Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: “ödeme emrinin 13.11.2012’de haciz adresinde borçluya tebliğ edildiği, davacı üçüncü kişinin borçlunun haciz adresindeki çalışmasına 04.10.2012’de son verdiğini beyan etse de haciz mahallinde 06.12.2012–15.12.2012 arasında borçlu adına düzenlenmiş 6 adet faturanın bulunduğu, İcra müdürlüğü tarafından haczin İİK’nun 96, 97. maddeleri uyarınca yapılmış sayılmasına yönelik kararın yerinde olduğu“ gerekçesi ile şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu, haczin İİK’nnu 96, 97. maddelerine göre yapılmış sayılmasına yönelik “şikâyet” başvurusu niteliğindedir. Üçüncü kişi şirket adına icra dosyasına yapılan istihkak iddiası üzerine yasal prosedürün uygulanması kararlaştırılmış, ancak alacaklı tarafın istihkak iddiasına karşı tutumu henüz icra dosyasına yansımamıştır. Bunun sonucuna göre üçüncü kişinin istihkak davası açması mümkündür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurarak tebligat usulsüzlüğü şikayetinde ve yetki itirazında bulunduğu, mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararın temyizi üzerine Dairemizin 04/5/2016 tarihli 2016/391 Esas-2017/13271 Karar sayılı ilamı ile; tebligat usulsüz olduğundan tebliğ tarihinin borçlunun ödeme emrinden haberdar olduğunu bildirdiği 02.09.2015 olarak düzeltilmesi ile düzeltme tarihine göre süresinde yapılan yetki itirazının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 22.04.2014 tarih ve 2014/9501-11896 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, örnek 7 ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep ettiği, Mahkemece istemin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır....
İcra Müdürlüğünün 2014/5500 E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emri tarafına tebliğ edilmeden takibe konu kira borcunu davalının banka hesabına ödediğini, kira borcunun ödendiğinin davalı tarafça icra dosyasına ve mahkemeye bildirilmediğini, tahliye davası açıldığını ve tahliye tehdidi altında olduğunu belirterek, icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, dava değerinin %20'si oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; davacı hakkında ödenmeyen kira borçlarının tahsili amacıyla 16/09/2014 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin 29/09/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibi başlatıldıktan sonra davacının davalının banka hesabına 5.000,00 TL ödediğini, ancak davalının alacağın ferilerinden sorumlu olduğunu ve icra takibine sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu olan ...2....
Asıl dava; kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi, birleşen dava; ödeme emrinin usulsüzlüğü şikayeti istemine ilişkindir. 1.Yerel mahkeme hükmünde, birleşen davada davacı ... yönünden, tebliğ usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile ödeme emrinin öğrenme tarihinin 19.04.2016 tarihi olarak sayılmasına karar verilmiş, bu hüküm davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmemiş olup, birleşen dava davacısı ... yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur....
İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece borçlu kooperatifin ticaret sicilindeki adresinin "... mah. ... Sk. No... .../..." olduğu, ödeme emrinin ise "... Sk. No.... ../..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve TK. 21. maddesi gereğince mahalle muhtarına teslim edildiği, borçlunun ticaret sicilindeki adresi yerine başka adrese yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır....
Borçlunun seçilen takip şekline göre öğrenme üzerine süresinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği de görülmektedir. Bu nedenle şikayet dilekçesinde yazılı 13.9.2004 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edilmiş sayılmasına karar verilmesi ve tebliğ tarihinin bu şekilde düzeltilmesi gerekirken şikayetin reddi isabetsizdir. (HGK; nun 29.12.1993 tarih ve 1993/18-778 E, 1993/876 K.). Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle IİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davacı vekili, davalıya fatura karşılığı malların satılarak teslim edilmiş ise de bedelinin ödenmediğini, müvekkilince aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. İcra dosyasına sunulan 18.08.2004 tarihli itiraz dilekçesinde itiraz eden vekilleri icra takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilen şirket ile müvekkil şirketin aynı şirket olmadığını, takibe konu edilen faturayla müvekkil şirketin ilgisi bulunmadığını, ödeme emrinin yanlışlıkla müvekkil şirkete tebliğe gönderildiğini belirterek itiraz etmişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma HÜKÜM : TCK’nın 156/1, 62, 52/4 ve 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak, suça konu senetlerin icra takibine konulduğu 03/09/2014 tarihi yerine, şikayet tarihi olan 21/05/2015 tarihi yazılmış ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, ilamlı icra takibinin brüt tutarlar üzerinden başlatıldığını faizinin de o brüt tutarlar üzerinden hesaplanması nedeniyle fazla talep bulunduğunu, kıdem tazminatı için talep edilen faizin olması gerekenden yüksek olduğunu, bu nedenle icra emrinin iptalini talep etmiştir....


