WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Konuya ilişkin kararlar incelendiğinde; 2886 Sayıl Kanun uyarınca yapılan kira sözleşmelerinden sonra, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın, 6570 sayılı Yasaya ya da Türk Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek adli yargıda dava açarak, gerekse mülkiye amirinden, kiralananın, 6570 sayılı Yasaya ya da Türk Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman mülkiye amirinden tahliyesini isteyebileceği (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06/04/2021 tarihli E:2021/2183, K: 2021/3667 ); Mahkemece, sözleşmenin dayanağını oluşturan ihalenin yürütmesinin durdurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bir kira sözleşmesinin feshi, mahkeme kararı, tarafların birbirine uygun fesih bildirimi veya kiralananın yok olması ile mümkündür. İhalenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi doğrudan sözleşmenin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayacağı (Yargıtay 6....

Davalı kiracı tarafından,kira sözleşmesini davacı..../.. kiralayan adına imzalayan kişinin imzası ile kiralayan şirketi temsile yetkili kişinin imzasının birbirine benzemediği gerekçesiyle kira sözleşmesinin 17.5.2010 tarihinde feshedildiği ve kiralanan araçların 27.5.2010 tarihli tutanak ile kiracı tarafından davacı kiralayana teslim edildiği tarafların kabulündedir. Davacı,kira sözleşmesinin davalı kiracı tarafından haksız nedenle feshedildiğini belirterek kira süresi sonuna kadarki 9 aylık kira parasının tahsilini talep etmiştir. Davacı kiralayan şirketin kira sözleşmesini şirket adına imzalayan kişiye 21.4.2010 tarihinde vekaletname vererek eksikliği giderdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı kiracının kira sözleşmeni feshi, haklı bir fesih olarak kabul edilemez. Kural olarak kiracı kira dönemi sonuna kadarki kira parasından sorumludur....

Çınarsuyu Ormaniçi Dinlenme ve Günübirlik Kullanım Alanları İşleticiliği için yapılan ihale sonucunda, 30.07.2003 tarihinde müvekkili şirket ile davalı idare arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilince 499.000,00 TL harcama yapılarak söz konusu yerin işletilmeye hazır hale getirildigini, dava dışı üçüncü kişi tarafından Ordu İdare Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda ihalenin iptaline karar verildiğini, ihale tarihi olan 30.07.2003 tarihinden ihalenin feshi tarihi 24.06.2004 tarihine kadar tesise yatırım yapıldığını, tam kapasite işletilir hale getirildiğini, ancak ihalenin feshi nedeniyle işletmenin kapatıldığını, yapılan tadilat ve onarımlar ile çevre düzenlemesi ve işletme için alınan malzemeler olmak üzere yatırım bedelinin Ünye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/6 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini, bu bedelin 499.000,00 TL olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin 10 yıl süreli kar kaybına uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 145.000,00 TL yatırım...

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu ihalede yaklaşık maliyetin hatalı belirlendiği, bu nedenle ihale usûlü, ihale ilanları ile geçici ve kesin teminat miktarlarının hatalı olduğundan bahisle ihalenin iptali ve sözleşmenin feshi talebiyle …tarih ve …kayıt sayılı dilekçe ile idareye yapılan başvurunun dava konusu işlemle reddedildiği, işin niteliği gereği yaklaşık maliyetin tespit edilemediği durumlarda 2886 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca ihalenin kapalı teklif usûlüyle gerçekleştirilmesi gerekirken yaklaşık maliyetin işle ilgili olmayan kira bedeli üzerinden hesaplanarak hatalı belirlenmesi nedeniyle ihalenin Resmî Gazete'de ilan edilmediği, 2886 sayılı Kanun'da temel ihale usûlü olarak belirlenmiş kapalı teklif usûlü yerine açık teklif usûlüyle ihalenin gerçekleştirilmesi suretiyle açıklık ve rekabet ilkelerinin ihlâl edildiği, kamu zararına neden olunduğu, idare tarafından bu durumların kabul edilmesine karşın söz konusu işlemlerin iptal edilmediği ve ek kesin...

