WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Dava, İİK 89/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamında Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/111 Esas 2023/265 Karar sayılı dosyasında şikayet nedeniyle takip dosyasındaki haciz ihbarnamesinin iptal edildiği, davanın konusuz kaldığı , uyuşmazlığın vekalet ücreti ve yargılama giderleri noktasında toplandığı görülmektedir. HMK'nun 331. maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder....

İcra Mahkemesinin 11.07.2011 gün, 2011/439 Esas ve 2011/884 Karar sayılı dosyasındaki şikayet davasında, takibe esas İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2009/16543 Esas sayılı dosyasında borçlu ...'e yapılan tebligatın, diğer dosya borçlusu ... 'ya ait olduğunun anlaşılması nedeniyle iptal edilerek, tebligatın 08.04.2011 tarihinde yapılmış sayılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış olup, tebligat parçası içeriğinden, davalı ...'in tebligat yapılan adreste ikamet etmediğinin anlaşılmasına göre, dava dilekçesi tebliğine ilişkin işlemin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. O halde; davalı ... vekilince bildirilen en son adresi itibariyle dava dilekçesinin usulen tebliği ile taraf teşkili sağlanarak savunmanın alınması ve ibrazı halinde delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde T.C. Anayasasının 36. ve 1086 sayılı HUMK.'nın 73. maddeleri hilafına, adı geçen davalının savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiştir....

Yani üçüncü kişi, kendisinden birinci haciz ihbarnamesi ile istenen alacak miktarını takip borçlusuna borçlu olduğunu kabul etmiş sayılır (İİK m. 89/3, c. 1). Yedi gün içinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemiş olan üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olduğunu kabul etmiş sayılmasına ilişkin bu karine, kesin bir karine değildir. Zira üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesini aldıktan sonra da itirazda bulunabilir (İİK m. 89/3, c. 2). 19. Alacaklının talebi üzerine icra müdürü birinci haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz etmemiş olan üçüncü kişiye, ikinci haciz ihbarnamesi gönderir (İİK m. 89/3, c. 2)....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Asıl dava dosyası yönünden; icra emri tebligatını alan şahsın şirketlerin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan iş yeri çalışanına tebligat yapıldığı, buna göre Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında icra emri tebligatlarının usulsüz olduğu anlaşılmakla davacıların usulsüz tebliğe ilişkin şikayetlerinin kabulü ile, Ankara 9....

Dava, İİK 89/3 maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir....

Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçelerinin gereğince incelenmediği, icra müdürlüğünce resen gözetilmesi gereken hukuka aykırılıklar değerlendirilmeden satış kararı verildiği hususunun dikkate alınmadığı, takibe konu ipoteğin usulsüz olduğu, buna dayalı olarak satış yapılamayacağı iddiaları ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 134 maddesi ve sair mevzuat 3....

Maddesi gereği aleyhimize vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tüm dosya kapsamından; davacıya davalı tarafından İİK'nın 89. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, başlangıçta davalı alacaklı ----- tarafından dava dışı -------aleyhine takip başlatıldığı, takibin usulsüz kesinleştirildiği, takip usulsüz kesinleştirildikten sonra davalı alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda üçüncü şahıslara haciz ihbarnameleri çıkarıldığı, haciz ihbarnameleri çıkarılan şirketlerden birinin de davacı şirket olduğu, dava dışı borçlu ------- icra hukuk mahkemesine yapılan şikayet sonucu ödeme emrinin tebliğ tarihinin 01/09/2022 tarihi olarak belirlendiği, dolayısıyla davacıya çıkarılan haciz ihbarnameleri takip kesinleşmeden çıkarıldığından geçersiz olduğu, dava talep sonucunun davalı tarafça kabul edildiği, HMK'nın 308....

Öte yandan dava İİK 72.madde anlamında bir borçlu olmadığının tespiti davası değildir. İİK 89.maade kapsamında takip borçlularının davacıda alacağının olup olmadığı hususunu ilgilendiren bir davadır. Bu durumda takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir. Böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğu ileri sürüleyeceği ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesinin beklenemeyeceği aşikardır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel haciz yoluyla ilamsız takipte davalı borçlu tarafından usulsüz tebligat iddiası ile açılan davada İstanbul 6. İCHM tarafından ödeme emri tebligatının yok hükmünde olduğunun belirlendiği ve bu kararın kesinleştiği, davalı borçlu hakkında kesinleşmiş bir takip yok iken İİK 89/1 maddesi uyarınca takip dosyasına giren paranın davacı alacaklıya ödenmesi üzerine geri istenmesine ilişkin muhtıranın usule uygun olduğu, ödeme tarihinde borçluya yapılmış usulüne uygun ödeme emri tebligatı bulunmadığından takibin de kesinleşmediği belirlendiğinden muhtıra gönderilmesinde usul ve yasaya aykırı durum bulunmadığı gerekçesi ile davacının şikayetinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın, İİK'nın 89. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davacının, İİK'nın 89. maddesi uyarınca menfi tespit davası açabilmek için icra mahkemesine başvurarak haciz ihbarnamesinin şikayet yoluyla iptalini isteme gibi bir zorunluluğu bulunmadığı, Medeni Kanunun 6. maddesi ve HMK'nın 190. maddesi gereğince iddia sahibi iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, genel kural ve İİK'nın 89. maddesi hükmü böyle olmakla birlikte somut olayın özelliğine göre ispat yükünün yer değiştirebileceğinin açık olduğu, somut olayda davacının takip borçlusuna borcunun bulunmadığını belirttiği, davalı tarafından verilen cevapta ise davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmediği sadece davacının takip borçlusu şirketin işlerini takip ettiği, şirketin temsilcisi gibi hareket ettiği, birtakım belgelere imza attığı, davacının takip borçlusu şirket müdürünün babası olduğu ve davacının borçlu...

UYAP Entegrasyonu