İcra Müdürlüğü'nün 2011/10377 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 4.752,37 TL asıl alacak, 596,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.349,04 TL üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, ödenmemiş su borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından başlatılan icra takibinde, davalı borçlu ......... Dündarcan’a (Avcı) ödeme emrinin 27/12/2011 tarihinde tebliğ edildiği davalı borçlunun da 05/01/2012 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır....
Somut olayda; takip konusu itirazın iptali ilamında asıl alacağa ve fer'ilerine yönelik itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibin devamına, asıl alacak olan 7042,00 TL üzerinden icra inkar tazminatına ve yargılama giderine hükmedilmiş olup, icra emrinde ise 7042,00 TL asıl alacak, icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve işlemiş faizleri ile birlikte 57,73 TL noter ihtarname masrafı talep edilmiştir. Mahkemenin itirazın iptali ilamında 7042,00 TL asıl alacak ile 57,73 TL noter ihtarname masrafının tahsiline dair hüküm bulunmadığından, diğer bir anlatımla bu kalemlere yönelik ilamda eda hükmü olmadığından icra emri ile talep olunamayacağı yönündeki gerekçesi doğru ise de; şikayet sadece asıl alacak ve noter ihtarname masrafı için yapılmış olup bu alacak kalemleri ve faizleri için icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken talep aşılarak icra emrinin tümden iptaline karar verilmesi doğru değildir....
İcra Müdürlüğü’nün 2006/12773 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, takibe dayanak ilamın temyiz edildiğini ve kararın bozularak 2009/119 esasına kaydedildiğini, bozma ilamından önce müvekkilinin icra marifetiyle satılan daire bedeli 84.000 TL ve dükkan bedeli 16.000 TL olmak üzere 100.000 TL'sinin, Yargıtay bozma ilamı sonrası verilen karar uyarınca gönderilen 14.07.2014 tarihli icra emrinde asıl alacak ve ferilerinden tenzil edilmediğini ve kısmi tahsilat yapılmamış gibi icra emrinin düzenleme tarihine kadar asıl alacak için faiz işletildiğini belirterek yapılacak tenzilden sonra bakiye ana para için faiz işletilmesine ve fazla işletilen faizin iptali suretiyle icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı vekili, icra dosyasına 98.050 TL ödeme yapıldığını, İcra Müdürlüğü'nün hesap yaparken bu ödemeyi mahsup edeceğini İcra Müdürlüğü'nün yaptığı işlemin doğru olduğunu, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Dairemiz'ce takip dosyasında borçlu kuruma icra emrinin 11.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet talebinin ise yedi günlük süre geçirildikten sonra 23.08.2013 tarihinde yapıldığı nazara alınarak, şikayetin süreden reddi gerekirken işin esası incelenerek takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, icra emrinin borçlu kuruma 11.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki kurumun 7 günlük süre içerisinde 12.07.2013 tarihinde nöbetçi ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi aracılığı ile şikayette bulunmasına rağmen tevzi bürosunca sehven ... 8. İcra Hukuk Mahkemesine tevzi yapıldığı, anılan mahkemce, dosyanın yetkili ve görevli ......
Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; aynı mahkemenin 2021/530 E. sayılı dosyasında takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, akabinde şikayetin kabulü ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş ise de kararın henüz kesinleşmediğini, buna rağmen iptaline karar verilen ödeme emirlerinden biri ile aynı olan bir ödeme emri gönderildiğini, tedbir kararına rağmen ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra mahkemesince verilen tedbir kararı sonrasında düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16 ve 363. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat 3....
Mahkemece davalıya ödeme emrinin 25.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz süresinin 02.01.2007 de dolduğu, davalının ise süre geçtikten sonra 04.01.2007 tarihinde itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin kısmen durdurulmasına da karar verilmediği, takibin kesinleştiği, davacının da dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Ödeme emrinin davalıya tebliğinden itibaren 7 günlük itiraz süresinin son günü kurban bayramına rastlamaktadır. Son günü tatile rastlayan sürelerde tatilin sona erdiği günün ertesi günü işlem yapılabilir.Somut olayda bayram tatilinin son günü 03.01.2007 olup davalı ertesi gün yani 04.01.2007 tarihinde borca itiraz etmiştir. Bu durumda itirazın süresinde olduğu ve takibin kesinleşmediğinin kabulü gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
e tebliğ edildiği ve ödeme emrinin tebliğ edildiği gün borca dahi itiraz edilmeden borçlu vekilinin icra dosyasına bizzat müracaatla ihtiyati haciz aşamasında alacaklı tarafça yatırılan teminatın iadesine muvafakat verdiği görüldüğü, bu davranışın esasen söz konusu icra dosyasının muvazaalı olduğunun göstergesi olarak değerlendirildiğinden, davalı ... ve Mustafa yönünden tasarrufun iptali koşulları oluştuğundan bahisle bu davalılar yönünden davanın kabulüne, diğer davalı Mükrime Derya Dağlaroğlu'nun davacı-alacaklının başlattığı icra takibinde borçlu olmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve borçlu....'...
e tebliğ edildiği ve ödeme emrinin tebliğ edildiği gün borca dahi itiraz edilmeden borçlu vekilinin icra dosyasına bizzat müracaatla ihtiyati haciz aşamasında alacaklı tarafça yatırılan teminatın iadesine muvafakat verdiği görüldüğü, bu davranışın esasen söz konusu icra dosyasının muvazaalı olduğunun göstergesi olarak değerlendirildiğinden, davalı ... ve ... yönünden tasarrufun iptali koşulları oluştuğundan bahisle bu davalılar yönünden davanın kabulüne, diğer davalı Mükrime Derya Dağlaroğlu'nun davacı-alacaklının başlattığı icra takibinde borçlu olmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
sayfasının 4. paragrafında ve ayrıca borçlular aleyhine ilamda teselsül hükmünün yer almamasına karşın borcun vekalet ücreti ve faiz ile ferilerinin tüm taraflardan müteselsilen istenmesi şeklindeki ilamlı icra takibinin usulsüz olduğunu belirterek icra emrinin iptali ile müvekkillerinin asıl borç ve vekalet ücreti ile faiz, icra harç ve masraflarından ancak %20 si oranında sorumlu olması gerektiğini belirterek icra emrinin talepleri doğrultusunda düzeltilmesine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
TAKİBİN İPTALİ İSTEMİİTİRAZIN İCRA DAİRESİNE YAPILMASI GEREĞİİCRA MAHKEMESİNE YAPILAN İTİRAZIN HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAYACAĞIİCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 62 "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki "takibin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Vezirköprü 1.Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesince davanın kabulü ile takibin iptaline dair verilen 11.12.2012 gün ve E:2012/18, K:2012/27 sayılı kararın incelenmesi Davalı-alacaklı vakıf başkanı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 27.06.2013 gün ve E:2013/15431, K:2013/24192 sayılı ilamıyla; (…Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, icra müdürlüğünce borçluya örnek 7 no'lu ödeme emrinin 05.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Takibin şekline göre İİK'nun 62. maddesi uyarınca her türlü itirazın icra dairesine bildirilmesi zorunludur....


