Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, nafaka alacağına yönelik takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 62/1 maddesi; “İtiraz etmek isteyen borçlu itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bir dilekçe ile, veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.” hükmünü düzenlemiştir. Borçlu tarafından, takibe itiraz edilmez ya da süresi içinde itirazda bulunulmaz ise, takip kesinleşir ve alacaklı aynı kanunun 78. maddesi gereğince haciz konulmasını isteyebilir. Bu durumda kesinleşen takibe karşı itirazın iptali davası açılmasında alacaklı tarafın hukuki yararı yoktur. İtirazın iptali davası açılmış ise dinlenemez. Zira, hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece re’sen araştırılır....
Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, borçlu şirketin icra takibine, asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın icra takibine, borca ve ferilerine karşı yaptığı itirazın icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, tarafların ticari defterler ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile davalı borçlunun itirazının haksızlığı ve kötü niyetli olduğunun ortaya çıkacağını, itirazın iptalini ve dayanağı bulunmayan itiraz sebebiyle davacı müvekkil şirketin alacağı sürüncemede bırakıldığından borçlunun asıl alacağın 9620'si tutarında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için iş bu itirazın iptali davasının açma zorunluluğunun doğduğunu, ileride yaşanacak tahsil sorununu ortadan kaldırmak maksadı ile davalı/ borçlu adına kayıtlı araçlar ve tespit olunacak tüm taşınmazlar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile tüm itirazlarının iptali ile takibin asıl alacak olarak belirlenecek 6.145,71 TL üzerinden...
Şti aleyhine 12.02.2021 tarihinde takip başlattığını takip tarihinden sonra borçlu tarafından müvekkiline dosya borcu olan 4.130,00 TL'nin 15.02.2021 tarihinde haricen (Banka hesabına gönderilerek) ödenerek takibe itiraz edildiğini, takibin açılmasından dolayı takip masrafları ve İcra vekalet ücretinin ödenmemesi sebebiyle haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesi ile Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir....
İTİRAZ VE ŞİKAYET Borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; takip talebinde %84 oranında faiz istendiği halde takip talebine herhangi bir sözleşme eklenmediğini, TBK'nın 88 ve 120. maddeleri gereğince işlemiş faizin yeniden hesaplanarak kısmen iptali gerektiğini, icra masraf ve vekalet ücretine de %84 oranında faiz istenmesinin usulsüz olduğunu, takip tarihinden sonrası için asıl alacağa %84 oranında fahiş şekilde faiz talep edildiğini, faiz oranının düzeltilmesi gerektiğini, ödeme emrinin sol tarafında 04.06.2015 tarihi itibariyle ödendiğinde 9.178,93 TL ibaresinin İİK'nın 60. maddesine aykırı olduğunu belirterek takibin kısmen iptali aksi halde ödeme emrinin düzeltilmesi ve faize itiraz kabul edilerek takip tarihi sonrası işleyecek faiz oranının düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takibin ilamsız icra takibi olduğunu davacı borçlunun her türlü itirazını icra müdürlüğüne yapması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III....
İcra Müdürlüğünün 2012/133 esas sayılı takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1817 Esas sayılı dosyasındaki takibin, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 19.12.2011 tarih ve 2010/297 - 2011/320 sayılı kararı ile iptal edilmesinden ve kararın kesinleşmesinden sonra, şikayete konu ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/133 esas sayılı takibin başlatılmış olması karşısında, anılan takibin mükerrer olduğundan söz edilemez. O halde, mahkemece, borçlunun diğer itiraz ve şikayetlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takibin mükerrer olduğu gerekçesi ile iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İlama aykırı olarak aleyhlerinde takip başlatıldığını belirtip Mahkemece, ilama aykırı takip yapılması nedeniyle icra emrinin iptaline karar verilmiş şikayetçi Sancaktepe Belediye vekili takibin de iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmü temyiz etmiştir. Mahkemece, ilamın takip konusu edilen bölümünde şikayetçi Belediye aleyhinde hüküm bulunmadığı bu nedenle borçlu sıfatının bulunmadığı nazara alınarak takibin tümden iptali yerine sadece icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı için kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ...1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.2013 tarih ve 2013/804 Esas 2013/629 Karar sayılı ilamı hüküm bölümünün 1 numaralı bendinin karar metninden çıkartılmasına, yerine '' şikayetin kabulü ile ...1....
İcra takibine konu ödeme emrinin usulsüz olduğuna yönelik itirazın icra hukuk mahkemesinin kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf talebinin de reddedilerek ödeme emrinin kesinleştiği, takibin devamına karar verildiği davacının beyanından anlaşılmış olmakla davacının dava açmakta hukuki yararı kalmamıştır. Davacı vekilinin, itirazın iptali davası açmadan önce, tartışmalı olan ödeme emrinin hukuki durumunu bekleyerek, ödeme emrinin iptali halinde yeni bir ödeme emri tebliği ile itiraz halinde huzurdaki davayı açması veya ödeme emrinin usulüne uygun olduğunun belirlenmesi halinde zaten itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağından hukuki süreci beklemeden dava açmasına davalının sebebiyet verdiği kabul edilemeyeceğinden davanın reddi ile yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE, Alınması gerekli 80,70....
A.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir ödeme emrinin bulunmadığını, davaya konu ödeme emrinin iptali için ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de ödeme emrinin iptal edildiğini ileri sürmüştür. İcra dosyasında ise ... İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2015 tarih ve 2015/19 Esas sayılı yazıları ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle alacaklının takibin devamına dair talebinin reddedildiği görülmüştür. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması ve usulüne uygun ödeme emrinin düzenlenmesi ön şart olup, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği savunulduğuna göre mahkemece, ......
Esas sayılı dosyasına yapılan borçlu itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız yere itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 19.10.2020 tarihli takibe itiraz dilekçesinde; davalı müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle borca ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 2004 sayılı İİK 67.maddesine göre açılan ve faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir. Dava, İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davalarında dava koşullarından birisi de usulüne uygun itirazın bulunmasıdır....
Şöyle ki, 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu'nun 76. maddesinde mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280). Cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur. Bu durumda, icra emrinin asile tebliğ işlemi usulsüz olmayıp, vekile de tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliği söz konusudur. Takibin kesinleştirilmesi için takip talebine ve ilama uygun icra emrinin borçlunun ilamda yazılı olan vekiline tebliği gereklidir. O halde, mahkemece, icra emrinin vekile de tebliği suretiyle eksikliğin ikmali yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi doğru bulunmamıştır....


