WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Kira sözleşmesi süresi 9.9.2002 tarihinde sona ermektedir. Sözleşmenin 12. maddesi ile “Okul yönetimince tahliyesine lüzum görülen hallerde tebligatı takiben 15 ... içerisinde kiralanan yerin tahliyesi gerekir.” 13. maddesi ile de “işletme hakkı süresi sona erdiği veya süresinden evvel tahliyesi halinde işletmeci şahıs tarafından işletmeye verilen yer Okul müdürlüğüne teslim edilmediği takdirde her geçen ... için işletici şahıs tarafından Okul müdürlüğüne 50.000.000 TL ceza ödenir.” hükmü getirilmiştir. Bu maddeler ile, taraflar kira sözleşmesi devam etmekte iken ihtiyaç halinde kiralayanın 15 ... önceden feshi ihbarda bulunarak her zaman tahliye isteyebileceğini kararlaştırmışlardır. Sözleşmede, kira sözleşmesinin bitiminden önce feshi ihbarda bulunulmadığı takdirde kira sözleşmesinin uzayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır....

Konuya ilişkin kararlar incelendiğinde; 2886 Sayıl Kanun uyarınca yapılan kira sözleşmelerinden sonra, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın, 6570 sayılı Yasaya ya da Türk Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek adli yargıda dava açarak, gerekse mülkiye amirinden, kiralananın, 6570 sayılı Yasaya ya da Türk Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman mülkiye amirinden tahliyesini isteyebileceği (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06/04/2021 tarihli E:2021/2183, K: 2021/3667 ); Mahkemece, sözleşmenin dayanağını oluşturan ihalenin yürütmesinin durdurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bir kira sözleşmesinin feshi, mahkeme kararı, tarafların birbirine uygun fesih bildirimi veya kiralananın yok olması ile mümkündür. İhalenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi doğrudan sözleşmenin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayacağı (Yargıtay 6....

Davalı; imzalanmış bir sözleşme olmadığını, süresi içinde sözleşmenin imzalamaması nedeni ile ihalenin feshedildiğini ve geçici teminatının zaten gelir kaydedildiğini, idarenin 2886 sayılı kanun gereğince başkaca bir zarar tazmini talep edemeyeceğini, şartname ve eki sözleşme tasarısına konulan bu tür ek zarar tazmini hükümlerinin ancak sözleşme imzalandıktan sonra yüklenicinin edimini yerine getirmemesi ve ihalenin feshi sonrasında çıkılan ikinci ihalede oluşacak fiyat farkının talebi hakkını doğurabileceğini, sözleşme imzalamadığından başkaca bir zarar tazmini talep hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve lehine dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir....

dosya kapsamında görülmediğinden, ihalenin ve kira sözleşmesinin feshi ile kullanımlarına bırakılan alanın tahliye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

Ancak, davacı tarafından Silivri İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2003/163 esas sayılı ihalenin feshi dosyasının yargılamasının yenilenmesi talep edilmiş, Silivri İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/302 esas sayılı dosya üzerinden görülen dava neticesinde; yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, Silivri İcra Müdürlüğü’nün 2002/973 talimat sayılı icra dosyasındaki 08/08/2003 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir. Silivri İcra Hukuk Mahkemesi, Silivri Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/537 esas 2009/980 karar sayılı ilamı ile bilirkişi ve icra müdürü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, söz konusu sebeplerin ihalenin feshini gerektirir nitelikte olduğunu kabul etmiştir. Bu karar Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 20/06/2011 tarihli ilam ile onanarak kesinleşmiştir. İhalenin feshine ilişkin icra mahkemesi kararları kesin hüküm oluşturacağından, eldeki tazminat dosyası yönünden bağlayıcıdır....

Hukuk Dairesinin 18.11.2015 tarihli E:2015/6743, 2015/10042); kararlarının verildiği; Usulüne uygun düzenlenen kira akdinin tek yanlı karar ile feshi söz konusu olamayacağı (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarihli E:2015/4208, K:2016/637); kira sözleşmesinin yapılması ile birlikte, sözleşmenin taraflarının özel hukuk alanına girmesinden sonra ihale aşamasına ilişkin idareden kaynaklı kira sözleşmesi feshinin "iyi niyet kurallarına ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.04.2021 tarihli, E: 2017/(6)3-2641, K:2021/411) gerekçeli ısrar kararının ise onandığı; Danıştay İdari Dava Dairelerinin 01/04/2019 tarih ve E:2017/728, K:2019/1476 sayılı kararla; ihalenin iptal edilmesinin kira sözleşmesinin doğrudan feshi ve davalı şirketin fuzuli şagil sayılması için yeterli olmayıp sözleşmenin feshi sağlanmadıkça davalı şirketin kiracı olarak kabulü gerektiğine karar verildiği görülmektedir....

İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı ihalenin feshi davasında mahkemece usulsüz tebligat işlemleri nedeniyle ihalenin feshine karar verildiğini ileri sürerek taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “...paylı mülkiyete tabi arsa niteliğindeki çekişme konusu taşınmazın ..... bulunduğu, üzerinde kaçak olarak yapılan 5 katlı bir yapının olduğu, taşınmazın kısa aralıklarla el değiştirdiği, ......ilçesinde oturan davalı ...'nin taşınmazı görmeden satın aldığı, diğer davalı ...'in de .... olduğu, ancak uzun süredir Sinop'ta oturduğu, ..... davalı ...'yi eskiden beri tanıdığını açıkça beyan ettiği, buna karşın tanık olarak dinlettiği oğlu ..... babasının davalı ...'i tanımadığını söyleyerek çelişkili olarak beyanda bulunduğu, öte yandan malikler arasındaki alım ve satıma aracılık ettiğini bildiren diğer davalı tanıklarının da ...'...

Davalı ...; her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, olayların kendilerinin onay ve izni dışında gerçekleştiğini, kiracılık hakkının haczinin mümkün olmadığını icra dosyasına bildirmelerine rağmen haciz işlemlerine devam edildiğini, satış yapıldığını ve ihalenin kesinleştiğini, taşınmazın mülkiyeti ve söz konusu iş yerini kiraya verme, kullandırma hak ve yetkisinin, dolayısıyla kiralayan sıfatının münhasıran Belediyeye ait olduğunu savunarak, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; davaya konu iş yerinin kullanım ve tüm haklarını ihaleden satın aldığını, ihalenin kesinleşmesi üzerine ihale bedelini ödediğini, davacının ihalenin feshi için açtığı davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....

veren istekli üzerinde ihalenin bırakıldığı, ihale yetkilisince ihale komisyonu kararının onaylandığı, davacı tarafından verilen dilekçeler ile sözleşme süresinin uzatılması talep edilmiş ise de, 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 3. fıkrasında, "kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi hâlinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği"nin düzenlendiği, 18/03/2019 tarihinde davacı ile imzalanan kira sözleşmesinin 10. maddesinde, "Kiracı kira süresinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi hâlinde ise tebligatı müteakip on beş gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır....

Mahkemece; davalı tarafından davacı aleyhine açılmış tahliye davasına ilişkin kararın gerekçesinde taraflar arasında 01/07/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığının belirtildiği, kararın Yargıtay 6.Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, tahliye davasına ilişkin kararın taraflar için kesin hüküm niteliğinde olduğu bu karara göre taraflar arasında kira sözleşmesi yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı tarafından 03/02/2011 tarihinde, 01/07/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak başlatılan icra takibi ile 10.530 TL kira alacağının tahsili istenilmiştir. Davacı, kira ilişkisini inkar etmiş ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu