"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 08.12.2016 gün ve 2016/20978 Esas, 2016/16758 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emrinin borçlunun hastanede yattığı ve ikametgahında kimsenin bulunmadığı esnada 22.10.2015'te tebliğ edildiğini, ödeme emrinden 28.12.2015 tarihinde haberdar olduğunu beyanla borca itirazda bulunulduğu, mahkemece, tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 28.12.2015 olarak düzeltilmesi ve borca itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ALACAKLILAR : ..., ......
Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olduğu nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğinde olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Borçlu tarafından icra mahkemesine sunulan 23.7.2015 tarihli şikayet dilekçesinde, takipten haberdar olma tarihi olarak 15.07.2015 tarihinin bildirilmiş olduğu gözetildiğinde, 23.07.2015 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet, yasal yedi günlük süreden sonradır. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir....
Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas - 1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre borçlunun icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması da zorunludur. Somut olayda, borçlunun, şikayet dilekçesinde ödeme emri tebliğ işleminden 22.05.2014 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği ve icra dosyasına da 26.05.2014 tarihinde itiraz ettiği görülmektedir. Bu durumda borçlu usulsüz tebliğ işlemini 22.05.2014 tarihinde öğrendiğine göre, 08.07.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olup, mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmek suretiyle başvurunun esası incelenerek kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Borçlunun inkar tazminatına ve diğer husulara ilişin itirazı, alacaklınında, ilama aykırı olarak faizin eksik hesap edildiği yönünden şikayeti üzerine, dosyalar birleştirilmiş bilirkişi vasıtasıyla ilama göre talep edilebilecek icra inkar tazminatının 9.194,82 TL ve faiz miktarlarının ise 41.348,47 TL olduğu tesbit edilmiş ve buna göre icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Mahkeme kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce temyiz itirazlarının kabulü ile talebe uygun düzenlenen icra emrinde faiz olarak 24.998,36 TL istendiği halde, mahkemece bu talebi aşar şekilde icra emrindeki faiz miktarının 41.348,47 TL olarak düzeltilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak, karar borçlu yararına bozulmuştur. Alacaklı vekili kararının bu kısmının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Dairemiz kararının bu kısmının düzeltilmesi isteminde bulunmuştur....
Esas sayılı dosyasından 16.10.2020 tarihinde takip başlatıldığı; takipte takip öncesi talep edilen 2.933,63 faizde 284,87 TL fazlalık bulunduğu, talep edilebilir faiz miktarının 2.648,76 TL olduğu: bu nedenle 17.187,40 TL asıl alacak + 2.648,76 TL işlemiş faizi ile birlikte 19.836,16 TL olarak takip miktarının ve ödeme emrinin düzeltilmesi gerekeceği; Dava tarihi itibariyle 5.215 TL asıl alacak bakiyesi, 555,79 TL işlemiş faizi olmak üzere cem'an 5.770,79 TL ödenmesi gereken borç bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime elverişli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, ticari satıma dayalı (açık hesap usulü) cari hesaptan ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....
İcra Müdürlüğünün 2011/5259 sayılı dosyası ile, 100.000.TL'lik senedi ise Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2737 sayılı dosyası ile icra takibine koyduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; katılanın bedelsiz kaldığını iddia ettiği senetlerin tahsiline yönelik başlatılan icra takiplerinin ödeme emrinin tebliğ tarihleri olan 18/07/2011 ve 13/04/2012 tarihlerinde bu durumu öğrendiği, bu tarihlerden itibaren katılanın 6 aylık yasal şikayet süresi geçmesinden sonra 05/12/2012 tarihinde şikayette bulunduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır....
İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09.02.2016 tarih ve 2014/1779 E.-2016/105 K. sayılı kararının hüküm bölümünün ödeme emrinin iptaline ilişkin 2. bendinin tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/4863 sayılı dosyası ile icra takibine koyduğu ve akabinde katılanın maaşına haciz konulduğu, sanığın bu şekilde bedelsiz senedi kullanma suçu işlediği iddia olunan somut olayda; Sanığa yüklenen suçun takibi şikayete bağlı olup, 5237 sayılı TCK'nın 73. maddesi uyarınca altı aylık şikayet süresinin zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikayet hakkı olan kişinin fiil ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağı, suça konu senede dayalı olarak 29/04/2014 tarihinde başlatılan icra takip dosyasında ödeme emrinin katılana 02/05/2014 tarihinde bizzat usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu itibarla katılanın en geç tebliğ tarihinde olaydan haberdar olduğunun kabulü gerektiği dikkate alınarak, katılanın 6 aylık yasal süre geçtikten sonra 13/05/2015 tarihinde şikayette bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 73/1-2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca süresinde şikayette bulunulmaması nedeniyle kamu davasının düşmesine ilişkin mahkemenin...


