Şikayetçi ... 01.07.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda; aynı alacak için icra müdürlüğünün 2012/2023 Esas no'lu takip dosyasından da hakkında ilamsız takibe geçildiğini, borç sebebi, miktar ve gösterilen gerekçelerin aynı olduğunu, 2012/2023 Esas takip dosyasına yapılan itiraz neticesi takibin durduğu ve alacaklının itirazın iptali için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, bu mahkemece 2013/12 E. ve 2014/7 K. sayılı 02.01.2014 tarihinde verilen karar ile itirazın iptali davasının reddine ve takibin iptaline karar verildiğini, her iki dosyanın hesap kat işlemi aynı olup süreler göz önünde bulundurulduğunda hesap kat işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptaline ve satışın durdurulmasına karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, şikayet kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiş, hüküm, alacaklı banka tarafından temyiz edilmiştir. ......
İİK.nun 58/1. maddesi uyarınca takip talebinde alacaklının yerleşim yeri ve vergi numarasının mevcut olması gerekir Somut olayda; her ne kadar takip talebinde alacaklının adresi ve vergi numarasının bulunmadığı görülmekte ise de; takip talebine ekli vekaletnamede alacaklının yerleşim yeri adresinin ve vergi numarasının bulunması nedeniyle İİK.nun 58/1'deki koşulun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Kaldı ki, bu eksikliklerin her zaman tamamlanması mümkün olup, takibin ve ödeme emrinin iptali gerekmez (Prof. Dr. Baki Kuru, İİK. El Kitabı 2.Baskı sf:197). O halde mahkemece borçlunun takip talebi ve ödeme emrinde alacaklının adresi ve vergi numarasının bulanmadığından takibin iptali yönündeki şikayetinin reddi gerekirken yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....
Hukuk Dairesinin 28.03.2018 tarih ve 2017/2828 E. - 2018/745 K. sayılı karar ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. İİK’nın 32. maddesi aynen; “Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24. maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir...” hükmünü içermektedir. İcra dairesine ilam niteliğindeki belge verilmeden borçluya icra emri tebliğ edilmesi İİK’nın 32. maddesi hükmüne aykırı olduğundan mahkemece açıklanan nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kısmen kabulü ile ......
Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarih ve 2017/2883 E. - 2018/831 K. sayılı karar ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. İİK’nın 32. maddesi aynen; “Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24. maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir...” hükmünü içermektedir. İcra dairesine ilam niteliğindeki belge verilmeden borçluya icra emri tebliğ edilmesi İİK’nın 32. maddesi hükmüne aykırı olduğundan mahkemece açıklanan nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kısmen kabulü ile ......
Hukuk Dairesinin 09.03.2018 tarih ve 2017/2854 E. - 2018/553 K. sayılı karar ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. İİK’nın 32. maddesi aynen; “Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24. maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir...” hükmünü içermektedir. İcra dairesine ilam niteliğindeki belge verilmeden borçluya icra emri tebliğ edilmesi İİK’nın 32. maddesi hükmüne aykırı olduğundan mahkemece açıklanan nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kısmen kabulü ile ......
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; borçlu vekiline icra emrinin 23.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın iptali davası neticesinde verilen 125.000,00 TL asıl alacağa ilişkin olarak takibin devamına karar verildiği, bu alacak kalemine ilişkin olarak yeniden icra emrinin gönderilmesinin borçluya yeniden itiraz hakkı vermeyeceği ve haciz işlemine engel bir durum bulunmamakta ise de İcra Dairesi'nce haczin tüm alacak kalemleri için kesinleştirildiği, bu durumun 29.11.2021 tarihli 1. Haciz ihbarnamesinde borç miktarının 210.397,14 TL olarak, 26.11.2021 tarihli 1....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçluların icra emrinin ilama uygun düzenlenmediğinden bahisle takibin ve icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; ... l.İcra Mahkemesinin 2016/327 E - 2016/283 K. sayılı kararı ile "T- Davanın kabulü ile ... 1. İcra müdürlüğünün 2016/4794 sayılı dosyada icra emrinin ... Palet Ambalaj ve Orman Ürünleri ... ve ortakları ile ... ve ... adına yeniden düzenlenmesine ve borçlu şirket vekiline icra emrinin tebliğine," karar verildiği, borçlular tarafından, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ......
İ.İ.K'nın 33. maddesi gereği, borçlu icra emrinin tebliği üzerine 7 gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak, borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası, yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin ödeme itirazı olup; itiraz, İİK'nın 33/l. maddesi uyarınca 7 günlük süre içerisinde yapılmış olduğundan, mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takibe dayanak ilamın bozulduğu gerekçesi ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Dava, İİK'nun 67/1. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, davanın temelini oluşturan ilamsız icra takibinde alacaklı ... tarafından borçlu ........'den alacak talebinde bulunulmuş, adı geçen borçluya çıkarılan ödeme emrinin tebliğine rağmen 7 gün içinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. İtirazın iptali davasının koşullarından biri borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağlamasıdır. Takip kesinleştikten sonra itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Somut olayda takibin kesinleşmesinden sonra takip borçlusunun ölmüş olması kesinleşen takibin mirasçılarına bildirilerek miras red edilmedikçe mirasçılar aleyhine yürütülmesi sonucunu doğurur. Süresinde itiraz edilmediğinden kesinleşmiş bir takipte sonradan borçlunun ölmesi halinde mirasçılarına yeniden ödeme emri çıkarılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır....
Avukatlık adi ortaklığı ortakları başlığı altında adi ortaklığı oluşturan tüm ortakların ayrı ayrı gösterilmediği, icra emrinin de bu takip talebine göre sadece ... hakkında düzenlendiği görülmektedir. Bu şekilde başlatılan takip geçerli bir takip değildir. O halde mahkemece, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde icra emrinin iptali ile yetinilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....


