Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp ,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Dava konusu haciz 05.01.2008 tarihinde İİK’nun 99.maddesine göre yapılmış ve haciz sırasında alacaklı hazır bulunmadığından davacı 3.kişinin istihkak iddiasını içeren örnek 60 nolu varaka davalı alacaklıya 28.01.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı 3.kişi İİK’nun 96.maddesinde belirtilen prosedür tamamlanmadan 08.01.2009 tarihinde istihkak davasını açmıştır.Davalı alacaklı ilk oturumda davacı 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmediklerini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına “karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir....
Mahkemece, 3.kişi tarafından ibraz edilen muhtelif tarihli mal alış faturalarına göre 3.kişinin haciz adresinde faaliyette bulunduğu, Vergi Dairesi'nin yazılarına göre de haciz tarihinde haciz yapılan işyerinin 3. kişi tarafından işletildiği, haciz sırasında borçluya ait evrak bulunmasının bu işyerinin borçlu tarafından işletildiğine delil teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Ankara 26.İcra Müdürlüğünün 2009/13991 sayılı dosyasından, 11.03.2011 tarihinde borçlunun fabrikadaki makineleri taşıdıği tesbit edilen adreste yapılan haciz sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve davanın kabulüne karar verilmesini ilistemiştir. Davalı 3.kişi vekili, haciz adresini borçlu ile bir ilgisinin olmadığı, hacizli malların 3.kişi şirket adına faturasının bulunduğu, borçlu ve 3.kişi şirketlerin farklı tüzel kişilikleri olduğu, hacze konu forklift üzerinde ......
Mahkemece; davalı 3. kişinin istihkak iddiasını adi kira sözleşmesinden doğan kişisel hakka dayandırdığı ve dolayısıyla istihkak iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı 3. kişi vekili temyiz etmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Davalı 3. kişi haciz esnasında alınan beyanında ve cevap dilekçesinde mahcuz malları dava dışı ...'dan yazılı sözleşme ile kiraladığını beyan ederek kiracılık sıfatına dayalı olarak istihkak iddiasında bulunmuştur. İİK'nun 96/1. maddesi uyarınca istihkak iddiasının mülkiyet, rehin vb. haklardan birisine dayanılarak ileri sürülmesi gerekir....
Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir....
Somut olayda, dava konusu 4.4.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan ...’ün üçüncü kişinin çalışanı olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. SONUÇ: Hal böyle olunca, 3. şahıs tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK.'nun 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK.'...
Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı 3.kişi tarafından 22.10.2013 tarihli dilekçe ile istihkak iddiasında bulunulmuş ise de; eldeki dava 10.10.2013 tarihinde açılmış olduğundan davanın açıldığı tarih itibari ile 3.şahıs tarafından süresinde usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır....
Esas sayılı dosyasında verilen 06.06.2017 tarihli icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına, İİK 99. Maddeye göre işlem yapılmasına, Birleşen dosya yönünden; İİK. 97. Maddesine uyarınca prosedürün işletilmesi talebinin reddine, İİK'nin 99. maddesi uyarınca, işlem yapılması için dosyanın İcra Müdürlüğüne gönderilmesine, icra müdürlüğü tarafından 3. Kişi aleyhine icra müdürlüğünce istihkak davası açması için alacaklı vekiline 7 gün süre verilmesine, karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında; mahcuz malları davalıya fatura ile sattığını, davacının telefonda kendidsine haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle 2 aydır iş yapamadığını söylediğini ayrıca işyerine gittiğinde makine temel unsur olduğundan iş yapamadığını gördüğünü beyan etmiştir....
Mahkemece, davacı alacaklının üçüncü kişinin istihkak iddiası ile ilgili istihkak davası açabilmesinin ön koşulunun, icra mahkemesinin takibin talikine karar vermesi olduğu, takibin talikine ilişkin kararın, iş bu davada özel dava şartı olduğu, HMK.nin 114/2. maddesinin yollaması sonucu iş bu davada İİK.nin 97/1. maddesindeki özel dava şartının bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. İİK'nin 99. maddaesinde "Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir....