Köyünde bulunan 332 parsel sayılı taşınmazı kum ocağı olarak işletilmek üzere açılan ihalenin kazanılması sonucunda 15/08/2000 başlangıç tarihli 4 yıl süre kira sözleşmesi ile kiralandığını, yer tesliminin 17/08/2000 tarihinde yapıldığını ve davacının çalışmaya başladığını, ancak 7 ay kadar sonra davalı kurumca her hangi bir haklı sebep öne sürülmeksizin ihalenin feshedildiğinin bildirdiğini, aynı yerin 2010 yılında 3. Bir şahsa yine kiralandığını, belirterek sözleşmenin feshi nedeniyle davacının mahrum kaldığı kar kaybı için şimdilik 10.000 TL ve sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu masrafların karşılığı olarak şimdilik 5.000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava açıldığı tarih itibariyle (01.11.2011) Yeni HMK hükümlerine tabi olup .../... sınırları içerisindeki bir kum ocağının tahsisine ilişkindir....

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek resen emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir....

Hukuk Dairesinin 18.11.2015 tarihli E:2015/6743, 2015/10042); kararlarının verildiği; Usulüne uygun düzenlenen kira akdinin tek yanlı karar ile feshi söz konusu olamayacağı (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarihli E:2015/4208, K:2016/637); kira sözleşmesinin yapılması ile birlikte, sözleşmenin taraflarının özel hukuk alanına girmesinden sonra ihale aşamasına ilişkin idareden kaynaklı kira sözleşmesi feshinin "iyi niyet kurallarına ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.04.2021 tarihli, E: 2017/(6)3-2641, K:2021/411) gerekçeli ısrar kararının ise onandığı; Danıştay İdari Dava Dairelerinin 01/04/2019 tarih ve E:2017/728, K:2019/1476 sayılı kararla; ihalenin iptal edilmesinin... kira sözleşmesinin doğrudan feshi ve davalı şirketin fuzuli şagil sayılması için yeterli olmayıp, sözleşmenin feshi sağlanmadıkça davalı şirketin kiracı olarak kabulü gerektiğine karar verildiği görülmektedir....

İcra Müdürlüğünün 2005/10489 sayılı dosyasında yapılan ihale ile 13.7.2007 tarihinde satın aldığını, borçlu tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddedildiğini, davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşınmazdaki binayı 3 yılı aşkın süredir kullandıklarını, İİK'nun 135/2 maddesi gereğince 12.1.2010 tarihinde ihtarname gönderildiğini, 18.5.2010 tarihinde taşınmazın icra marifetiyle tahliye edildiğini ileri sürerek 13.7.2007-18.5.2010 tarihleri arasındaki dönem için her bir davalının kullandığı bağımsız bölümler için ecrimisile ve davalı ... tarafından icra dosyasından haksız şekilde iktisap edilen paranın tahsiline karar verilmesini istemiş; birleştirilen davada, dava konusu taşınmazın 4. katını kullanan davalılardan 13.7.2007-18.5.2010 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisilin tahsilini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar, kira sözleşmesine istinaden taşınmazı kullandıklarını, haksız işgalci olmadıklarını bildirip davanın reddini savunmuşlardır....

Mahkemece; davalı tarafından davacı aleyhine açılan tahliye davasına ilişkin kararın gerekçesinde taraflar arasında 01/07/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin yapıldığının belirlendiği, kesinleşen kararın taraflar için kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle; davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine, Dairemizin 07/09/2021 tarihli ve 2021/5051 E. 2021/7929 K. sayılı ilamıyla; icra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin kararlarının (istihkak davaları ve ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin kararları hariç), genel mahkemelerde açılan davalarda, esas hak bakımından maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve işin esası incelenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; dava dışı ...'...

Açıklanan gerekçelerle borçlu malik adına kayıtlı olması haczi için gerekli ve yeterli olan (HGK 07.04.2004 gün, 2004/12-210 E, 2004/208 K.) taşınmazın haczedilip satılması durumunda, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunması hali de dahil, malik olmayan eşin ilgili sıfatı bulunmadığından ihalenin feshi davası açmakta İİK 138/2 maddesine göre aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Dairemizin malik borçlunun, eşi durumunda olan kişilerin meskeniyet şikayetine (haczedilemezlik) gelebilmekte aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönündeki kabulü de dayanağını bu gerekçelerden almaktadır. Bu nedenledir ki ihalenin feshi davasında da eşin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının kabulü içtihatlar arasındaki uyumsuzluğu giderip paralellik sağlayacaktır. Somut olayda ihalenin feshini isteyen eşin dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. İcra mahkemesince Davanın bu nedenle reddi gerekirken işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değildir....

UYAP Entegrasyonu