WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan vekili, sıra cetveline konu üç icra takibinin de ihtiyati haciz Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11075 E. sayılı icra dosyasında alacaklı şikayet olunan vekilince, alacak miktarında hata yapılması nedeniyle takip tutarından daha az miktarda düzeltilmesi talebi nedeniyle yeniden ödeme emri tebliğinin gerekmediği, sıra cetveline konu üç icra takibinin de ihtiyati haciz kararına dayandığı, ihtiyati hacizlerin süresi içinde infaz edildiği ve icra takibi başlatıldığı, haciz ihbarnamelerinin üçüncü kişi ...'ye, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/10935 E. sayılı dosyasında, 20.09.2013 tarihinde, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11028 E. ve ... 17....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2019 tarih 2015/134 E. 2019/402 K. sayılı ilamı ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği, alacaklının talebiyle borçluya örnek 4-5 icra emri gönderildiği, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamda iki davalı olmasına rağmen sadece kendisine karşı takip başlatıldığını, alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmesine rağmen diğer borçlu aleyhine hükmedilen alacak kalemlerinin de kendisinden istendiğini, icra emrinin ilama uygun olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile mahkemece yapılan hesaplama doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, alacaklının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmektedir. Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra takibi olduğu yerde durur....

Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olduğu nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğinde olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Somut olayda; takip dosyası incelendiğinde,borçluya 103 davetiyesinin 17.03.2015 tarihinde bizzat kendisine tebliğ ediliği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda ise öğrenme tarihini 25.03.2015 tarihi olarak bildirdiği görülmektedir....

Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile yapılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalının icra inkar tazminatına ilişkin temyizine gelince; Davacı tarafından 27.08.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde sadece kiralananın tahliyesi talep edilmiş olup, alacak talebinde bulunulmamıştır. Takip talebinde alacak isteminde bulunulmadığı halde, takip konusu alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....

Davacı tarafından, haksahibi konumundaki davalıya yersiz olarak ödenen aylıkların tahsili amacıyla İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, davalıya ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğinin ardından, davalının süresinde verdiği itiraz dilekçesinde yöntemine uygun biçimde İcra Dairesi’nin yetkisine ve borca itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. İlâmsız icra takibinde takip borçlusunun yetkiye ve borca birlikte itirazı nedeniyle takibin durması ve takip alacaklısının takibin devamını sağlamak üzere İcra İflas Kanununun 68 ve 69’uncu maddelerine göre icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek yerine, aynı Kanunun 67’nci maddesi gereğince mahkemeye başvurarak itirazın iptalini istemesi durumunda, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı İcra hukuk mahkemesinin yerine geçerek İcra İflas Kanunu 50’nci maddesi hükmü çevresinde inceleyerek sonuçlandırması gerekmektedir....

İcra Müdürlüğünün 2013/5465 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, davalıya ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğinin ardından, davalının süresinde verdiği itiraz dilekçesinde yöntemine uygun biçimde Manisa İcra Dairesi’nin yetkisine ve borca itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. İlamsız icra takibinde takip borçlusunun yetkiye ve borca birlikte itirazı nedeniyle takibin durması ve takip alacaklısının takibin devamını sağlamak üzere İcra İflas Kanununun 68 ve 69’uncu maddelerine göre icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek yerine, aynı Kanunun 67’nci maddesi gereğince mahkemeye başvurarak itirazın iptalini istemesi durumunda, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı İcra hukuk mahkemesinin yerine geçerek İcra İflas Kanunu 50’nci maddesi hükmü çevresinde inceleyerek sonuçlandırması gerekmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 20.03.2017 gün ve 2015/2962 Esas, 2017/3874 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili ve davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Borçlu ... Otomotiv Tic. ve San....

Club üyeliğine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan üyelik aidatların tahsili için genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, şikayetçi ...Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi vekili icra mahkemesine başvurusunda; muhatabı takip borçlusu şirket olan tebligat zarfı üzerinde şikayetçi şirket adresinin yazılı olması nedeni ile şirket çalışanı tarafından sehven kabul edildiğini, bilahare tebligat evrakını icra dairesine iade ettiklerini, müvekkili şirket ile bu dosyanın muhatabı olan "...Office"nin birbirinden farklı ve bağımsız tüzel kişilikler olduğunu, müvekkilinin güncel adresinin tebligat yapılan adres olup, bu unvanı taşıyan tüzel kişilikle ilgisi bulunmadığını, "...."...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, şikayetçi borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile hacizlerin kaldırılmasını istediği, mahkemece, şikayetin reddine hükmedildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır....

Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun .../.... maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren ... günlük sürede yapılması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/...-258 E., 91/344 K. sayılı kararı). Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmiş olması, takibin iptali nedeni olamaz. Yukarıda da belirtildiği üzere, bu durumda tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekir. Somut olayda, takibe konu bononun kambiyo vasfında olduğu görülmektedir. Ödeme emri tebliğ işlemi ise; "muhatap hazır bulunmadığından sürekli yanında çalıştığını beyan eden çalışanı ... imzasına tebliğ edildi" şerhi ile alacaklıya yapılmış olup, bu durumda, borçluya yapılan tebliğ işlemi hasma tebliğ yasağına ilişkin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür....

UYAP Entegrasyonu