WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Danışmanlık ...Ltd Şti. için icra kefili olduğu, şikayetçiye icra emrinin 28.04.2014 tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayette taraf olmayan asıl borçlu şirkete ise ödeme emri 25.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, icra kefili olan şikayetçiye, asıl borçlu yönünden takip kesinleşmeden icra emri gönderilmesi usulsüz olup mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

in bu hususta 24.05.2012 tarihli belge imzalayıp verdiği, ilamda belirtilen ve ödenmeyen 1.000 Lira mahkeme ücreti vekaleti ile 50,80 Lira yargılama gideri ve ayrıca bu meblağların işlemiş faizi olmak üzere hesaplanan 190,20 Lira yasal faiz olmak üzere toplam 1.240 Lira borcu olduğu, bunun dışında herhangi bir borcunun olmadığı belirtilerek, icra emrinin iptali talep edilmiş; mahkemece alacaklı tarafça imzasına itiraz edilmeyen belge dikkate alınarak itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir....

İcra Müdürlüğü'nün 2014/553 Esas sayılı dosyasında ilamlara özgü takip yolunun başlatıldığı, dayanak kararın ilam değil, ihtiyati haciz kararı olduğu, her ne kadar ilamlara özgü takip yapılmış ve dosyada mevcut hacizler özellikle tapu kayıtları üzerindeki hacizlerin ihtiyati değil, icrai haciz olduğu görülmüş olsa da, hacizlerin ihtiyati haciz hükmünde olduğu, bununla birlikte borçluya tebligatın 02/04/2014 tarihinde yapıldığı, tüm bu nedenler ile ihtiyati haciz kararı ilam hükmünde olmamasına rağmen ilamlara özgü takip yapılması nedeniyle şikayetin kısmen kabulü ile, icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/14 D. İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararı ile ilamlı takip başlatıldığı dayanak ihtiyati haciz kararının, ilam veya ilam hükmünde belgelerden olmadığı Mahkemenin de kabulündedir. O halde takibin iptaline karar verilmesi gerekir iken icra emrinin iptali ile yetinilmesi doğru değildir....

İcra Müdürlüğü'nün 2015/274 Talimat sayılı dosyası ile 24.03.2015 tarihinde fiili haciz yapıldığı, haciz sırasında şikayet eden ...'nun borca şahsen icra kefili olduğu anlaşılmıştır.Şikayetçi icra kefili, 24.03.2015 tarihli icra kefalet işleminin ve aynı tarihli borç ödeme taahhüdünün geçersiz olduğunu ileri sürerek, anılan işlemlerin ve icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin kabulü ile şikayetçinin icra kefaletinin ve adına düzenlenen icra emrinin iptaline karar verilmiştir.İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez.Ancak, İİK'nun 38.maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, müteselsil kefalet niteliğinde olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tâbidir....

Borçlunun şikayeti, icra kefaletinin BK'nun 584. madde kapsamında usule uygun düzenlenmediğine ilişkindir. Şayet icra kefaleti usulüne uygun düzenlenmemiş ise icra mahkemesince istem icra kefaletinin iptali değil, icra emrinin iptali şeklinde sonuçlandırılması gerekir. Somut olayda, şirket yetkilisi şirket adına icra kefaletinde bulunduğundan Borçlar Kanunu'nda 28.03.2013 tarihinde yapılan Değişik 584/2 madde hükmünde belirtildiği gibi, şirket yöneticisinin (temsilci) işletme veya şirketle ilgili olarak vereceği kefaletlerde eşin rızasının aranmayacağı düzenlenmiş olduğundan, bu olayda eşin rızası aranmaz. Mahkemece istemin bu nedenle reddi gerekirken, icra kefalet işleminin iptali gibi kabul edilerek, istemin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddi doğru değil ise de; sonuçta şikayet reddedildiğinden, ret kararı yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olduğundan onanması gerekmiştir....

Şirket adı yanında ortakların isimlerinin yazılması, ilamın davalısı olduklarını göstermeyeceği için, takipte borçlu olarak kendilerine icra emri çıkarılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle şikayetçiler ... ve ... hakkında düzenlenen icra emrinin iptali yönünden şikayetin kabulü gerekirken tümden reddi isabetsizdir. SONUÇ: Şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

da başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair şikayetlerinin yanında aynı ilama dayanılarak birden fazla takip yapıldığını ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalinin talep edildiği, mahkemece, aynı ilama dayalı iki ayrı takibin dürüstlük kuralına aykırı olacağından bahisle takibin iptaline karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesince 12. Hukuk Dairesinin 29.03.2019 tarih ve 2018/1877 E. - 2019/703 K. sayılı karar ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ... 16. İcra Müdürlüğünün 2017/18101 E. sayılı dosyasındaki icra emrinin iptali ile icra dosyalarının birleştirilerek ilk takibin yapıldığı ... 5....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi icra kefili, 14.05.2014 tarihli icra kefalet işleminin şartları oluşmadığını ileri sürerek, icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür. İİK'nun 38. maddesi hükümleri icra kefaletlerinin müteselsil kefalet hükmünde olduğunu ve ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi bulunduğunu düzenlemektedir. İcra kefilliğine ilişkin düzenlemeler ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi olup buna ilişkin başvurular ise ilama aykırılık iddiası olup, İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir....

İİK.nun 38. maddesinde ise ilam mahiyetindeki belgelerin; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda alacaklının takibine dayanak yaptığı rehin sözleşmesinin adi nitelikte olduğu görülmektedir. Bu durumda alacaklının rehin hakkı ya da alacağı ilam veya ilam niteliğinde bir belgede tespit edilmemiş olduğundan adi nitelikte rehin sözleşmesine dayalı olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmasına yasal olanak yoktur. O halde, mahkemece icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....

İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/957 E - 2015/905 K sayılı şikayet dosyasında, borçlunun şikayet dilekçesi ile; takibin iptalini talep ettiği, mahkemece icra emrinin iptaline karar verildiği, bunun üzerine alacaklı vekilinin tarafından 26.01.2016 tarihinde mahkemenin icra emrinin iptali kararının gerekçesini karşılar şekilde yeniden icra emri düzenlenmesi talebi üzerine borçluya aynı tarihli 2. takip talebine bağlı 2. icra emri gönderildiği, borçlunun bunun üzerine temyize konu şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. O halde, mahkemece şikayetin 2. kez çıkarılan icra emrine ilişkin olduğu gözardı edilerek HMK'nun 114/1-ı maddesi gereğince reddine karar verilmiş ise de; işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu