Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; celp edilen----- sayılı ilamı ile kesinleşen ----sayılı dosyası dikkate alındığında davacının İİK 89/1-2 ihbarnamelerine itirazlarının usulüne uygun olmadığı, ayrıca süresinde de olmadığı bu sebeple davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin yerinde olduğu, ancak davacı ile dava dışı-asıl ---imzalandığı ve davacı bankanın dava dışı-asıl --- ----- kapsamında ---- alacaklı olduğu ve bu alacak tutarı---- bulunmasının yerinde olduğu, bu sebeple davacının anılan miktar yönünden menfi tespit talebinde bulunabileceği, fazlaya ilişkin menfi tespit talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davacının---- olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir---- --- Karar sayılı ilamı) İİK 89/3-son fıkrası gereğince bu madde kapsamında açılan menfi tespit davaları maktu harca tabidir....
tarihli icra müdürlüğü kararının şikayet konusu yapıldığı, mahkemece; gönderilen muhtıranın İİK150/b maddesine benzer bir muhtıra olmadığı ve kiracı muhtıraya açıkça ve ayrıca itiraz ederek, borçlu ile arasında hukuki bir ilişki olmadığını beyan ettiğinden,kiracının iddiasının İİK 338 ve 89/4 maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
İcra Müdürlüğünün 2017/7338 sayılı takip dosyasının celp edilmesi üzerine yapılan incelemede, 3. kişi davacıya 89. maddeye göre ihbarnamelerin gönderildiği, ihbarnamelerin incelenmesinde 3. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 11.04.2018 tarihi olduğunun saptandığı, bu durumda 89. maddeye göre 3. şahsın borçlu olmadığına dair davayı en geç 15.günün dolduğu 26.04.2018 tarihinde açmasının mecbur olduğu, zira bu süre hak düşürücü süre olup resen nazara alınması gerektiği, fakat davacının eldeki davayı 23.05.2018 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 3. haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin belgenin incelenmesinde; tebliğ belgesinin üzerinde tebligat adresinin ev ya da işyeri adresi olup olmadığına ilişkin bir açıklama yazılmadığı, tebligatın "Tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması...
Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendisi yaptığı sözleşmeden doğduğu iddia edilen 66.037,71.TL alacağı için 25/01/2024 tarihinden 89/2 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, tebligatın usulsüz yapıldığını, müvekkilinin takip borçlusu ......
ın borçlu olduğunu, takibin kira alacağının tahsili için başlatıldığını, 89/1 haciz ihbarnamesinin davacının ... adresine tebliğ edildiğini, daha sonraki tebligatların Tebligat Kanunun 35/4. maddesi uyarınca tebliğ talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/140 E. sayılı dosyasıyla şikayet yoluna başvurulduğunu, bu kez davacının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan son adresine tebligat çıkarıldığını, davacının TTK 18/2. maddesi uyarınca basiretli bir işadamı gibi davranması gerektiğini, kötüniyetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "Dava icra takibi ile haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Borçlunun üçüncü kişi elindeki mal, alacak ve diğer haklarının haczi İİK' nın 89. maddesinde açıklanmıştır....
a borçlu olduğunu, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğinden sonra üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ çıkarıldığını haricen öğrendiklerini, tebligatların usulsüzlüğüne ilişkin icra hukuk mahkemesine şikayet haklarının saklı kalmak kaydı ile hak kaybına neden olunmaması için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, dava dışı borçlu ...'un müvekkil firmadan hiçbir hak ve alacağının olmadığını, müvekkil firma ile hiçbir organik ya da fiili bağı söz konusu olmadığını, hiçbir zaman şirketin ne ortağı ne yetkilisi nede çalışanı olduğunu, müvekkil firma ile hiçbir ticari ilişkisinin mevcut olmadığını, davalı şirketin icra takiplerinde hiçbir somut belgeye dayanmadığını, davanın İİK 89.maddesine dayalı sebeplerle açıldığını, ispat külfetinin davalı şirkette olduğunu icra takibinde yapılan tebligatların usulsüz olduğunu belirterek davanın kabulü ile, davalı şirketin alacağı nedeniyle dava dışı borçlu ...'...
ŞİKAYET Şikayetçi borçlular, hesap kat ihtarlarının her ikisine de usulsüz tebliğ edildiğinden haklarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılamayacağını ve takibe konu ipoteğin üst limit ipoteği olduğundan limit üstünde takip yapılamayacağını ileri sürerek davanın kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlulara yapılan tebligatların hukuka uygun olduğunu, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davacı ...'...
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı üçünçü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda tarafına gönderilen İİK 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, söz konusu tebliğ işlemlerinin iptalini, öğrenme tarihinin 25/11/2022 olarak düzeltilmesini, icra dosyasından mal varlığı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir....
Mahkeme, usulsüz tebligat ve yetki itirazının süresinden sonra yapıldığını, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımının da yerinde olmadığını belirterek istemlerin reddine karar vermiştir. İİK. nun 168/1. maddesinin 3,4 ve 5. bentleri hükmüne göre, borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Bu süre en geç ödeme emrinin, itiraz ya da şikayet edene tebliğinden sonra başlar. İcra takip dosyası içerisinde Örnek 10 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmamıştır. Bu durumda borçlunun yetkiye ve borca itirazının süresinde olduğunun kabulü gerekir....
İlgili Hukuk İİK md. 115/1., 129., 134., 3....


