kullanma ve tasarruf hakkının 07.08.2025 tarihine kadar müvekkili şirkete bırakıldığını, bu istasyonun shell akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiğini, ancak Rekabet Kurumu’nun 12.03.2009 tarihli Genel Duyurusu ile intifa hakkının grup muafiyeti kapsamında öngörülen süreyi aşan kısmının ifasının hukuken imkansız hale geldiğini, bu nedenle daha evvel ödenen ve kıstelyevm usulü ile hesap edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, halen sözleşmelerinin devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece dosya kapsamına göre, dava ön koşullarının henüz oluşmadığı ve davanın zamansız (erken) açılması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince, davalı lehine verilen maktu vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir....
Mülkiyet hakkının aşırı, taşkın, sorumsuz kullanılmasından zarar gören her taşınmaz maliki veya o taşınmaz üzerinde ayni yahut şahsi hakkı nedeniyle fiili hakimiyeti bulunan şahıslar komşu sayıldığından, elatmanın önlenmesi davası açabilirler. Uygulamada taşkın kullanma komşu taşınmazına değil de kişiye zarar verecek nitelikte ise (örneğin, aşırı gürültü çıkarmak gibi), kişinin o taşınmazda fiili hakimiyetinin bulunmasının gerektiği görüşü kabul edilmektedir. Bu fiili hakimiyetin, mülkiyet hakkına, sınırlı aynî hakka, (intifa, sükna, irtifak gibi) veya kişisel bir hakka (kiracılık, ortaklık gibi) dayanması gerekmektedir. O halde bir kimsenin komşu sıfatıyla bir dava açabilmesi için, ayni veya şahsi bir hakka dayanması, başka bir anlatımla komşuluk sıfatıyla zarar görmesi gerekmektedir....
Şti. arasında imzalanan 15/10/2004 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve 29/05/2002 tarihli intifa sözleşmelerinin, Rekabet Kurulu'nun kararına istinaden 18/09/2010 tarihinde feshedildiği, davalının maliki olduğu dava konusu taşınmaz üzerine davacı lehine 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, akaryakıt istasyon bayiliğini yürüten davalının intifa hakkı ile yükümlü olmak koşuluyla taşınmazın 21/09/2010 tarihinde birleşen davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'...
A.Ş ortak girişimi arasında 30 yıl süreli "Daimi ve Müstakil Üst Hakkı Karşılığı Tesis Yapım ve İşletme İşi İhale Şartnamesi/Sözleşmesi" imzalanarak söz konusu durumun tapuda tescil edildiği, taşınmaza ilişkin emlak vergisi beyannamelerinin irtifak hakkı sahibi olan davacı şirket tarafından verildiği, davalı idare tarafından taşınmaza ilişkin olarak davacı adına tapuda üst hakkının tescil edildiği tarihten sonrası dönemlerine ilişkin bina vergisi ve ferilerinden oluşan ödeme emirlerinin gönderilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkilerin kullanılmasına imkan veren irtifak hakkının çeşitlerinden olan intifa hakkı ile üst hakkının hüküm ve sonuçlarının birbirinden farklı olduğu, intifa hakkı ile üzerinde tesis edilen taşınmazdan tam bir yararlanma yetkisi elde edilmekte iken üst hakkı ile sadece inşaat yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi elde edildiği, dolayısıyla üst hakkı (inşaat hakkı) ile intifa hakkının sağladığı...
Hukuk Dairesinin 2017/... esas sayılı bozma ilamı ile bozulduğu, bozma ilanını uyularak intifa hakkının terkin edilmemesinin sebebi ile davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verildiği, kararın temyiz edilerek Yargıtay 11 hukuk dairesinin 2021/5118 esas sayede ilanıyla kararını düzeltilerek onandığı ve kararı 06.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu görüldü. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesine ve buna bağlı olarak tespit edilen intifa hakkının sona erdirilmesi sebebiyle sözleşme kapsamında yapılan intifa ve yatırım bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacı ve davalı şirket arasında 31.05.2006 tarihinde “davalıya ait İstanbul, Büyükçekmece, Esenyurt, ......


