- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan senet karşılığı 8.000 TL borç para aldığını, ancak davalının senette tahrifat yaparak senet bedelini 108,000 TL haline getirdiğini, senede dayalı girişilen takipte usulsüz tebligat ile takibin kesinleştirildiğini, icra takibinde müvekkilinin taşınmazının satılarak, 60.961,00 TL tahsilat yapıldığını, bu miktardan müvekkilinin gerçek borcu 8.000 TL düşüldüğünde 52.973 TL haksız tahsilat yapıldığını iddia ederek 52,973 TL'nin ödeme tarihi olan 23.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, bakiye borç yönünden icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin senet miktarınca davacıdan alacaklı olduğunu, senet metninin anlaşmaya aykırı düzenlendiği iddiasının yazılı belge ile ispatlanabileceğini, ağır ceza mahkemesinde alınan raporun yetersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....
Belirtilen tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebi, tevziat saatlerinde dönüp dönmeyeceği belirtilmediği gibi, apartman görevlisinin isim ve imzası alınmadan, imzadan imtina ettiği şerhi yazılmadan ve 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak muhtara tebliğ edilerek tebligat yapıldığından, yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatların usulsüz olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece şikayetin kabulü ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" (KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ) Sahte para tedavüle sürmek suçundan sanık ...’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesinin atfıyla 316/4, 318 ve 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 90,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2005 tarihli ve 2005/315 esas, 2005/414 karar sayılı kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28/04/2008 tarihli ve 2006/10872 esas, 2008/4545 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanması sonucu 28/04/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün mahkumiyetine esas hapis cezasının zamanaşımına uğradığından bahisle zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılmasına ilişkin talebinin, hükümlü hakkında yakalama emri tanzim edildiği, bu halde zamanaşımının kesintiye uğradığı gerekçesiyle reddine ilişkin Edirne 2....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, sonrasında 04/01/2016 tarihinde söz konusu cezalı vergiden haberdar olunduğunun anlaşıldığı olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu dikkate alındığında, öğrenildiği beyan edilen 04/01/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü gereken cezalı verginin, 31/12/2015 tarihine kadar tarh edilerek tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır....
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi ile hacizlerin kaldırılmasına dair borçlunun şikayeti incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Öyleyse, bu haliyle de tebligatlar Tebligat Kanunu'nun 21/2. ve Yönetmeliğin 31/1-c maddeleri uyarınca usulüne uygun değildir. Bu nedenle, sözü edilen 103 davetiyesi, muhtıra ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Diğer taraftan, Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup; bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Nitekim, borçlu şikayet dilekçesinde 16.02.2015 tarihinde haczi öğrendiğini ileri sürmüş olup; icra dosyasında da borçlunun haczi daha önce öğrendiğine dair bir belge ve bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, borçlu ...'ın usulsüz tebligatlardan haberdar olduğunu beyan ettiği 16.02.2015 tarihinin anılan tebligatların tebliğ tarihi sayılacağı ve bu tarihe göre adı geçen şikayetçinin icra mahkemesine 20.02.2015 tarihinde yaptığı başvurunun İİK.'...
alındığını, ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takip dosyasından kendilerine gönderilen ödeme emri tebligatlarının usulsüz olduğunu,----- sayılı dosyası ile usulsüz tebligat şikayeti yapıldığını, borçlular tarafından yapılan usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilince, mezkur icra takibine davalı tarafından yapılan itirazların iptali istemi ile huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğmuş olduğunu, davalı tarafından takibe yapılan itiraz hususunda; müvekkil----- borçlular arasında imzalanan sözleşmeler gereğince banka defter ve kayıtlarının geçerli olduğunu ,bağlayıcı ve kesin delil olacağı ayrıca ve açıkça davalı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini , bu kayıtlar doğrultusunda yapılan hesaplar ve keşide edilen ihtarname gereği takibe geçildiğini , mahkemece gerekli görüldüğünde, banka defter ve kayıtlarında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu ortaya çıkacağını, borçluların zamanaşımı...
nin ödenmemiş vergi borçlarından dolayı banka hesaplarına haciz konulduğu, şirket adına tarh edilen vergilerin zamanaşımına uğradığı, tebligatların usulsüz olduğundan bahsedildiği, sonuç ve istem kısmında ise; şirket adına takdir komisyonu marifetiyle yapılan tarhiyatların ve buna bağlı cezaların zamanaşımına uğraması nedeniyle, şahsına yönelik yapılan takibatların ve e-haciz işlemlerinin kaldırılmasının istenildiği, ayrıca dilekçeye haciz bildirilerine ilişkin ekran çıktısının eklendiği görüldüğünden ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3 ve 5. maddeleri uyarınca dava dilekçesinin reddi üzerine yenileme dilekçesinde, davanın konusu kısmında davacı tarafından, eski ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu … Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'...
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu taşınmazların uzun zaman önce yapılan kıymet takdiri üzerinden satışa çıkarıldığı ve satışın gerçek rayiç değerin altında gerçekleştiği, kendisine tebligat çıkarılmadığı, çıkarıldı ise usulsüz tebliğ edildiği, ihalenin belirtilen saatte gerçekleştirilmediğini, açık arttırma tutanağının usulsüz olduğunu, şartname ve satış ilanının usulsüz olduğu, icra dosyasının zamanaşımına uğradığı iddialarını ileri sürerek ihalelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II....


