WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Anılan kararın, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/01/2019 tarih ve E:2018/3860, K:2019/396 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının iptal ve kabule ilişkin kısmının onanmasına, ikinci kez davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle kararın vekâlet ücretine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İdare Mahkemesince, söz konusu bozma kararına uyulmak suretiyle, Danıştay Beşinci Dairesince onanarak kesinleşen dava konusu işlemin iptaline ve tazminat isteminin kabulüne ilişkin kararda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği halde, bozulan kısım yönünden bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, ikinci kez davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle ikinci kez davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 28.02.2012 gün ve 2011/3349 Esas, 2012/1469 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluklarını yerine getirmemeleri nedeniyle kooperatifi zarara uğrattıklarını, genel kurul kararı gereğince haklarında dava açılmasına karar verildiğini, SGK tarafından idari para cezası, prim gecikme zammı ve işsizlik primi gecikme zammı adı altında kesilen cezalar nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, ödenen ve ıslahla arttırılan toplam 68.659,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir....

yıl esas alınarak yükümlünün ilişiğinin kesildiği tarihe kadar olan süre için kanuni faizi de hesaplanarak tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken ilişik kesme tarihinden itibaren yasal faiz hesabı yapan ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alınması" ibaresinin yazılması suretiyle bozma kararının düzeltilmesine, karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 10.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

(eski BK 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına; 1086 sayılı HUMK döneminde kısmi dava olarak açılan davanın devamı sırasında, birinci ıslah yapıldıktan sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesiyle getirilen belirsiz alacak davasına dönüşmeyen davada, ikinci kez bedel artırımının ikinci ıslah olarak değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı ... vekili ile diğer davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının; davacı vekilinin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.09.2014 gününde verilen dilekçe ile ayıplı teslim nedeniyle tazminat, ikinci kademede yüklenici ve arsa sahipliği sıfatı birleşen davalıdan satın almaya dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, tazminat davasının kabulüne dair verilen 03.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle duruşma isteminin değerden reddi ile süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenici ve arsa sahibi sıfatları birleşen davalıdan satın almaya dayanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Hukuki niteliği itibariyle Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Davacı tarafından ----- edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, yine -------- davacıya, vekilinin istifa ettiğine dair istifa dilekçesi ve duruşma davetiyesinin tebliği edilmesine rağmen davacının duruşmaya katılmadığından ikinci kez takipsiz bıraktığı anlaşılmıştır. HMK'nın 320/4. maddesi gereği basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır. Davacı taraf eldeki davayı iki kez takipsiz bırakmış olup, dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan, ikinci kez takipsiz bırakılan dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Hukuk Dairesinin 05/02/2019 gün ve 2016/2455 Esas-2019/1005 Karar sayılı ilamı ile hükmün davacı ve davalı yararına bozulduğu, bozma sonrası alınan rapor uyarınca ikinci kez ıslah dilekçesi verilerek talebin 202.507,30 TL’ye çıkarıldığı ve mahkemece, ikinci ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. HMK’nın 176/2. maddesine göre, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. İkinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Somut olay incelendiğinde davacının 22/10/2020 tarihli dilekçesi, ıslah niteliğinde olup davacı talebini ıslah etmiştir. Bu durumda ıslah işlemi Kanun gereği ikinci kez yapılamayacağından, bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkanı da bulunmamaktadır Bu itibarla; davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir....

Mahallesi 2192 parsel sayılı ana taşınmazda murise ait 1283/56200 hisse bulunmakta iken davalı belediyece yapılan imar uygulaması nedeniyle murise ait hisseden yol payı kesintisi yapılarak ...ilçesi, ... 3231 ada 71 parsel sayılı 560,62 m² alanlı taşınmazdan hisse tahsis ve tescil edildiğini, tahsis ve tescil edilen taşınmazı da kapsayan alanda davalı belediyece ikinci kez imar uygulaması yapılarak müvekkillerine intikal eden taşınmazdan ikinci kez yol payı kesildiğini, mükerrer olarak düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, bunun da kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu ileri sürülerek belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep ve dava etmiştir. II....

AYRIŞIK OY: Çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışmış olanların hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle güvenliklerinin sağlanmasını amaçlayan 2829 sayılı Yasa ve bu Yasanın yollamada bulunduğu 5434 sayılı Yasanın, 1425 sayılı Yasayla eklenen ve 2013 sayılı Yasayla değiştirilen ek 6.maddesi, emekliye ayrıldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girerek ikinci kez emekli olanlara, ilk emekliliklerinden önceki hizmetleri üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesine olanak tanımamaktadır. Dolayısıyla ikinci kez emekli statüsüne geçen davacıya da, ilk emekliliğinden önceki hizmetleri nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmesine olanak bulunmamaktadır. Açıkladığımız nedenlerle davalı idarenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulü suretiyle temyizen incelenen kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yoldaki karara karşıyız....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 6831 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın kestiği emvalin bir kısmının fidan niteliğinde olup, kesimin motorlu testere ile yapıldığının belirtildiği olayda, 6831 sayılı Kanunun 91/4. maddesinin ikinci cümlesinde fidan niteliğinde olan emvalin motorlu testere ile kesilmesi halinde tek bir artırım yapılacağına dair açık düzenlemeye karşın, hem emvalin fidan niteliğinde olması, hem de kesimin motorlu testere ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle iki kez artırım yapılmasına karar verilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2- Temel ceza belirlenirken önce emvalin yakacak nevinden olması nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 91/1-2. cümle uyarınca indirim...

UYAP Entegrasyonu