WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava icra takibi ile haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Borçlunun üçüncü kişi elindeki mal, alacak ve diğer haklarının haczi İİK' nın 89. maddesinde açıklanmıştır. İİK' nun 89/1. maddesinde düzenlenen birinci haciz ihbarnamesi ile borçlunun hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkının veya üçüncü şahıs elindeki menkul bir malın haczi halinde, keyfiyetin üçüncü şahsa duyurulması amaçlanmıştır....

Şikayetçinin söz konusu müzekkereye cevap vermediği halde, 1. haciz ihbarnamesine 20.02.2014 tarihinde yapmış olduğu itirazında borçlunun yanında çalıştığını ve maaş aldığını kabul etmesi üzerine, bu beyanı da dikkate alınarak İİK'nun 356. maddesi uyarınca çıkarılan muhtıranın 26.03.2014 günü tebliğ edildiği, muhtıraya da cevap vermemesi üzerine alacaklı vekilince dosyaya borçlu olarak eklenmek sureti ile gönderilmeyen maaş kesintisi kadar şikayetçiden borcun tahsili yoluna gidildiği, bu hususun ise şikayet konusu yapılmadığı halde mahkemece maaş haczine ilişkin işlemler ile haciz ihbarnamesine ilişkin işlemler ayırt edilmeden yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir....

İcra Hukuk Mahkemesine ... nolu dosyada yaptığı şikayet kabul edilip birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinin 23.05.2016 olarak düzeltilmesine, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin de iptaline karar verildiğinden davanın konusuz kaldığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava ; İİK 'nun 89. Maddesi gereğince açılan menfi tespit davası niteliğindedir....

İlgili Hukuk İİK md. 134., HMK md. 190/1 3....

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; İstanbul 6.İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile alacaklı ....., borçlusu .... olup borçlu şirketle hiçbir ticari ilişkisi olmayan borçlunun davacıdan ne tür alacağı veya malı olduğu açıklanmadan İİK 89 uyarınca 1,2 ve 3....

Bununla birlikte; HMK’nun 342/3. maddesine uygun olacak şekilde istinaf süre tutum dilekçesinin verildiği, ancak gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesinin yasal süresinden sonra sunulduğu hallerde dahi, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nun 342/2-e ve 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, istinaf dilekçesi reddedilmeden, HMK’nun 352 ve 355. maddeleri uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf istemi incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekip, Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni yönünden yapılan inceleme neticesinde, ihbarnamelerde 3. kişinin adresinin bulunmaması ve ihbarnamelerdeki hacze konu miktarların uyumlu olmamasından bahisle şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi de; 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerindeki tutarların aynı ve bu tutarların 89/1 ihbarnamesinde yazılı miktardan düşük olması, 89/3 haciz ihbarnamesinde de 3. kişinin adresi yazılı olmakla bu hususun kamu düzenine ilişkin olmaması nedeniyle, doğru bulunmamıştır....

E Sayılı dosyasından yapılan tüm icra işlemler hakkında tebligatlar dahil tüm usulsüz işlemlerin ve haciz ihbarnamelerinin iptaline, Davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ... Ltd Şti, ... ve ...aleyhine ....İcra Md. ... E Sayılı dosyası ile takip başlattığı, borçlular aleyhine başlatılan ve kesinleşen takip dolayısıyla borçluların 3.kişilerdeki alacak ve hak edişlerinin haczi için İİK:89 maddesine gereğince 1.-2....

. kişilere haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağını, kişisel veriler ele geçirilerek işlem yapılmasını hukukun korumayacağı, davacıya -----önderilen tebligatlar incelendiğinde ise haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatların zaten usulsüz olduğu ve ihbarnameleri içermediğinin görüldüğü, davacıya ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edilmediği, tebligatın usulsüz olduğu, mahkemece yapılacak inceleme sonucu, ikinci haciz ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edilmesi sebebiyle, menfi tespit davası açılması için hak düşürücü sürenin öğrenmeden (13.07.2023) itibaren başladığı kabul edilerek İİK M. 89/3 uyarınca menfi tespit davalarının kabulünün gerektiği aksi kanaat halinde ise davalarının İİK M. 72'e göre açılan menfi tespit davası olarak kabul edilerek yargılamaya devam olunması ve davalarının kabulü ile davacının davalıya borcu olmadığının tespitini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır....

Öte yandan, tebliğ olunan evrakı tesellüm edenin adresini ihtiva eden (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırıldığına ilişkin şerhin tebliğ belgelerinde bulunmadığı görülmektedir. Öyleyse, bu haliyle de tebligatlar Tebligat Kanunu'nun 21/2. ve Yönetmeliğin 31/1-c maddeleri uyarınca usulüne uygun değildir. Bu nedenle, sözü edilen 103 davetiyesi, muhtıra ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Diğer taraftan, Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup; bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Nitekim, borçlu şikayet dilekçesinde 16.02.2015 tarihinde haczi öğrendiğini ileri sürmüş olup; icra dosyasında da borçlunun haczi daha önce öğrendiğine dair bir belge ve bilgi bulunmamaktadır....

Somut olayda icra müdürlüğünce satış ilanının borçlu şirkete 3.5.2011 tarihinde tebliğ edilerek satışın yapıldığı, borçlu vekili Avukat ... tarafından borçlu şirket adına kıymet takdirine itiraz ve takiple ilgili şikayet başvurularında bulunulduğu ve bu başvurulara ilişkin olarak verilen Adana 4.İcra Mahkemesi'nin 10.3.2011 tarih ve 2010/1236-209 K ile Adana 4.İcra Mahkemesi'nin 24.12.2010 tarih ve 2010/1335-1464 K sayılı kararlarının icra dosyasının içinde yer aldığı görülmüştür. Bu durumda borçlunun takip dosyasında vekille temsil edildiği anlaşılmakla, satış ilanının da vekile tebliği yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca zorunludur. Kaldı ki, icra müdürlüğünce verilen 22.04.2011 tarihli satış kararında; açıkça, satış ilanının borçlu vekiline tebliğine karar verilmesine rağmen bu kararın gereği de yerine getirilmemiştir. Satış ilanının vekil yerine asile tebliği usulsüz olup, bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir....

UYAP Entegrasyonu