Eldeki dava İİK 89/2 ve 89/3 maddeleri uyarınca çıkartılan haciz ihbarnameleri nedeniyle takip borçlusuna borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır. 6100 sayılı H.M.K. 2....
Somut olayda, borçluya yapılan ödeme emri tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; ödeme emrinin, 30.04.2015 tarihinde; “adreste muhatapla birlikte sürekli ikamet eden kızı olduğunu beyan eden ...'e tebliğ edildi.” açıklaması ile Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Tebliğ memurunca, anılan mevzuat gereği, ödeme emrinin muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı ve muhatap yerine tebliğ yapılan şahsın tebellüğe ehil olduğu tespit ve tevsik edilmeksizin doğrudan aynı konutta muhatapla birlikte sürekli ikamete eden açıklaması ile kızına tebliğ edilmesi usulsüzdür....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlu tarafından tüm taşınmaz ihalelerine yönelik olarak aynı nedenlere dayalı olarak ihalelerin feshinin istenildiğini, ortak bir değerlendirme yapılmasının gerektiğini, şikayetçinin ilk olarak yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürdüğünü,şikayetçinin ancak kendisi açsından bunu ileri sürme hakkına sahip olup her ilgilinin bu durumu kendisinin şikayet konusu yapabileceğini, bu bağlamda kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının borçlu şirkete 21/1 maddesi uyarınca ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine usulüne uygun olarak yapıldığını, borçlu şirket tarafından 3350 ada 2 parsel 4 ve 29 no.lu dairelere ilişkin olarak kıymet takdirine itiraz davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verilerek taşınmazlara yeniden kıymet takdir edildiğini, bu halde kıymet takdirine itiraz davalarında verilen hükmün incelenebileceğini ancak ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülen...
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacının haciz ihbarnamelerinin kendisine usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin icra hukuk mahkemesine memur işlemini şikayet davası açtığına ilişkin bir iddia olmadığı gibi UYAP'ta kayıtlı bir dava da bulunmadığı, bu durumda davacıya İİK'nın 89. maddesince çıkartılan haciz ihbarnamelerindeki adreslerin davacının bilinen adresleri olduğu, keza üçüncü haciz ihbarnamesinden sonra yasal 15 günlük süre içerisinde eldeki menfi tespit davasını açtığı da nazara alınarak haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğine ilişkin davacı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, öte yandan borçlu Acaroğlu Termal Turizm... Ltd. Şti'nin yazı cevabında ticari defterlerinin adresinin bildirilmiş olduğu, alınan SMMM bilirkişi raporuna göre, dava dışı borçlu Acaroğlu Termal... Ltd....
ŞİKAYET İpotek borçlusu şikayet dilekçesinde; kıymet takdir raporu, satış ilanı ve satışa ilişkin diğer işlemlerin şikayetçiye tebliğ edilmediğini, satıştan 24.3.2022 tarihinde haberdar olduğunu, satış ilanının sadece yerel gazetede yapılmasının taraf menfaatlerine aykırı olup, ulusal düzeyde bir gazetede ilan yapılması gerektiğini ileri sürerek, tapunun 2 parselinde kayıtlı 125 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; satış ilanının şikayetçiye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, gazetede yapılacak ilanın şekline icra müdürlüğünün karar vereceğini ve taşınmazın niteliği itibariyle yerel gazetede ilana karar verilmesinin usulüne uygun olduğunu ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini istemiştir. III....
Bu işlem İİK'nun 89. maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir" denildiğini, davacı bankanın 89/1 haciz müzekkeresine cevabında "1509,26 TL'nin bloke edildiğini" bildirdiğini ve bu rakama itiraz etmediklerini, anılan Yargıtay kararları gereği; 89/1 Haciz ihbarnamesine 1509,26 TL yönünden itiraz edilmediğinden ve ancak bu para da dosyaya gönderilmediğinden yasal prosedürün tamamlanması gerektiğini, iş bu davanın açılmasında taraflarına yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, taraflarınca İİK ve yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda 89 prosedürünün tamamlanmasının talep edildiğini, davacı bankanın herhangi bir zararı da doğmadığını, taraflarının herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen İcra Hukuk Mahkemesince aleyhlerine yargılama giderine hükmedildiğini , karar kesin olduğundan karara karşı istinaf yoluna gitme hakları da bulunmadığını, davacı bankanın bloke ettiği bedelin 89'a 1 ve 2 ihbarnamelerine rağmen dosyaya göndermeyerek 89'a 3 ihbarnamesinin gönderilmesine...
A.Ş. tarafından açılan şikayet dosyası üzerinde aynı Yasa'nın 166/1. maddesi uyarınca işbu dosyanın birleştirilmesi, önce esas kaydı yapılan U. Tekstil Örme San. Tic. A.Ş. tarafından açılan şikayet dosyasının derdest olmadığının anlaşılması halinde ise sonucunun beklenilmesi gerekirken, her iki şikayetin ayrı ayrı sonuçlandırılması doğru olamıştır. 2-Bozma nedenine göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. 3-Kabule göre de, şikayet olunan D. A.Ş'nin alacaklı olduğu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1082 E. sayılı icra takip dosyasında ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ belgesine rastlanmadığından ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği ve tarihi tespit edilememiştir....
İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır. İlk derece mahkemesince, 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan işbu davada, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilip, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin ve davalı ... Zeytincilik...Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin bir inceleme yapılmadan kabulüne karar verilerek buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekilinin ve davalı ... Zeytincilik...Ltd....
Esasında açılan dava dosyasında sunulan belgelerden müvekkili şirketin borçlu değil, aksine alacaklı olduğunun ortaya konulduğunu beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, tarafların sermaye şirketi, tacir olması nedeniyle davanın kabulüne, müvekkili şirkete ve dolayısıyla dava dışı takip borçlusu şirkete usulsüz tebliğ edilen ve ayrıca iptalleri istenen haciz ihbarlarının usulsüz tebliği tarihleri itibariyle ve usulsüz tebligatların öğrenildiği tarih itibariyle doğmuş kesinleşmiş bir borçu bulunmadığının, alacak iddiasında bulunan davalı şirketin, takip borçlusu şirketten alacağı olmadığının, alacak iddiasının ve takibinin muvazaalı olduğu, müvekkilinden haksız alacak tahsili için muvazaalı işlemlere girişildiğinin de tespiti ile bu yönden de borç olmadığının tespiti ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarlarının müvekkil şirket yönünden iptaline, açılan davaya ilişkin Antalya ... İcra Dairesinin ......
Somut olayda şikayetçi üçüncü kişi İİK 89/1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği için 89/1 haciz ihbarnamesi usulsüz tebliğin düzeltilmesini, 89/2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptalini ve haczin kaldırılmasını talep ettiği icra mahkemesinin şikayet reddi kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince icra mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği bu kararın temyiz edildiği anlaşılmakta olup anılan karar temyizi kabil bir karar olduğundan işin esasına girilerek temyiz incelemesi yapılması görüşünde olduğumdan çoğunluğun şikayetin süreden reddine ilişkin kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile temyiz başvuru talebinin reddine ilişkin kararına katılamıyorum.16.10.2023...


