Bu nedenle resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Bilindiği üzere, harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Asıl dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şartın tahsili; karşı dava ise , sözleşmenin feshi, sözleşme hükümleri gereğince önceden ödenen paranın ve cezai şartın tahsili, cezai şartı aşan zararın tazmini ve işlemiş faizin tahsili isteklerine ilişkindir....
Aksi halde iade bedelinin miktarı yönünden, adaletli bir sonuca ulaşılmamış olacaktır.23.09.2014...
bozdurulduğunu, bu hususun ispatlandığını, 9 yıl boyunca davalının davacıya baktığını, davacının kötüniyetli olduğunu, kötüniyetin korunmayacağını, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iptal tescil kararı verilemeyeceğini, davacının bağış iradesi de bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme yönünden de davanın zamanaşımına uğradığını, davacının pasif mal varlığının araştırılmadığını, davanın tümden reddi gerekirken tapu iptal tescil yönünden kabulünün doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 3....
her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona ereceği, birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin bir yıllık süre içinde yerine getirilmesi halinde ise on dört günlük cayma hakkı süresinin, bu yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmiş, ayni hakka konu taşınmazın ön ödemeli satışını düzenleyen 15/3. maddesinde ise, kat mülkiyetine konu taşınmazın tüketici adına tescili veya kat irtifakına konu taşınmazın tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte taşınmazın zilyetliğinin devri ile teslim veya devrin gerçekleşmiş kabul edileceği, taşınmazın kullanıma hazır bir şekilde tüketiciye zilyetliğinin devredilmesi gerektiği, aksi halde, teslimin gerçekleşmemiş sayılacağı düzenlemesi getirilmiştir....
Bu bakımdan iadeye karar verilirken satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gerekir. Aksi halde, iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacaktır. Ne var ki, mahkemece bu iade denkleştirici adalet ilkesine göre yapılacak bir hesaplamaya dayandırılmamış, dava konusu konutun dava tarihi itibariyle rayiç değeri gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınmış bulunmaktadır....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden, taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin geçerli olduğu, tapu kaydının davacı adına olmasının davacıya, inanana karşı el atmanın önlenmesini talep hakkı vermeyeceği, inançlı işleme göre borç verilen paranın vadesinde geri ödenmediği, bu durumda tapu kaydı ile birlikte taşınmazda kullanıma yönelik tasarruf yetkisinin davacıya geçtiği, davalının tapu kaydıyla birlikte mülkiyet hakkını da kaybettiği dönem içinde taşınmazı fiilen kullanması karşılığında davacıya ecrimisil ödemesi gerektiği gerekçesi ile asıl davada el atmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin kabulüne; karşı dava yönünden ise taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin geçerli olduğu, karşı davada davacının davalıya olan borcunu depo ettiği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir....
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında haciz işlemlerine devam edildiğini, davacının 9.5.2022 tarihinde 1.101.385,38-TL ödeme yaparak borcunu kapattığını, dava dilekçesindeki taleplere göre davaların yığılmasının söz konusu olup, tapu iptal ve tescil talebi yönünden HMK'nun 12.maddesi hükmü gereği mahkemenin yetkisiz olup, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, tapu iptal tescil talebi ile %20 tazminat talebi yönünden eksik peşin harç yatırıldığını, davacının hem tapu iptal tescil talep edip hem de aynı taşınmazın cebri icra yoluyla satımı sonucunda müvekkili şirketçe davacıdan olan alacağına mahsuben ödediği 399.000-TL’nin istirdadını talep etmesinin tahsilde tekerrür elde etmeye yönelik olup, davacının tapu iptal ve tescil talebinin davalının taşınmazı satın almak için yaptığı ödemeyi de kapsaması nedeniyle davacının 399.000-TL’lik ödemenin istirdadını ayrı bir kalem olarak talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, İİK'nun 72/7. maddesi uyarınca istirdat davasının...
O halde yapılacak iş, davalının ödediğini iddia ettiği ve seri numarasını bildirdiği çek yaprakları ilgili bankadan getirtilip, bu çeklerle 25.10.2009 tarihli sözleşmede yer alan çeklerin aynı çek olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, aynı çek olduğunun anlaşılması halinde davalının ödeme savunması üzerinde durularak ödemeyi kimin yaptığının belirlenmesi, yapılacak olan bu belirleme ve sözleşmede kararlaştırılıp nakit paraya ilişkin hususta nazara alınarak alacak-verecek miktarının saptanması, saptanan bu bedeli depo etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, bedel depo edildiği takdirde tapu iptal ve tescil isteğinin kabul edilmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davacı ve fer’i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; Taşınmaz satış vaadine dayalı Tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir 6100 sayılı HMK 12.maddesi "Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki; Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir..." şeklindedir. Anılan maddede görüleceği üzere, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi bulunmaktadır....


