Prosedür işletilmişse, icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açılabilir. Haczin İİK'nun 99. maddesine göre yapılması halinde ise; icra müdürlüğünce alacaklıya üçüncü kişiye karşı dava açması için yedi günlük süre verilir. Dava açma süresi, verilen bu kararın alacaklıya tefhim veya tebliği ile başlar....
Dava alacaklının İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddine ilişkindir. 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2009/10561 2010/4476 2. Davacı alacaklı vekilinin temyizine gelince, takip hukukuna dayalı istihkak davaları,karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi avukatlık ücretine tabidir. Mahkemece, davacı alacaklının davası kabul edildiğine göre davalı alacaklı yararına, takip konusu alacak ile hacizli mal değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda dava konusu 04.02.2009 tarihinde yapılan hacizli altının değeri belirlenmemiş olduğundan dava değerinin tesbiti mümkün değildir....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haciz konusu mahallin ve haczedilen ineklerin mülkiyetinin davacıya ait olduğu haciz yapılan yerle borçlunun ilgisinin bulunmadığı İİK 99. maddeye göre mülkiyet karinesinin davacı lehine olduğu aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin isihkak davasına ilişkindir. Somut olayda davalı borçlu ..., davacı şirketteki %34 hissesini borçtan ve takipten sonra 31.10.2007 tarihinde davacı şirketin diğer ortağı ...'...
Mahkemece, bozmaya uyularak asıl dosyada bilirkişi raporuna göre mahcuzlardan 9 tanesine ait fatura bulunmadığı, diğer mahcuzlar yönünden ibraz edilen fatura ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu, bu açıdan istihkak iddiasının fatura, ticari defter ve banka dekontları ile sabit hale geldiği gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine; birleşen dosyada ise, 17.12.2012 tarihli haciz işlemi sırasında davacı üçüncü kişi vekilinin hazır olduğu ve istihkak iddiasında bulunduğu ancak haciz tarihinden itibaren 7 gün geçtikten sonra dava açıldığından süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş, karar her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine;birleşen dosya ise üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Denizli 9.İcra Müdürlüğünün 2011/2800 sayılı takip dosyasından, 14.04.2011 tarihinde borçlu adresinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişiler lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK”nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....
Davalı alacaklı vekilinin istihkak davasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu haczin, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, ticaret sicil kayıtlarına göre her iki şirketin haciz adresinde birlikte faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. Buna göre, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, mülkiyet karinesinin aksinin davalı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davanın İİK mad. 99 gereğince alacaklı tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Davalı 3. kişi tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilip delil bildirilmediğinden davalı 3. kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığını kabulü gerekir....
Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99.maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Kartal 2.İcra Müdürlüğünün 2004/5187 Esas, sayılı dosyasından, 14.01.2005 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek,, İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile açılan davanın kabulünü istemiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, davanın süresinde açılmadığını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır....
Asıl dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi; birleşen dava ise, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir. 1-Asıl dosyada davacı, birleşen dosyada davalı alacaklı vekilinin istihkak iddiasının reddi davasına yönelik temyiz incelemesinde; Dava konusu haczin "..." adresinde yapıldığı, bu adresin aynı zamanda takip adresi ve dayanak ilamda yazılı adres olduğu, ayrıca haciz sırasında borçlu şirkete ait birçok belge bulunduğu, bundan ayrı dosya içerisinde bulunan ../... ticaret sicil bilgilerine göre; borçlu şirket ile davacı 3. kişi şirket ortakları ile faaliyet konularının aynı olduğu, her iki şirketin borcun doğum tarihini de kapsayacak şekilde 10.2.2004 tarihinden ... tarihine kadar aynı yerde faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır....
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Dava konusu haciz 05.01.2008 tarihinde İİK’nun 99.maddesine göre yapılmış ve haciz sırasında alacaklı hazır bulunmadığından davacı 3.kişinin istihkak iddiasını içeren örnek 60 nolu varaka davalı alacaklıya 28.01.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davacı 3.kişi İİK’nun 96.maddesinde belirtilen prosedür tamamlanmadan 08.01.2009 tarihinde istihkak davasını açmıştır. Davalı alacaklı ilk oturumda davacı 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmediklerini belirtmiştir....


