Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile saptanmış ise de, bu alacağın ilamsız takibe konu edilmek suretiyle davalı iş sahibinin icranın geri bırakılmasına ilişkin yasal haklarının kısıtlanması (ilama konu alacak yönünden İzmir 16 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icranın geri bırakılması imkanı bulunduğu gözetilerek) ve ilamın takip tarihi itibariyle kesinleşmemiş olması, temelinde eser sözleşmesi bulunması ve takibe itiraz tarihi itibariyle alacağın yargılamayı gerektirmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, İzmir 16....
a sürekli sakatlık nedeniyle müvekkili şirket tarafından 22.663,00.TL maluliyet tazminatı ödendiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı aracın %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini davalıya yapılan ödeme %100 üzerinden yapıldığı için fazla ödenen 5.685,00.TL tutarın iadesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu beyan ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icranın devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP ve SAVUNMA: Davalı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin .../... esas .../... karar sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde ...'...
Dava kesinleşen mahkeme kararı uyarınca torbalı toz ünitesinin iadesi ve teslimi şartıyla 39.050,00 TL'nin tahsiline ilişkin kararın icra takibine konulması nedeniyle icra baskısı altında mal iade edilmeden ödeme yapıldığı iddiası ile ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/227 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda ayıplı mal satışından dolayı sözleşmenin feshi ile dava konusu olan bir adet toz toplama ünitesinin alıcı .. Orman Ürünleri...A.Ş.' tarafından satıcı ......Ltd. Şti'ne iadesi ve teslimi koşulu ile 30.050,00 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte satıcı şirketten alınarak alıcı şirkete ödenmesine karar verildiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Lehine hüküm verilen şirketin ilamlı icra takibine girişmesi üzerine bu davanın davacısı olan ......Ltd....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/137 Esas sayılı dosyası ile dava dışı diğer kiracı olan babasının açtığı davada kiralayanların kira bedellerini almadıklarını, ancak davalı ...’nin kira bedellerini almaya yetkili olduğunu beyan ederek yemin ettiklerini ve bu davanın reddedildiğini, kira bedellerinin iadesi için icra takibi yaptığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile icranın devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2012/5688-15063 Davalı, Davacı tarafça ileri sürülen iddiaların Gaziosmanpaşa 2. İcra Mahkemesinin 2006/1188 Esas ve Gaziosmanpaşa 3....
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava, ----- Sayılı icra dosyası borcuna istinaden fazladan ödenen----- iadesi istemiyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/177E-2009/738K sayılı kararıyla "davanın kabulu ile davalı kurumun davacı şirketle yaptığı sözleşmenin feshine ve teminat mektuplarının irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptaline, teminat mektuplarının iadesine" şeklinde karar verilmesi üzerine, kesinleşmemiş bu karar hakkında icranın geri bırakılması kararı alınmamış olması nedeniyle, davacı şirket vekili tarafından karar infaz edilmiş ve bu infaz esnasında SGK'nın nakte çevrilmesi için bankaya verdiği dava konusu 25 adet teminat mektubu bankadan alınmıştır. Davacı taraf, teminat mektuplarının kendi elinde olduğunu, sırf bu nedenle riskin sona erdiğini iddia etmekte ise de, SGK'nın bundan evvel tazmin talebinde bulunduğu da göz önüne alındığında davalı bankanın teminat mektupları nedeniyle riskinin halen devam ettiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacı taraf, riskinin devam etmediği gerekçesiyle, teminat mektuplarının iadesi ile ipotek ve kefaletlerin fekkini talep edemez....
Alacağın dayanağı bonoda davalı lehtar, davacıda ise keşideci olup, bonoda araya giren olmadığı için davalının bonoda yer alan imzanın davacının eli ürünü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, imzanın kesin olarak davının eli ürünü olmadığı bilindiği halde icra takibi başlatılmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği, bu hali ile harçlandırılan bono bedeli olan 67.500,00 TL nin % 20 si kadar kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline ve menfi tespit davasının kabulüne, takibin iptali konusunda icra müdürlüğünün icranın geriye iadesi ile ilgili işlemleri yürütmesi yasa gereği olduğu için bu konuda karar verilmesi gerekmediği kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davacının davalıya .......
Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açtığını, çekin iadesi talep edildiğini, ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyasında talepte bulunduğunu, ilk çeke ilişkin İstanbul Büyükçekmece 3.İcra Dairesinin ...sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz edilerek 10/06/2022 tarihinde icranın durdurulmasına karar verildiğini, ikinci çeke ilişkin İstanbul Büyükçekmece 2.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı ...'den alındığı iddia ettiği ancak ne sebeple aldığını açıklayamayan ve herhangi bir fatura gösteremeyen davalı Ayşe ile diğer davalıların kötü niyetli olarak suça ortak olduklarını, bu nedenlerle talebimizin kabulü ile davalılar ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine mahkeme aksi kanaatte ise İ.İ.K. 72 ye göre karar verilmesine, İzmir 25.İcra Dairesinin......
Bu durumda, icranın iadesine imkan verecek nitelikte kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunmadığı gibi, borçludan yanlışlıkla fazla para tahsili de söz konusu olmadığından olayda İİK'nun 40. ve 361. maddelerinin uygulanma yeri bulunmamaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2017 tarih ve 2017/284 E., 2017/423 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, İcra İflas Kanunu 170/b. maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı atıf nedeniyle davacıdan tahsil edilen dava konusu paranın icranın eski hale getirilmesi ile iadesi mümkün olduğundan, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmayıp mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.04.2019 tarih 2018/1045 esas, 2019/2999 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.04.2019 tarih 2018/1045 esas, 2019/2999 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


