her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona ereceği, birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin bir yıllık süre içinde yerine getirilmesi halinde ise on dört günlük cayma hakkı süresinin, bu yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmiş, ayni hakka konu taşınmazın ön ödemeli satışını düzenleyen 15/3. maddesinde ise, kat mülkiyetine konu taşınmazın tüketici adına tescili veya kat irtifakına konu taşınmazın tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte taşınmazın zilyetliğinin devri ile teslim veya devrin gerçekleşmiş kabul edileceği, taşınmazın kullanıma hazır bir şekilde tüketiciye zilyetliğinin devredilmesi gerektiği, aksi halde, teslimin gerçekleşmemiş sayılacağı düzenlemesi getirilmiştir....
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan delilleri, keşif sonucu alınan bilirkişi raporu, tapu kaydı, uyuşmazlık konusu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflardan davacı ve davalı ... arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ödeme yöntemi olarak taşınmaz devrinin öngörülmesi sebebiyle davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, tapu iptaline hak kazanıp kazanmadığı, taraflar arasındaki sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil isteminin yerinde olup olmadığı, davalılar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, davalı ... şirketinin tapu iptali talebi ve alacak talepleri yönünden sorumluluğunun olup olmadığı, tapu iptali ve tescil koşullarının olmadığı taktirde davacının alacak talebinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır....
Rulman A.Ş. arasında 01/03/2006 tarihli 9.350.000,00 USD bedelli gayrimenkul satın alımı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, davacı tarafından 7.442.000,00 TL ödeme yapıldığını, 2006 yılı Mayıs ayında ekonomik kriz çıkması nedeniyle doların yükselmesi, gayrimenkulün değerinin artması ve gayrimenkulün davalılar tarafından kaçırılmaya çalışılması neticesinde tapu kaydının iptali ve tescili aksi takdirde ödenen bedelin güncellenerek iadesi için Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/413 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle verilen bedelin iadesi davasının süresi gelmeden önce açıldığından dolayı usulden reddine karar verildiğini, bu kararın temyiz edildiğini, bu davada davalılar tarafından “tutanaktır” başlıklı belgenin sunulması üzerine karar verildiğini, bu belgede “01/03/2006 tarihli sözleşme, alıcıların kusuru nedeniyle feshedilmiştir, alıcılarca satıcılara ödenen toplam 4.500.000,00 USD'nin...
İdareye 20 yıl dolduktan sonra tescil talebinde bulunmak için de herhangi bir süre sınırlaması getirilmemiştir. Önemli olan, kanunun öngördüğü koşulların gerçekleşmesidir. İptal kararı yürürlüğe girmezden önce koşullar gerçekleşmiş ve 20 yıllık hak düşürücü süre de dolmuş ise, idare her zaman kendisine bu hakkı sağlayan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi uyarınca taşınmaz malın tapu kaydının iptali ile adına tescilini veya el konulan taşınmaz mal tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir hakka dönüştüğü taktirde terkini istemek hak ve yetkisine sahiptir....
A.Ş. arasında 01/03/2006 tarihli 9.350.000,00 USD bedelli gayrimenkul satın alımı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, davacı tarafından 7.442.000,00 TL ödeme yapıldığını, 2006 yılı Mayıs ayında ekonomik kriz çıkması nedeniyle doların yükselmesi, gayrimenkulün değerinin artması ve gayrimenkulün davalılar tarafından kaçırılmaya çalışılması neticesinde tapu kaydının iptali ve tescili aksi takdirde ödenen bedelin güncellenerek iadesi için Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/413 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle verilen bedelin iadesi davasının süresi gelmeden önce açıldığından dolayı usulden reddine karar verildiğini, bu kararın temyiz edildiğini, bu davada davalılar tarafından “tutanaktır” başlıklı belgenin sunulması üzerine karar verildiğini, bu belgede “01/03/2006 tarihli sözleşme, alıcıların kusuru nedeniyle feshedilmiştir, alıcılarca satıcılara ödenen toplam 4.500.000,00 USD'nin vadesi...
nun üyelik hakkına sıkı sıkıya bağlı hak olan tapu iptal ve tescil veya bu talep yerine tazminat talebinde bulunulabilmesi için davalı kooperatifin üyesi olmasının zorunlu olduğu (dava şartı) kaoperatif üyesi almayanı kişinin bu taleplerle dava açamayacağı,Davalı koaperatif tarafından davacımın üyelilikten istifa ederek ayrıldığı iddia edilmiş ise de davacının üyelikten istifa ederek ayrıtmış olduğunun ispat edilmediği,Davacının kendi istemiyle Üüyelikten ayrıldığını gösterir istifa dilekçesi dosyaya sunulmadığından, davacınını üyelikten usulüne uygun olarak istifa edip etmediği yönünden dosya kapsamında bir tespit yapılamadığı, taraflarca davacının halen üye olup olmadığı, üyelikten istifa edip etmediği, istifa etmiş ise istifa ettiği tarihin ispatlanması gerekeceği bu bağtamda istifa dilekçesi, yönetim kurulu kararı, ayrılma yıl bilonçosu ve genel kurul kararının dosyaya ibraz edilmesi gerekeceği,Davalı Koogeratifin ticari defterlerine göre; davacı ...'...
Bu durumda fesihnamelerin muvazaa nedeniyle iptali ile tapu iptal ve tescil isteminin reddine, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ödenen bedelin iadesine dair verilen hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Davacının sözleşmeye göre edimini yerine getirdiği, davalıların devre yanaşmadığı, önceki gerekçeli kararımızda da belirtildiği üzere davacının tapu iptal ve tescil talebinin haklı olup kabulüne, eksik ödemenin davalı ... şirketine ödenmesine, davalılar arasında bağ bulunduğundan fazla alan davalının diğerine iadesi konusunun kendileri arasında çözülmek üzere dava dışı bırakılmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının Kabulü ile, İstanbul, ..., ... Mah. ... Ada, ... Parsel, .... Kat, B/... Nolu Bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile DAVACI ADINA TAM HİSSE İLE TESCİLİNE, 2-Mahkememiz dosyası uyarınca bakiye satış bedeli olarak ... Şubesi nezdinde açılan hesaba yatırılan 210.000,00 TL'nin tamamının davalı ......
maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca menfi tespit istemi yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini, tapu iptal talebinin reddi yönünden vejkalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek Kayseri 1....
maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca menfi tespit istemi yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini, tapu iptal talebinin reddi yönünden vejkalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek Kayseri 1....


