WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Yukarıda belirtilen maddedeki düzenleme ise, banka ve kredi veren kuruluşlar yönünden olup, diğer gerçek ya da tüzel kişilerin, anılan maddeye (İİK'nun 150/ı maddesine) dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmaları mümkün olmadığından, İİK'nun 150/ı maddesinin de olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda gerçek kişi alacaklının, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapması usulsüz olup, bu konuda süresiz şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurularak icra emrinin iptali istenebilir. O halde; bölge adliye mahkemesince, yukarıda yazılı nedenlerle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 21....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Borçlunun, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, icra emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiğini, icra emrine dayanak ilam niteliğinde bir belge bulunmadığını, tebliğ edilen icra emrinin dayanak belgelerin tasdikli örneğini içermediğini ve yargılama aşamasında bu dosyadan tefrik edilen kıymet takdirine itirazlarını ileri sürerek icra emrinin iptali istemi...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Sair temyiz itirazları yerinde değil isede; Borçlu aleyhinde manevi tazminata ilişkin ilama dayalı olarak takip başlatılması üzerine , ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, kendisinin avukat olması nedeniyle Baroya başvurulmadan takip başlatılamayacağını, ilamın icra emriyle birlikte tebliğ edilmediğini, istenen faiz miktar ve oranının fahiş olduğunu bildirilerek takibin ve icra emrinin iptali talebinde bulunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekilince, işçilik alacağı nedeniyle yapılan örnek 4-5 takipte, kıdem tazminatına ve fazla mesai ücret alacaklarına işletilen faiz oranlarının fahiş olduğundan bahisle icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, icra müdürlüğünce yapılan hesaplamanın ilama uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından ilama dayalı olarak başlatılan takipte, borçlunun icra emrinde talep edilen faizin ilama aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Şikayet konusu takip dayanağı ilamda, uygulanacak faiz türü konusunda, 09.03.2016 tarihinde kesinleşen tavzih kararı ile alacağın "reeskont faizi ile tahsiline" karar verildiğinden, 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen reeskont faizinin, T.C....

Ltd Şti' nin icra mahkemesine başvurusunda; borcu olmadığını, ek takip talebi olmaksızın doğrudan icra emri tebliğ edilerek takibe dahil edilmesinin usulsüz olduğunu ve sair iddialarını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği şikayetçi şirketin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl borçlu mirasçılarına hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeden İİK‘nun 150/ı maddesi gereğince takip yapılamayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....

Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa da ve hakkında takip yapılan asıl borçlu yönünden takip kesinleşse de, icra kefiline icra emri çıkarılarak tebliğ edilmedikçe, kefil hakkındaki takibin devamı mümkün değildir. Somut olayda; alacaklının 10.04.2014 tarihli talebi gereği dava dışı borçlu şirket aleyhine yapılan 11.04.2014 tarihli fiili haciz esnasında, şikayetçi .......yetkilisi ........., yetkilisi olduğu şikayetçi şirket adına, takip konusu borcu kabul ettiğinin ve taahhütte bulunduğunun tutanağa bağlandığı ve şikayetçi olan şirket aleyhine 08.05.2014 tarihinde anılan icra kefaleti gereği örnek 4-5 icra emrinin 14.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar şikayetçi tarafından anılan icra kefalet işleminin ve icra emrinin iptali için icra mahkemesine başvurulduysa da,........ 09.06.2014 tarih, 2014/677 Esas ve 2014/599 Karar sayılı ilamı ile anılan talebin reddolunduğu ve yine dosya kapsamına göre kararın temyiz aşamasında bulunduğu anlaşılmaktadır....

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki icra emrinin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, takibin iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı-alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Somut olayda, hükmün bozma kapsamı dışında kalan ve kesinleşen bölümleri icra takibine konu edildiğine göre, mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin ve icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olarak, borçlu talebi nazara alınmadan ve talep aşılarak daha fazla miktar yönünden icra emrinin iptali sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi isabetsizdir . SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK.nun 366 ve HMK.nun 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K. nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu