"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Emrinin İptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; müvekkili aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan takipte; ilamda hükmedilen tazminatlara fazla faiz uygulandığını, ayrıca müvekkilinin diğer davalı ....ile müteselsilen sorumluymuş gibi maddi tutarların tamamını ödemeye zorlanmasının ilamın içeriğine aykırı olduğunu, icra emrinin iptalini talep etmiştir....
İnceleme konusu karar, ilamlı icra takibinde icra emrinin iptali talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60. maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 17.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İnceleme konusu karar, ilamlı icra takibinde icra emrinin iptali talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6723 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe karşı, şikayetçi malikin; tüketici kredisi borcu teminatı olan ipoteğin paraya çevrilmesinde, İİK'nun 150/ı maddesi hükmüne dayanılarak icra emri düzenlenemeyeceği, ancak ödeme emri düzenlenebileceği şikayeti üzerine mahkemece; alacağın muaccel olup olmadığının ve miktarının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında tartışılması ve yargılanması gerektiğinden bahisle takibin iptaline karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesi 4077 sayılı Kanunu'nun 10/B maddesi kapsamına göre yerinde ise de, şikayetçi talebi icra emrinin iptali yönünde olduğu halde, HMK'nun yukarıda yazılı hükmüne aykırı olarak talep aşılarak takibin iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. Anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; ilamlı icra takibine dayanak Tarım Kredi Kooperatifi senedi altındaki imzanın murislerine ait olmadığını ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekilinin, icra takibine konu işçi alacaklarının, brüt tutarlar üzerinden yasal kesintiler yapılmadan icra takibine konu edildiğini, faiz hesabının da net miktarlar üzerinden yapılması gerektiğini, kıdem tazminatı alacağına istenen faiz oranının ve takip tarihinden sonraki kıdem tazminatı alacağına uygulanan faiz oranın da yüksek olduğunu belirterek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre şikayetin kabulüne karar verildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir....
Şöyle ki; İİK’nun 76. maddesinde düzenlenen mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. (... ...., Hukuk Muhakemeleri Usulü, .... baskı, cilt ..., sh: 1280) Cezaların şahsiliği kuralı gereğince borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur. Somut olayda, borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılmadığı asile yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda icra emrinin asile tebliğ işlemi usulsüz olmayıp, vekile de icra emrinin tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliği söz konusudur....
Bu durumda, Mahkemece, özel yasasındaki mevcut düzenleme nazara alınarak, eda hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yolu ile takip yapılabileceğinden, bu yöndeki şikayetin reddi ile diğer itirazların incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK'nun m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilemeyeceği, icra kefilliliğinin şekli unsurlarının eksik bulunması halinde, icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 21/05/2018 tarihli, 2018/103 E. - 2018/1169 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA),... 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde borçlu; öne sürdüğü nedenlerle takibin ve icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, kararın yasal dayanağı olan İİK'nun 150/ı maddesinde tazminat öngörülmediği halde borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek...


