Şu halde icra emrinin tamamının iptali gerekmekte ise de borçlunun icra emrinde belirtilen miktarın 9.830,77 TL'lik kısmı yönünden takibin devamını talep ettiğinden, talepten fazlaya hükmedileyemeceğinden icra emrinin bu miktarı aşan kısmı yönünden iptali gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, icra takibinin şekline göre borçlunun borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmesi gereksiz ve geçersiz bir işlem olup, hukuki sonuç doğurmayacağından, mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı, 17/02/2016 tarihli takip sonrası 19/02/2016 tarihinde 2.485 EUR ve 1.915.90 USD'nin davalı tarafça haricen ödendiğini, ancak takibe ilişkin icra masrafları ve vekalet ücretinin ödenmediğini, ödeme emrinin tebliği üzerine süresi içinde takibe konu alacak ve fer’ileri yönünden borca itiraz edilerek takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, borçlu-davalı tarafından yapılan ödeme tutarının takip tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden değerinin 13.891,38 TL olup tarife gereğince karşı yan ücretinin 1.666,00 TL olduğunu ve bunun ödenmesi gerektiğini iddia etmekte, davalı yan ise ödeme emrinin tebliği üzerine 19/02/2016 tarihinde alacaklı-davacıya 2.485 EUR ve 1915.90 USD ödeme yapıldığını, yetkili Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrine karşı da borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, masraflar ve vekalet ücreti talep edilebilmesi için itirazın iptali davası açılması ve takibe devam edilmesi gerektiğini, alacak davasıyla icra vekalet...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün 2010/2399 esas sayılı dosyasında süresinde yapılmayan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesi üzerine, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 62/1. maddesi gereğince borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmelidir....
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin ticari merkezinin bulunduğu Üsküdar İcra Müdürlükleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra takibinin yapıldığı ve ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiği 16.04.2007 tarihi itibarıyle müvekkili şirketin cari hesaplarında davacıya karşı bir borcu görünmediğini, davacının alacağına dayanak yaptığı faturayı ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle müvekkiline tebliğ ve/veya teslim etmediğini, bu nedenle takibe haklı olarak itiraz edildiğini, takibin yapıldığı tarih itibariyle borcu olmayan müvekkilinin, takibe haklı olarak itiraz etmiş olmasından sonraki bir aşamada, takip konusu faturanın kendisine teslim edilmesinden sonra fatura bedelini ödemiş olmasının, aleyhine yapılan takibi ve davacının bu takip ile ilgili masraf ve vekalet ücreti talebini haklı göstermeyeceğini, icra inkar tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti için herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan ödemenin hem takibin başlatılmasından hem de icra emrinin tebliğinden sonra yapıldığı için takibin iptalini gerektirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III....
Somut olayda, örnek 9 numaralı ödeme emrinin borçluya 26.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31.10.2005 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra dairesinin yetkisine, borca ve faize itiraz ettiği, yasal süresinde yapılan bu itiraz ile İİK’nun 66. maddesi uyarınca takibin durduğu görülmektedir. İcra dosyasında, söz konusu yasal düzenlemelere uygun olarak icra mahkemesince verilmiş itirazın kaldırılmasına dair bir karar olmadığı gibi itirazın iptaline yönelik bir mahkeme kararı da bulunmamaktadır. Borçlu şirketin icra dairesinin yetkisiz olduğu ve sair nedenlere dayalı takibin iptali istemine ilişkin başvurusu neticesinde Uzunköprü İcra Mahkemesi’nin 28.12.2005 tarih ve 2005/157 E., 2005/203 K., sayılı kararı ile borçlunun isteminin reddine karar verilip, aynı kararda takibin devamına karar verilmiş olması ise itirazın kaldırılmasına karar verildiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda, icra takibinin kesinleşmiş olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur....
İcra Müdürlüğü’nün 2015/523 E.sayılı dosyası ile 123.339,10 TL’nın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takip tarihinden sonra 30.1.2015 tarihinde şirkete haricen 93.673,75 TL ödeme yaparak icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine yapılan ödeme kadar itiraz ettiğini, ödemenin takipten sonra fakat ödeme emrinin tebliğinden önce yapılması nedeniyle takibin başlatılmasına davalı sebebiyet verdiğinden vekalet ücretinden sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK'nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılması gerekmektedir. Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında, takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır....
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçluların; takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde dosya borcunun tamamen ödenmiş olduğunu ileri sürerek itfa nedeni ile takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince,takibin davacı-borçlu ... yönünden iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....


