WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Zira, tahsil edilmesi istenen alacak, kamu alacağı niteliğinde imtiyazlı olup sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsili sağlanmak istenmektedir. 6183 sayılı Kanunda, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine koşut bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, Yasada öngörülen 7 günlük itiraz süresini geçiren kamu alacağı borçlusu, aynı konuda yeni bir menfi tespit, istirdat davası açamayacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/21-198 Esas, 249 Karar sayılı Kararı). Öte yandan; 6100 sayılı HMK.' nın Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi başlığını taşıyan bölümünün; Kapsamı ve sayısı başlıklı 176. maddesine göre, "Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." Islahın zamanı ve şekli başlıklı 177. maddesine göre, "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir....

Mahkemece, takipte taraf olmayan davacı üçüncü kişi şirketin memur muamelesine yönelik şikayet başvurusunda bulunamayacağı, 16.07.2013 tarihli haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, bu durumda İcra Müdürlüğünce İİK'nin 97. maddesi uyarınca işlem yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, istihkak iddiasına konu malların aynı takip dosyasında aynı adreste 05.02.2009 tarihinde haczedildiği, haciz esnasında borçlu şirket yetkilisinin hazır olduğu, davacı üçüncü kişi şirket temsilcisinin de haciz mahallinde hazır olduğu, binayı satın aldıklarını, içindeki eşyaları da borçlu şirketten devraldıklarına ilişkin beyanda bulunduğu, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, borçlu ile davacı üçüncü kişi arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliği taşıdığından, İİK'nin 44. ve BK'nin 179. maddelerinin uygulanması gerektiği, anılan maddede öngörülen koşulların da yerine getirildiğinin ispatlanamadığı, borçlu şirket ve davacı 3. kişi şirket arasında yapılan...

İcra Müdürlüğünün 2014/4391 sayılı doyasından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, 15/07/2014 tarihli karar ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklı vekili tarafından, bu karar, icra dosyasına sunularak borçlulara dayanak belgeler eklenmek suretiyle yeniden ödeme emri tebliğ edilmesi talep edilmiş ise de icra doyasından borçlulara yeniden ödeme emri tebliğ edilmemiş, verilen 29/08/2014 tarihli karar ile borçluların itiraz tarihlerinin öğrenme ve tebliğ tarihi sayılmasına karar verilmekle yetinilmiştir. İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takip bulunması ve süresinde geçerli itiraz bulunması dava önşartlarındandır....

İş Mahkemesince verilen 24/05/2016 gün ve 615/252 sayılı kararın miktar itibariyle reddine ilişkin Dairemizin 21/09/2016 gün ve 12894/11296 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Talep maddi hatanın düzeltilmesine ilişkindir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinin son fıkrası hükmüne göre iş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır. Ödeme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptali talep ve dava edilmiş olup, mahkemece 7 günlük hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile dava ret edilmiştir....

Davalı vekilinin kbul gören temyiz itirazına gelince; İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında alacaklının kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, icra takibi davacı aleyhine başlatılmamıştır. Davalı şirket, dava dışı kişiler aleyhine 18.09.2006 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış, takip borçlusu ... ile huzurdaki davanın davacısı olan ...'...

Davalı vekilinin kabul gören temyiz itirazına gelince; İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında alacaklının kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, icra takibi davacı aleyhine başlatılmamıştır. Davalı şirket, dava dışı kişiler aleyhine 18.09.2006 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış, takip borçlusu ... ile huzurdaki davanın davacısı olan ...'...

Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasa'nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....

emrinin aşağıdaki şekilde düzeltilmesi gerektiği; Takip talebinde borçludan; 3.818,00 TL Fatura Alacağı 345,19 TL İşlemiş Faiz (Ticari Temerrüt Faizi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte borçlunun ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ve usulsüz tebligattan 03/12/2015 tarihinde haberdar olduğunu belirterek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle usulsüz tebligatın iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun (6099 sayılı kanun ile yapılan değişiklik öncesi) 35/son maddesi hükmüne göre; "...kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ticaret sicillerine..." bildirilen adreslere...

UYAP Entegrasyonu