Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ve alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E., 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E., 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E., 2010/668 K. sayılı kararı)....
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2014 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Kanun'un 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin......
dayanılarak kesilen cezaların aynen tasdiki gerektiği, davacı tarafından ise, faturaların kaçıncı örnek olduğunun yazılmamasının matbaanın hatasından kaynaklandığı, bu eksiklikten kendilerinin sorumlu tutulamayacağı, şekil eksikliği kabul edilse dahi bir tespit için ancak bir kez usulsüzlük cezası kesilebileceği ileri sürülerek bozulması istemleridir....
dayanılarak kesilen cezaların aynen tasdiki gerektiği, davacı tarafından ise, faturaların kaçıncı örnek olduğunun yazılmamasının matbaanın hatasından kaynaklandığı, bu eksiklikten kendilerinin sorumlu tutulamayacağı, şekil eksikliği kabul edilse dahi bir tespit için ancak bir kez usulsüzlük cezası kesilebileceği ileri sürülerek bozulması istemleridir....
Mahkemece davalının davacı ile ikinci kez evlenmesi ve ilk ilamda lehine hükmedilen alacakları istemeksizin ikinci kez anlaşmalı boşanması zımnen davalının davacıyı ibra ettiği şeklinde kabul edilmiş, davacı hakkındaki icra dosyasındaki takiplerin ayrı ayrı iptaline ve davaya konu takiplerdeki miktarlar kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı tarafından takibe konu edilen alacaklar, tarafların ilk evliliği ile ilgili hüküm altına alınan alacaklarla ilgili olup incelenen ... Aile Mahkemesinin 2008/736 esas 2009/94 karar sayılı dosyasında davalının bu alacak haklarından feragat etmediği, davalının ikinci kez evliliği ile ilgili maddi ve manevi tazminat talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalının davacı ile ikinci kez evlenmesi ve anlaşmalı olarak boşanması hükmedilen alacaklarla ilgili davacıyı ibra ettiğini göstermez. Davacı tarafından gösterilen icranın geri bırakılmasını gerektiren bir sebep de bulunmamaktadır (İİK md 33)....
Esas sayılı dosyasıyla örnek 7 ilamsız icra takibi başlatılmıştır.İlgili icra dosyasına yasal süresi içerisinde tarafımızca itiraz edilip takibin durduğunu, arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlandığını müvekkil aleyhine huzurdaki dava açıldığını müvekkil aleyhine davayı kabul etmediğini, davacı şirket müvekkile çeşitli dönemlerde cam satmıştır.Davaya konu camlar müvekkil tarafından Carrefour Üst Geçidine takılmıştır.İlk etapta herhangi bir sorun olmadığından davacı tarafından kesilen fatura müvekkil tarafından ticari kayıtlarına işlendiğini, ancak bir süre sonra havaların bozulmasıyla camlar içten aşırı derecede buğulanmaya başlamıştır.Ayrıca davacı Şişecam Bölge Bayisi olduğunu müvekkil Yalova’ya istediği siparişlerde de sorun çıktığını müvekkil 2.kez davacıdan sipariş istediğinde ilk parti ile ikinci parti malın farklı olduğunu tespit ettiğini ilk camlar şişecam olmayıp başka bir ithal ürün olduğunu ancak bu farklılık ikinci parti malın gelmesiyle mukayese etmek suretiyle anlaşılmıştır.Davacı...
Davalı, müvekkil şirketin mevzuata uygun üretim yaptığını, yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından denetlendiklerini, müvekkil şirketçe üretilen suların piyasada muhtelif satıcılar veya son tüketici tarafından kötü muhafaza edilmesinden üretici firmanın sorumlu olmadığını bu nedenle kusur atfedilemeyeceği, savunmalarına ters düşmemek kaydıyla davacının manevi tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, maddi tazminat talebinin ise fahiş olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının açtığı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.. Davacı, 14/12/2010 tarihli celsede davayı takipsiz bırakmış; bilahare yenilenen davada 13/03/2013 tarihli 7. Celsede davayı yeniden takip etmemiştir. Mahkemece aynı celsede davanın ikinci kez takip edilmemesi nedeniyle HMK 150/6 hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir....
gün saat 02.19'da bu kez Atatürk Bulvarı üzerinde yine aynı aracı kullanırken yakalandığı, yapılan kontrolde bu kez 0.73 promil alkollü çıkması nedeniyle; geriye dönük olarak 5 yıl içinde daha önce bir kez alkollü araç sürerken yakalanan ve ikinci kez alkollü araç sürerken yakalandığı anlaşılan sürücü hakkında, yine 2918 sayılı Kanun'un 48/5 maddesi uyarınca, bu kez (ikinci kez alkollü araç sürerken yakalandığı için) ağırlaştırılmış şekilde 1.539 TL idari para cezası uygulandığı, kabahatlinin sürücü belgesi geçici olarak geri alınmasına rağmen araç kullandığı gerekçesiyle ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 36/3-B maddesi uyarınca 2.473 TL idari para cezası uygulandığı, aracın sürücünün tanıdığı ... isimli şahsa teslim edildiği olay nedeniyle; Kabahatlinin, hakkında uygulanan ikinci alkollü araç kullanmak eyleminden verilen 1.539 TL ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına rağmen araç kullanmak eylemi nedeniyle verilen 2.473 TL tutarındaki iki ayrı idari yaptırım kararlarına karşı, ilk...
Davacı, kaburgasındaki kırık nedeniyle 14/08/2004 tarihinde, davalı şirketçe temin edilen malzemenin kullanılmasıyla ameliyat olduğunu, bu ameliyatta takılan platinlerin çıkarılması amacıyla 13/12/2006 tarihinde ikinci kez ameliyata alındığını, ilk ameliyatta takılan platinlere uygun olmayan anahtar malzemenin davalı şirketçe gönderilmesi nedeniyle platinlerin tamamının çıkarılamadığını ve yanlış ameliyat malzemesi gönderilmesi nedeniyle ameliyatın başarısız olduğunu belirterek duyduğu acı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alarak davalı şirkete atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacının iddiası, 13/12/2006 tarihinde yapılan ikinci ameliyat sırasında davalı şirketin, platinlerin sökülmesi için uygun anahtarı göndermemesi nedeniyle ikinci ameliyatın başarısız olması ve sırtındaki platinlerin çıkarılamaması nedeniyle zarara uğradığına ilişkindir. Yerel mahkeme hükmüne esas alınan Adli Tıp 3....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm :1002,62 TL maddi, 2000 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacının tazminat talebinin kısmen kabulune ilişkin hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak; Hükmolunan tazminat toplamı üzerinden tek avukatlık ücreti verilmesi yerine hükmün esasının oluşturan kısa kararda gerekçeli karar ile çelişki oluşturacak şekilde davacıya iki kez vekalet ücreti tayini....


