iadesi işlemi sonucu ana paranın iadesine karar verilmiş ise de bu paranın ödenmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmediğini ileri sürerek, ticari kredi masraf ve faizleri karşılığı yapılan ıslah sonucu 22.537,56 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
İcranın iadesine konu para geçerli icra işlemleriyle tahsil edildiği için, icra müdürü paranın iadesinin istendiği tarihten öncesi için bir faiz hesaplayarak alacaklıdan tahsili işlemleri yapamaz ise de borçlunun icranın iadesi prosedürü içinde temerrüde düştüğü tarihten itibaren faizi hesaplayarak tahsil etmesi mümkündür. Nitekim paranın iadesinin istendiği icra müdürünce çıkarılan muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren faiz uygulanacağı ve tahsil edileceği yargısal uygulamalarla da kabul edilmektedir. Alacaklı bu parayı iadesi istendiği hâlde iade etmemesi bir temerrüt hâlidir. Bu durum temerrüt hâli kabul edilmiyorsa zaten icranın iadesinde faiz olmaması gerekir. Zira temerrüt faizi kuralları dışında bir nedenle faiz alınması gerekiyorsa bu konuda bir sözleşme veya kanun hükmü olması gerekir. Oysa ki Kanunda, icranın iadesinde faiz alınacağı açıkça düzenlenmediğinden uygulamada alınacağı kabul edilen bu faizin dayanağını temerrüt faizi kuralları oluşturmaktadır....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/837 esas sayılı dosyasında takip alacaklısı ... aleyhine açtığı menfi tespit davasının davalı lehine sonuçlanması üzerine icra takibinin iptal edildiğini, bunun üzerine davalı ...’un icranın iadesi talebinde bulunarak icra dosyasından tahsil edilen paranın kendisine iadesi için takip alacaklısı ...’ye değil, alacaklı vekili olan müvekkiline muhtıra gönderilmesini talep ettiğini, icra müdürlüğünce bu talebin reddedildiğini, davalının bu red kararının iptali istemiyle yaptığı şikayet üzerine İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/305 esas sayılı ve 05/12/2013 tarihli kararıyla şikayetin reddine karar verildiğini, takip borçlusu/davalının temyizi üzerine Yargıtay 12....
Davanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesi ile Kadıköy-------- esas sayılı dosyasının yeni esası olan İstanbul Anadolu ------ esas sayılı dosyası kapsamında icranın iadesi işlemlerine başlanıldığı, haciz işlemi yapıldığı, takibin devam ettiği belirlenmiştir. Davalılardan------- vekilince süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile zaman aşımı defi ileri sürülmüştür....
Davanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesi ile Kadıköy-------- esas sayılı dosyasının yeni esası olan İstanbul Anadolu ------ esas sayılı dosyası kapsamında icranın iadesi işlemlerine başlanıldığı, haciz işlemi yapıldığı, takibin devam ettiği belirlenmiştir. Davalılardan------- vekilince süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile zaman aşımı defi ileri sürülmüştür....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/15 Esas 2013/547 sayılı kararı fazla mesai ücretinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.İcra İflas Kanunu'nun İcranın İadesi başlıklı 40. Maddesi " Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur....
İcranın iadesi İİK'nun 40. maddesinde düzenlenmiş olup, ilamlı icra ile ilgili bu hüküm, İİK'nun 366. maddesinin son fıkrası hükmü gereği icra mahkemesi kararları hakkında da uygulanır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce; İİK’nun 366/son maddesi uyarınca eski hale iade şartları oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile şikayetin kabulü yönündeki hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayet edilen 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2021 tarih ve 2021/1615 E. - 2021/2735 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İİK'nun 38. maddesinde sayılan, temyiz kefaletnameleri ise Yargıtayda icranın geri bırakılmasını sağlamak amacıyla gösterilmesi gereken teminatlardır. Kefil, noterden onaylı bir taahhüt senedi veya icra müdürü önünde tutanağa geçirilen bir irade açıklaması ile hükmün Yargıtay tarafından onanması halinde taahhüt ettiği meblağı mahkeme kararı ile mahkum olmuş gibi ödeme zorunluluğu altına girer. Bir başka ifade ile hakkında icranın geri bırakılması kararı alınmak istenen ilam Yargıtay'ca onanırsa, kefalet şartlarının gereği yerine getirilmiş olacağından, alacaklının kefile başvurma hakkı doğar. (Bkz. Tanrıver Süha, İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi, ..., 1996, S.125.) Somut olayda teminat mektubu düzenleyen banka hakkında bu belgeye dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatılmak istendiği, takibe dayanak yapılan 13.07.2016 tarihli teminat mektubunda "... İcra Müdürlüğünün 2013/477 esas sayılı dosyası ile ilgili olarak ... tarafından hakkında takip yapılan......
Davalının aynı alacak için davacı tarafından ayrıca kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı ve bu takibin İcra Mahkemesi'nce iptal edildiği dolayısıyla borcunun kalmadığı yönündeki savunmaya ise; takibin iptali halinde ödenen bedelin icranın iadesi yahut istirdat davası açmak suretiyle iadesinin sağlanabileceği, fakat bu ödenen bedelin dosyamızdan mahsubu halinde istirdat ve icranın iadesi haklarının davalı tarafından kullanılmayacağının garantisinin bulunmadığı, dolayısıyla davamıza konu takip yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilerek itibar edilmemiştir. İnegöl İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 42.992,31 TL anapara üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan kabul edilen kısım yönünden %20 oranında hesaplanan 8.598,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/2974 Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamlı takipte tahsil edilen 6.700,00 TL'nin rücu yoluyla iadesi istemli olarak ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10322 Esas sayılı takip dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emri ekine de “ibraname” başlıklı belgenin eklendiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İcranın iadesi" başlıklı 40. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur” hükmü ile aynı maddenin 2. fıkrasında; “Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur” hükmü yer almaktadır. İİK'nun 40....


