WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İcra emrinde belirtilen 150.000,00 TL maddi tazminat, ödeme emrinde belirtilen asıl alacaktan (150.000,00 TL) farklı bir alacak olup karıştırılmaması gerekmektedir. İtirazın iptali kararı incelendiğinde birleşen dosyada; itiraz edilen ödeme emrindeki alacak kalemlerinden farklı alacakların da hüküm altına alındığı görülmektedir. Bu durumda hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna bakıldığında; ödeme emrindeki 150.000,00 TL'nin faizinin hesaplandığı ancak şikayet konusu yapılan icra emrindeki faize ilişkin hesaplama yapılmadığı görülmektedir. İcra emrinin dayanağı olan ilamda hükmedilen maddi tazminatın 31/03/2009 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıya verilmesine karar verilmiş olup, buna ilişkin faiz başlangıç tarihi itibarıyla yanlış hesaplanmıştır. Ayrıca ödeme emrinde istendiği halde icra emrinde 5.850,00 TL faiz alacağının tekrar istenmesi hatalıdır ve bu alacak kalemi yönünden icra emrinin iptali gerekir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluya hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle İİK'nın 150/ı maddesine göre icra emri gönderilemeyeceği, bu hususun icra emrinin iptalini gerektirdiği, takibin iptali kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, ... 9. İcra Müdürlüğünün 2018/5426 Esas sayılı takip dosyasında davacı yönünden icra emrinin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B....

Mahkemece şikayetin kısmen kabul edilerek icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarih ve 2015/211 E. 2015/317 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 1. bendinde yazılı "takibin İPTALİNE" sözcüklerinin karar metninden çıkarılarak, yerine "icra emrinin İPTALİNE" sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK.nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Müdürlüğünün 2011/632 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra davalının 28/02/2011 tarihinde ve haricen bankaya kısmi bir ödeme yaptığını, akabinde ise davalının Elazığ İcra Hukuk Mahkemesi’ne takibin iptali davası açtığını ve yapılan yargılama sonunda ise icra emrinin iptaline dair karar verildiğini, icra emrinin iptali kararının kesinleşmesi üzerine 28/02/2014 tarihinde davalı borçluya talepleri üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ödeme emri gönderildiğini ancak davalının başlatılan bu takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı bankaya borcunu peşin olarak ve fazla faizi ile ödemek zorunda kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir....

İcra Müdürlüğü’nün 2015/17164 Esas sayılı dosyasından mükerrer olarak icra emri gönderildiğini, bunun yanında hakem heyeti kararının itirazın iptali davasına ilişkin karar mahiyetinde olmadığından hükmedilen kalemlerin ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/9496 Esas sayılı dosyasından talep edilemeyeceğini, icra emrinde belirtilen asıl alacak ve fer’ilerini kabul etmediklerini kaldı ki hakem heyetinde olmayan bazı kalemlerin icra emri ile talep edildiğini belirterek, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/9496 Esas sayılı dosyasından gönderilen icra emrinin iptali talebinde bulunmuştur. Birleşen ... 7. İcra Mahkemesi’nin 2015/918 Esas sayılı şikayet dosyasında; (Birleşen ... 7. İcra Mahkemesi’nin 2015/919 Esas sayılı dosyasında şikayet dilekçesinde belirtilen gerekçelerle) ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/17164 Esas sayılı dosyasından gönderilen icra emrinin iptalini talep etmiştir....

Mahkemece şikayetin kısmen kabul edilerek icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçluların icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu,itirazın reddine ilişkin ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, ...Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf incelemesine konu edilen kararın istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı miktar yönünden kesin nitelikte bulunduğu gerekçesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 363. ve 365. maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, borçluların temyiz talebinde bulunması üzerine ... 1....

İcra Dairesinin 2011/220 Talimat sayılı dosyasına yazılan 29.08.2013 tarihli müzekkere ile yatırılması gereken vergiler yatırılmış ise, ihale alıcısına tapu tescilinin verilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığının bildirildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, takibe dayanak ilam bozulduğundan İİK'nun 40. maddesi gereğince takibin durdurulduğunu, buna rağmen ihale alıcısına tescile izin verildiğini ileri sürerek, memur muamelesini şikayet ettiği, mahkemece icra emrinin iptali, ihalenin feshi gibi davalar ile hukuki yarar elde edebileceği bir konuda yasal süreler geçtikten sonra şikayete geldiğinden, hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin usulden reddine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda ihale usulüne uygun olarak yapılıp kesinleşmiştir. İhale kesinleştiğine ve ihalenin feshine karar verilmedikçe ihalenin sonuçları ortadan kalkmayacağına göre, tescil için izin verilmesinde usul ve yasaya uymayan bir yön yoktur....

Bu durumda, icra emrinin tebliğ tarihi olan 26.02.2020 tarihinden itibaren 1 yıl içinde geçerli bir satış talebi bulunmadığından takip düşmüş olup, düşen takipte ihale yapılamayacağından şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Kabule göre de; İİK'nın 363/4. maddesi uyarınca, istinaf satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. Buna göre, takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen İcra Mahkemesi kararları hakkında ihale tarihi itibariyle yargı yoluna başvurulmuşsa ihale yapılamaz. Bu husus mahkemece de re'sen dikkate alınmalıdır. Somut olayda, şikayetçi borçlu ile aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunan dava dışı asıl borçlunun takibe yönelik olarak icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği, ipotek limitinin aşıldığı, ilamlı takip yapılamayacağı, takibin ve icra emrinin iptali gerektiği yönündeki şikayetleri üzerine Ankara 4....

Bu durumda, alacaklının, borçlulara takip öncesi ihbarda bulunması zorunluyken, ihbar olmaksızın, borçlular aleyhine ipoteğe dayalı ilamlı takip başlatılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, borçlular tarafından bu konuda süresiz şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurularak icra emrinin iptali istenebilir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6....

UYAP Entegrasyonu