WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

(Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun .../.... maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/...-258 E., 1991/344 K.). Buna göre somut olayda her ne kadar borçluya yapılan tebligat usulsüz ise de, borçlu vekili, öğrenme tarihi olarak 04.....2015 tarihini bildirmiş olup, ........2015 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet yasal yedi günlük süreden sonradır. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Borçlu vekili, öğrenme tarihi olarak 03.02.2015 tarihini bildirmiş olup, 11.02.2015 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet, yasal yedi günlük süreden sonradır. Bu durumda mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir....

Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması "şikayet" niteliğinde olup, İİK'nun 16/l. maddesi gereğince şikayetin, işlemi öğrenme tarihinden itibaren (7) günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas-1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre borçlunun, icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması da zorunludur. Somut olayda, borçlu, 11.06.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda, icra takibinden 23.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun, ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve anılan tebligattan 25.11.2014 tarihinde haberdar olduğunu iddia ederek, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte takibin kesinleşmesinden önceki döneme ait zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, borçlu adına çıkarılan örnek 10 numaralı ödeme emrinin ''muhatabın yazılı adresine gidildi, adreste ikamet etmesine rağmen yazılı adresin o an kapalı olması nedeni ile komşusu ... Soruldu....

Ancak davalı davaya dayanak icra dosyasına sunduğu 03.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, usulsüz tebligata dayalı ödeme emrinin 28.07.2015 tarihinde öğrenildiğini, ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin ... ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/582 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu belirtmiş, icra dosyası içerisinde bulunan ... ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.08.2015 tarih ve 2015/582 Esas 2015/636 Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebliğ tarihinin 28.07.2015 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, bu kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 11.04.2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı tahliye istemli olarak davayı 20.05.2015 tarihinde açmıştır....

HUMK.nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.250 YTL.yı geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2-Davacı tarafın yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece verilen kararda gecikme tazminatının başlangıcının ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 14.01.2008 tarihinden başlatılmış olması gerekirken, hükümde 14.11.2005 tarihinden başlatılmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının B bendindeki "14.11.2005’ tarihinin ’14.01.2005’ olarak düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 06.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Tekstil Ltd.Şti ile davalı 3.kişi ... ve borçlu ... arasındaki dava hakkında ... 1.İcra Mahkemesinden verilen 19.06.2012 gün ve 2011/447 Esas ve 2012/266 Karar sayılı hüküm, Dairemizin 06.02.2014 gün ve 2012/11356 Esas-2014/1196 sayılı kararı ile onanmış, süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve haciz adresinin takip dayanağı bonoda gösterilen ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olup davalı 3.kişi haciz sırasında işyerine orçludan devir aldığını belirttmiş bulunmasına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK'nin)nun geçici 3.maddesi 2.fıkrası delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HUMK’nın)nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 228,00 TL para cezasının davalı 3....

AŞ, ... alarındaki dava hakkında Şişli 4.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 24.3.2009 gün ve 2007/1658-2009/343 sayılı hükmün Dairenin 17.3.2011 gün ve 2010/8261-2011/2326 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı alacaklı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve borçlunun takip ve ödeme emrinin tebliğ edildiği, 20.09.2007 tarihli 1.haczin yapıldığı adres haciz adresinden farklı olup, 31.10.2007 tarihli vergi idaresi tutanağında haciz adresinin borçluyla ilgisinin saptanamadığının da belirtilmiş bulunmasına göre 6100 sayılı yeni HMK’nun geçici 3.maddesi 2.Fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 185,00 TL para cezasının davalı alacaklıdan alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. O halde mahkemece, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edildiğine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....

Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, bilirkişinin icra dosyasına, bilimsel verilere ve dosyaya toplanan delillere uygun denetime elverişli raporu doğrultusunda, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davalının itirazının 14.119 TL asıl alacak, 5.527,16 TL işlemiş faiz toplamı 19.646,16 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, 09.02.2016 tarihli mahkeme kararının davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 26.09.2018 tarih ve E., 2018/11963 K.2018/16292 sayılı ilamı ile; “İİK’nin 269.maddesinde ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür....

UYAP Entegrasyonu