Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2)Yargılama sırasında dava konusu 476 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu adada imar uygulaması yapılmış, 476 ada 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur. Davalının yeni oluşan 476 ada 2 parsel sayılı taşınmazda 13/100, 476 ada 4 parsel sayılı taşınmazda ise 25489/84822 pay oranı bulunmaktadır. Davacı, imar uygulaması sonucu oluşan 476 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlarda paydaştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi _ K A R A R _ Davacı, yapılacak imar uygulamasına esas olmak üzere taşınmazın bir kısmını davalı Belediyeye bağışladığını ve taşınmazda ifrazen taksim yapıldığını, ancak bağış k oşulunun yerine getirilmediğini ileri sürerek, tapu kaydının eski hale getirilmesi talebinde bulunduğuna göre; dava, koşullu bağıştan rücu nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine isteğine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazda imar uygulaması yapılmadığı gibi olayda imar mevzuatını ilgilendiren bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. O halde Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen Geçici 14. madde gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Kararına göre ve davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır....
Ç..in, eşi Fatma ve çocukları Mustafa, Mehmet ve Ali'yi mirasçı olarak bıraktığı, davalı Şirketin ise 21.12.1990 tarihinde A..Ç.. ve B..Ç.. tarafından kurulduğu, bu arada taşınmazların 15.12.1998 tarihinde ikinci kez imar uygulaması görerek .. ada 1 ve .... ada 1 parsellere gittiği, davacı Suna'nın ve davalı Muratpaşa Belediyesinin bu imar parsellerinden ..ada 1 parselde paydaş oldukları, daha sonra taşınmazların 16.09.2009 tarihinde üçüncü kez imar uygulaması görerek davacıların mirasbırakanı ve davalı Belediyenin ... ada, 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş kılındıkları, bu imar uygulamasının İdari Yargıca iptal edilmesi üzerine 31.03.2010 tarihinde dördüncü kez imar uygulamasına tâbi tutularak ... ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların 21/6508 oranında, davalı Belediyenin 263/6508 oranında paydaş hale geldikleri, davalı Şirketin dava konusu taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davacılar tarafından davalı Belediye aleyhine açılan kamulaştırmasız...
Somut olaya gelince; dava konusu 4981 ada 3 parsel sayılı taşınmaz eski 1053 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki imar uygulaması sonucunda oluşmuştur. Davalı, imar uygulaması sonrası dava konusu 4981 ada 3 parsel sayılı taşınmazda dava konusu payı satın almıştır. Dairemiz bozma kararı sonrası fen bilirkişisi refakatiyle yapılan keşif sonrası alınan 10.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalının satıcısının kullanımında olan evin dava konusu 4981 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dışında, imar uygulaması öncesi eski 1053 ada 9 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. İmar parselleri oluştuktan sonra anılan imar parselinde 11.01.2013 tarihinde pay satımı gerçekleştiğine göre, imar uygulaması öncesi kadastral parsellerdeki fiili kullanım durumunun sonuca etkili olmadığı ve eylemli paylaşmanın varlığının dava konusu imar parseli bazında değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır....
Davalı, paylı mülkiyet üzere kayıtlı olan dava konusu taşınmazda her paydaşın kullanımına bırakılan bölümü nizasız ve fasılasız kullandığını, davacıya ait bölümün arka kısmında kadastral yol bulunup o yoldan yararlanabileceğini, kendisine ait bölümden yol istemesinin zararına neden olacağını, kaldıki imar uygulamasında davalının evinin imar yoluna isabet ettiğini belirterek davanın redini savunmuştur. Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairece; ''......
- " " " " 14-… - " " " " 15-… - " " " " 16-… - " " Zabıta Müdürü. 17-… - " " İmar İşleri Müdürü....
Belediyesinin bu imar parsellerinden 12731 ada 1 parselde paydaş oldukları, daha sonra taşınmazların 16.09.2009 tarihinde üçüncü kez imar uygulaması görerek davacıların mirasbırakanı ve davalı Belediyenin 13197 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş kılındıkları, bu imar uygulamasının İdari Yargıca iptal edilmesi üzerine 31.03.2010 tarihinde dördüncü kez imar uygulamasına tâbi tutularak 27881 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların murisinin 21/6508 oranında, davalı Belediyenin 263/6508 oranında paydaş hale geldikleri, davalı Şirketin dava konusu taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davacılar tarafından davalı belediye aleyhine açılan kamulaştırmasız elatmadan kaynaklı tazminat istemi ile 25/09/2009 tarihinde açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 632 ada 34 parsel sayılı taşınmazda davalı ... Belediyesince imar uygulama işlemi yapılarak oluşturulan 27079 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalılar ile paydaş kılındığını, sicilin oluşumuna dayanak imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürüp 27079 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise, yargılamaya katılmadıkları gibi bir savunmada getirmemişlerdir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın tesciline dayanak imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar ... ve... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı....
yi mirasçı olarak bıraktığı, davalı Şirketin ise 21.12.1990 tarihinde ... ... ve ... tarafından kurulduğu, bu arada taşınmazların 15.12.1998 tarihinde ikinci kez imar uygulaması görerek 12731 ada 1 ve 12732 ada 1 parsellere gittiği, davacı ... mirasçıları ve davalı ... Belediyesinin bu imar parsellerinden 12731 ada 1 parselde paydaş oldukları, daha sonra taşınmazların 16.09.2009 tarihinde üçüncü kez imar uygulaması görerek davacıların mirasbırakanı ve davalı Belediyenin 13197 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş kılındıkları, bu imar uygulamasının İdari Yargıca iptal edilmesi üzerine 31.03.2010 tarihinde dördüncü kez imar uygulamasına tâbi tutularak 27881 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların murisinin 21/6508 oranında, davalı Belediyenin 263/6508 oranında paydaş hale geldikleri, davalı Şirketin dava konusu taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı görülmektedir....
Bu durumda; davacıya ait hisse miktarının eksilmesinin davalı Belediyece yapılan imar uygulaması işleminden kaynaklanmadığı gibi davalı Belediyenin taşınmaza kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilecek şekilde, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesinde belirtilen yasal imar düzenleme ortaklık payı kesintisini aşar miktarda bir kesinti yapmadığı anlaşıldığından, 16.05.1956 gün 1/6 ve 11.02.1959 gün 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları uyarınca taşınmazın aynına ilişkin olan bu davada Adliye Mahkemelerinin görevli olduğu dikkate alınarak ... hakkında açılan davanın esastan reddi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Davacının hissedar olduğu taşınmazda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar düzenleme işleminde, davacıya ait yapı ve ağaçların ... adına kayıtlı taşınmazda kaldığı anlaşılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18/9. maddesinde "Düzenleme sırasında plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir...


