Bu nedenle icra mahkemesinin sonuç olarak icra emrinin iptali yönündeki kararı ipoteği kesin borç ipoteği olarak niteleyen özel daire bozma kararına direnme niteliğinde olup mahkemenin muacceliyet yönündeki gerekçesi kaldırılarak karz İpoteği olmadığından icra emrinin iptali gerekçesi ile yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun yeni hüküm nedeniyle ön sorun olduğu yönündeki kararına katılamıyorum....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/10/2015 tarih ve 2015/1 E.-2015/400 K. sayılı ilamıyla itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verildiği, alacaklının yenileme talebiyle birlikte borçluya örnek 4-5 icra emri gönderildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, icra emrinde faizin fazla hesaplandığını ve takibe ilamsız takip olarak devam edilmesi gerekirken ilamlı takip yapılamayacağını ileri sürerek örnek 4-5 icra emrinin iptalini istediği, mahkemece, icra emrinin iptali talebinin reddine ancak icra emrinin bilirkişi raporu doğrultusunda düzeltilmesine, karar verildiği görülmektedir. Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra takibi olduğu yerde durur. Alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için, icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararını (İİK. m. 68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamını (İİK. m.67) icra dosyasına sunması gerekir....
İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/88 E., 2020/841 K. Taraflar arasındaki mükerrer takip nedeniyle icra emrinin iptali talebi dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2015/20400 Esas sayılı dosyasında şikayete konu 26.12.2017 tarihli icra emri nedeniyle 18.01.2019 itibarıyla talep edilebilecek tutarın 126.859,17 TL olduğunun tespitine, bakiye kısım yönünden icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; Ankara 9....
İcra Müdürlüğünün 2010/3371 esas sayılı dosyasının tetkikinde, 19.8.2011 tarihli haciz de ... Medya Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi borca ve tüm ferilerine temsil ettiği şirket adına icra kefili olduğunu beyan etmiş olduğundan ... Medya Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. hakkında icra emri düzenlenmiştir. Dava konusu 30.5.2013 tarihli haciz tutanağında da, borçlu olarak hem ... Medya Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. hem de ... Telekom Enerji İnşaat San. ve Tic.Ltd.Şti gösterilmiştir. Ne var ki, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2.4.2013 tarihli ve 2011/1588 Esas, 2013/330 Karar sayılı kararı ile, davalı ...nin icra emrinin iptali istemli davasının reddine karar verilmiş olup kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay12....
Somut olayda, Artvin İcra Müdürlüğü'nün 2012/1119 Esas sayılı dosyası ile yapılan ilamlı takipte, ilama konu borcun teminat mektubunun paraya çevrilerek tahsilinden sonra, borçlunun şikayeti üzerine İcra Mahkemesince, icra emrinin iptaline karar verilmesi nedeniyle borçlu vekili tarafından ödenen paranın İİK'nun 361.maddesi uyarınca alacaklıdan geri istendiği, paranın ödenmemesi üzerine Müdürlükçe alacaklının mallarına 05.12.2012 tarihinde haciz konulduğu, alacaklı vekilinin İcra Mahkemesine başvurusunda anılan Müdürlük işleminin iptaline karar verilmesini istediği, Mahkemece, icra emrinin iptali yönündeki mahkeme kararı kesinleşmeden ödenen paranın geri istenemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, 05.12.2012 tarihli kararın iptaline karar verilmesi üzerine hükmün, borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. İcra Mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmeleri gerekmez....
Mahkemece, faize faiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından şikayetin bu yönden kabulü ile takip talebinde ve icra emrinde Euro alacağının Türk Lirası karşılığının ve bu alacak yönünden harca esas değerin de gösterilmediği gerekçesiyle Euro alacağı yönünden takibin iptaline karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. BK.nun 83.maddesine 3678 sayılı Kanunla eklenen son fıkraya göre “Yabancı Para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebilir.” Ancak İİK.nun 58/3.maddesine göre alacağın Türk Parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk, İİK.nun 60/1.maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. İİK.nun 41.maddesi delaletiyle anılan hüküm ilamlı icra takiplerinde de uygulanır. İİK 58/3 maddesi hükmüne uygun düzenlenmeyen icra emrinin iptali gerekir....
Ancak icra emrinin borçlu asıla tebliğinden sonra, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle icra emrinin iptali yanında esasa ilişkin itirazlarını da ileri sürdüğü görülmektedir. Bu durumda, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı yoktur. Yerleşik Yargıtay uygulamaları bu yöndedir. O halde mahkemece, borçlu vekilinin esasla ilgili itirazları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İstinaf Sebepleri Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; alacaklı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtarnameye itiraz edildiğinden ihtardaki borç miktarının kesinleşmediğini, icra emri gönderilemeyeceğini, icra emrinin iptali gerekirken bilirkişi raporunda hesaplanan tutar üzerinden davanın kabulü kararının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....
O halde, mahkemece, 818 sayılı Borçlar Kanunu uyarınca, icra kefaletinin geçerli olup olmadığı tartışılarak, icra kefaletinin geçerli olduğu sonucuna varılması halinde, şikayetçi ...’in diğer şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca icra kefaletinin geçerli olmadığından bahisle icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan örnek 4-5 ilamlı icra takibinde; borçlu sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, icra emrinde poliçe limiti üzerinde talepte bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline kararı verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; takibe dayanak yapılan ......


