İİK'nun 38. maddesindeki mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarına havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ve icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir." hükümlerini içerdiğinden, yasanın aradığı şekil koşullarını taşıyan dayanak belgeler genel mahkemelerce iptal edilmedikçe ilamlı takibe konu edilebilirler. Açıklanan bu nedenle Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra emrinin iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R 1- Kararı, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması için temyiz eden davacı borçlular vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; İİK'nun 4949 sayılı Kanun'la Değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı Kanun'un Ek 1. maddesinin 1.fıkrası uyarınca 01.01.2012 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığından uyuşmazlık konusu değerin 4.870,00 TL'yi geçmediği anlaşıldığından Mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur....
Bu nedenle hesap özetine itiraz edilmesi halinde, gönderilen icra emrinin iptaline karar verilemez. Ancak madde hükmü gereğince icra mahkemesince inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilir. Somut olayda ise; borçlu yasal süresi içinde hesap özetine itiraz ettiğine göre mahkemece bilirkişi aracılığı ile İİK.nun 68/b madde koşullarında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan madde hükümlerine aykırı biçimde eksik inceleme ile karar verildiği gibi, icra mahkemesine başvurusunda borçlu tarafından icra emrinin iptali istendiği halde talep aşılarak takibin iptaline karar verilmesi de isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu tarafın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, müvekkili şirket aleyhine ...3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5887 Esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, takibe konu edilen ilamın bozulduğunu, yeni verilen hükümdeki alacak miktarının dosyadaki teminat mektubu ile fazlasıyla karşıladığını, bu nedenle yeni hüküm nedeniyle gönderilen icra emrinin iptali gerektiğini belirterek 29/08/2013 tarihli ikinci icra emrinin iptaline karar verilmesini, ayrıca ikinci icra emrinde yıllık % 19 oranında faiz istendiğini yasal faiz oranının % 9 olduğunu belirterek faiz oranının düzeltilmesini talep etmiştir....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki takibin ve icra emrinin iptali istemine ilişkin şikayet dolayısıyla yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ve şikayetçi aleyhine asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabulüne, şikayetçi borçlu yönünden icra emrinin iptaline, takibin iptali talebinin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı ve para cezası isteminin reddine karar verilmiştir....
yoluyla ilamlı icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır....
Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; Dairemizin 22.04.2015 tarih ve 2015/954 E. 2015/11065 K. sayılı bozma ilamında açıklandığı üzere alacağın varlığı ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takipte, icra emrinin iptali yerine takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile .......
. - K A R A R - Davacı vekili, davalı tarafından davacının oğlu ... aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlunun evinde haciz işlemi yapıldığını öğrenen müvekkiline, alacaklı vekilinin oğluna kefil olması gerektiği, aksi takdirde ev eşyalarının tamamının götürüleceğinin beyan edildiğini, müvekkilinin haciz işleminin psikolojik etkisi ve alacaklı vekilinin baskısı ile bu teklifi kabul ettiği ancak kefil olunan miktarın kendisine bildirilmediği, bu hususta aydınlatılmadığını, haciz tutanağında müvekkilinin kefil olarak sorumlu olduğu miktarın açıkça yazılmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu iddia ederek geçersiz kefalet sözleşmesine dayanılarak yapılan icra takibine ilişkin icra emrinin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bu talepleri yerinde görülmezse asıl borca icra kefili olan müvekkilinin icra emri tebliğinden itibaren yasal faiz yürütülerek takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından, ilama dayalı olarak başlatılan icra takibinde; borçlunun, takip dayanağı ilamda faiz konusunda bir açıklık bulunmadığı, buna rağmen takipteki alacak kalemlerine en yüksek işletme kredisi faizi talep edilerek takip başlatıldığını ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; her ne kadar takip talebi ve icra emrinde en yüksek işletme kredisi faizi yazılmış ise de, dosya borcunun yasal faize göre hesaplandığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/208 Esas sayılı dosyasıyla yaptığı icra emrinin iptaline yönelik şikayetin reddedildiğini, bu kararın istinaf edildiğini, İİK'nın 363/4 maddesi gereğince ihale yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/208 Esas 2022/133 Karar sayılı icra emrinin iptali talebinin reddine ilişkin ilamının asıl borçlu tarafından istinaf edildiği anlaşıldığından İİK'nın 363/4 maddesi gereğince ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken zarar koşulunun oluşmadığından bahisle hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunarak şikayetçilerin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353-1-b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....


