WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Hukuk Dairesi'nin öteden beri istikrarlı biçimde süregelen yerleşmiş içtihatlarında da "müvekkilin taşınmaz alımı için satış bedelini gönderdiği ve tayin ettiği vekilinin, vekâlet görevini kötüye kullanarak taşınmazı kendi adına tescil ettirdiği" şeklindeki iddialarla açılan tapu iptal ve tescil davaları, "inançlı işleme veya taraf muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları" olarak nitelendirilerek değerlendirme yapılmaktadır. (Emsaller: Yargıtay 1. HD'nin 26.12.2005 tarih ve 12473-13753 sayılı, 22.05.2006 tarih ve 4130-5812 sayılı, 22.11.2018 tarih ve 2016/348 Esas-2018/14790 Karar sayılı ilamları) O hâlde; eldeki davada, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürüş biçimi itibariyle, "inanç sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil ile intifa hakkının terkinin istenildiği" sonucuna varılarak değerlendirme yapılmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesince terditli istemlerden tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin ise kabulüne dair verilen 21.01.2014 tarihli ve 2011/105 E., 2014/6 K. sayılı karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.06.2014 tarihli ve 2014/4477 E., 2014/8504 K. sayılı kararı ile, “…Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde davacı tarafından ödenen tahsis bedelinin tahsili isteğine ilişkindir....

ATM'nin 2015/941 Esas sayılı davasından sonra düzenlendiği, nitekim adi belge niteliğinde olan 03/03/2004 tarihli protokolün her zaman düzenlenebileceği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından ispatlanamayan inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM 13.H.D 2022/811 Esas 2024/1793 Karar sayılı ilamıyla ''Dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma sebeplerinden bir kısmı da davacı tarafından taşınmazın devir bedelinin şirkete iade savunmasının ve şirketin taşınmazın devir tarihine yakın kredi kullanıp kullanmadığının araştırılması, davaya konu inanç sözleşmesinin sözleşmede yazılı tarihte yapılıp yapılmadığı veya davalı taraf savunmasında belirtildiği gibi muvazaalı olarak daha sonraki bir tarihte düzenlenip düzenlenmediği hususlarının tespitidir....

-Davacı asıl davada ve birleşen 2023/123 Esas sayılı davada, taraflar arasında davaya dayanak icra takibine konu 07.09.2020 tarihinde kaleme alınan sözleşmede yüklenicinin kredi bulması ve ifasını kolaylaştırmak amacıyla geçici arsa devrini içeren inançlı işleme dayalı protokol imzalandığı, inançlı işleme göre davacı, inşaatın tamamlanması amacıyla kredi alabilmesi için davalıya arsa payının kendisine ait 1/3 kısmını da geçici olarak devrettiği, devredilen 1/3 lük pay 2 hafta içerisinde geri verileceği, aksi halde ifa ile birlikte günlük 5.000,00 USD ceza şartı ödeneceği kararlaştırıldığı belirterek inanç sözleşmesine dayalı dayalı tapu iptal tescil ve cezai şart isteminde bulunmuştur....

ten borç para aldığını, ancak davalının bir tefeci gibi kendisini zorladığını, alınan borç paranın ve vadesi gelen diğer borçların ... ... tarafından davacıya ödendiğini, davacının ise ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş şirketini tek imzayla temsile ve ilzama yetkili olan ... ...'in kız kardeşi, ilkokul mezunu ... 'ı, Noterde imzalanacak bir evrak var, diyerek ... ...'in bilgisi dışında notere götürerek satış vaadi sözleşmesi imzalattığını, ... 'ın davacı tarafça aldatıldığını, eldeki davanın açılmış olması üzerine davacı hakkında tefecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunulacağını, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin aldatma sebebiyle sakat olduğunu, sözleşmeyi geçmişe etkili iptal ettiklerini, her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmaz devri borcunun hiçbir zaman doğmadığını, borç alınan paranın da tamamen ödenmesi sebebiyle satış bedelinin faiziyle iadesi ve cezai şart taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. ......

Toplanan ve sunulan deliller, alınan bilirkişi raporları, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı ... şirketi arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi sebebiyle davalı .... şirketine yönelik olarak tapu iptal tescil talebinde bulunup bulunamayacağı davalılar arasında adi ortaklık ilişkisinin buluunup bulunmadığı, sölzleşmenin yerine getirilmemesinde davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, tapu iptali olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesi koşullarının oluşup oluşmadı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir....

Davadaki somut olayın özelliği, toplanan delil ve belgeler, sav, savunma, öncelikle MK.nun 2. maddesi açısından ve davanın her iki yanları yönünden incelenmeli, haksız iktisabın denkleştirici adalet fonksiyonu ve işlevi ile hakkaniyet kuralları çerçevesinde adalet sağlanırken , hakim BK.nun 43, 44. maddelerine dayanarak takdir yetkisini kullanmalı ve zenginleşenin geri verme sonucunda, zenginleşme olmasaydı bulanacağı durumdan daha kötü duruma düşmemesi kuralının ihlal edilmemesine özen göstermeli, böylece, kural olarak iadenin talep edildiği anadaki paranın reel değeri tespit edilip hükme esas alınmalıdır. Denilmiştir. Emsal nitelikteki kararda, geçersiz satışlarda iadesi gereken bedelin hesaplanması yöntemi gösterilmiş, sözleşmede alıcı durumda bulunan, ancak devri gerçekleşmeyen taşınmazı 3. şahıstan alınması halinde 3. şahsa ödenen bedelin satıcına (devir taahhüdünde bulunan) kişiden tahsili yönünde bir istemden sözedilmemektedir. Yine Yargıtay 13....

Davalı vekili: Dava dilekçesi ekinde bir arabuluculuk sonuç tutanağı sunulduğunu, tutanaktan da görüldüğü gibi, davacı tarafın "satın alınan tapunun devri" hakkında arabuluculuk başvurusu yaptığını, arabuluculuk başvurusunun konusunun huzurdaki davayla alakalı olup olmadığının belirsiz olduğunu, uyuşmazlık konusunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, davacı tarafın hangi uyuşmazlık için arabuluculuk yoluna başvurduğunun dahi belli olmadığını, ayrıca davada davacının bedel iadesi, tadilat bedelinin ödenmesi gibi birtakım haksız maddi talepler de ileri sürdüğünü, arabuluculuk dava şartının sağlanamadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, davacının tapu iptal ve tescil talebinin açıkça haksız olduğunu, kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, taşınmaza ilişkin bir satışın da söz konusu olmadığını, kaldı ki taraflar arasında herhangi bir satış sözleşmesinin de bulunmadığını, davacının taleplerinin dürüstlük kuralına...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl ve birleşen davada (terditli) tapu iptal tescil, sözleşmenin feshi, bedel iadesi, tazminat istemine ilişkindir. 2....

Devre tatil ve uzun süreli tatil sözleşmeleri ilk defa 7.11.2013 tarihli 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’unda ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan ve 14.01.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Devre Tatil Ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. 6502 sayılı TKHK ile Devre Tatil Ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği’nde genel olarak devre tatil sözleşmesi düzenlenmiş, ayni hakka dayalı sözleşmeler devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet veya hisseli gayrimenkul sözleşmesi olarak, şahsi hakka dayalı sözleşmeler ise, devre tatil sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir....

UYAP Entegrasyonu