ayrılış bildirgesinde (04) kodunun kullanıldığı, aynı şekilde iş akdi feshedilen .... hakkında verilen işe iade hükmünün Dairemizce 25.11.2015 tarih ve 2015-27680/23225 E/K ile, aynı gün temyiz incelemesi yapılan ...' ın işe iadesi yönünde verilen kararın 2015/44203 E, 2016/5123 Karar sayılı ilamı ile onandığı da anlaşılmıştır....
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı,19/04/2006 tarihinde davalılardan BM Mühendislik şirketi bünyesinde vinç operatörü olarak işe girmekle işten çıkış tarihine kadar iş bu şirkette çalıştığını, diğer davalı şirketlerin adreslerinin de aynı adres olduğunu kurucu ortakların aynı olmakla yapılan işlerin hepsinin BM Holdinge ait olduğunu... şantiyesinde çalışmakta iken çalışanlardan... adlı şahsın kendisine saldırması üzerine karşı koyarak kendisini korumasına rağmen davalı şirket tarafından 03/05/2012 tarihinde işten çıkarıldığını 08/05/2012 tarihinde fesih ihtarnamesi gönderildiğini söz konusu şahsın bu durum 2....
İşten ayrılış bildirgelerinde, her işten ayrılış sebebi için öngörülen bir ayrılış kodu bulunmaktadır. İşten ayrılış bildirgesi düzenlenirken, işçinin işten ayrılış sebebine uygun olan kodun işaretlenmesi, yargılama sırasında savunma ile işten ayrılış kodundaki çıkış sebebinin birbiri ile çelişmemesi gerekmektedir. Alman Hukukunda ve Fransız Hukukunda benimsenen işverenin çelişkili savunma yasağı, Türk İş Hukukunda ve Yargıtay yerleşik kararlarında da kabul edilmektedir. Somut olayda Kuruma verilen işten ayrılış bildirgesinde “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” (kod : 4’ün) işaretlendiği görülmüştür. Bu durumda iş akdinin işveren tarafından geçerli nedenle feshedildiğini kabul etmek gerekmektedir. Kıdem ve ihbar tazminatının kabulü bu nedenle yerinde olmuştur. Tanık beyanlarından davacının fazla mesai yaptığı, hafta sonlarında ve genel tatil günlerinde çalıştığı anlaşılmıştır....
Ne var ki; bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır....
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 26/03/2006-09/05/2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinde kozmetik bölüm sorumlusu olarak çalıştığını, doğum yapacak olması sebebiyle 21/07/2012 tarihinden işten çıkış tarihine kadar ücretsiz izne gönderildiğini,iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ,fazla ... ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile alacaklarını istemiştir....
İş hukukunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişisi tarafından düzenlenen 16/08/2022 tarihli raporunda özetle; "...davacı tarafından hizmet aktinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan, 01/12/2013 tarihinde feshedildiği iddia edilmiş, davalı işveren tarafından işten çıkış bildirgesi'nde Ayrılış kodunun 18 “İşin sona ermesi”” bildirmiştir. İş Sözleşmesinin feshi Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, mahkeme tarafından davacının hak kazandığına kanaat getirilmesi durumunda davacı tarafın talep ettiği alacaklar aşağıda hesaplanacaktır, Hizmet Süresi; Davacının sigorta giriş ve ayrılışlarına, dosya kapsamında bulunan çalışma belgesine göre 14.05.2010-23.12.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı kanaate oluştuğundan davacının hizmet süresi 3 yıl 7 ay 15 gün olarak tespit edilmiştir ....
İş hukukunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişisi tarafından düzenlenen 16/08/2022 tarihli raporunda özetle; "...davacı tarafından hizmet aktinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan, 01/12/2013 tarihinde feshedildiği iddia edilmiş, davalı işveren tarafından işten çıkış bildirgesi'nde Ayrılış kodunun 18 “İşin sona ermesi”” bildirmiştir. İş Sözleşmesinin feshi Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, mahkeme tarafından davacının hak kazandığına kanaat getirilmesi durumunda davacı tarafın talep ettiği alacaklar aşağıda hesaplanacaktır, Hizmet Süresi; Davacının sigorta giriş ve ayrılışlarına, dosya kapsamında bulunan çalışma belgesine göre 14.05.2010-23.12.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı kanaate oluştuğundan davacının hizmet süresi 3 yıl 7 ay 15 gün olarak tespit edilmiştir ....
nin işten çıkış tarihinin 11.02.2020 olduğunu, yetki başvuru tarihi ile aynı tarih olması sebebiyle, işten çıkış saatinin yetki başvuru saati olan 15:34:01 öncesindeki bir saat olması hâlinde Ö.S.'nin de toplam sayıdan çıkartılması gerektiğini, Mahkemece farklı işkollarında yer ... işyerlerindeki çalışan sayılarının toplu ... sözleşmesi yetkisi için gerekli toplam sayıya dâhil edilmesinin hatalı olduğunu, yetki tespiti listesinin 3 üncü sırada yer ... ......
Ancak hizmet alım sözleşmesinin süresinin sona ermesi ve yeni dönem için yapılan ihalenin davalı Adi Ortaklık tarafından üstlenilmesi üzerine dava dışı şirket 05.02.2013 tarihinde davalı işyerinden ayrılmış ve aynı tarihte davacının davalı bu işyerinden çıkış işlemini gerçekleştirmiştir. Önceki alt işveren tarafından davacının bu çıkış işlemi, Sosyal Güvenlik Kurumuna “16” çıkış koduyla bildirilmiştir. Anılan çıkış kodunun açılımının ise, “sözleşme sona ermeden işçinin aynı işverene ait diğer işyerine nakli” olduğu görülmektedir. 28. Davacının beyanına göre işten çıkışının yapıldığı 05.02.2013 tarihinde tebliğ edilen dava dışı önceki alt işveren olan Kontrol Güvenlik Şirketi tarafından keşide edilen ihtarname ile; davalı asıl işveren İzmir Metro A.Ş.’ye verilen hizmetin, ihale süresinin dolması nedeniyle son bulduğu, söz konusu hizmet ihalesini yeni dönem için kazanan Kardak Ltd. Şti. ve Metro Ltd. Şti....
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, davacının fazla çalışma alacağının bulunduğu, çalışma şartlarının ağır olduğu, iş ilişkisinin davacı için çekilmez hâle geldiği, ayrıca davalı işveren tarafından işten çıkış kodunun 03 kodu ile “istifa” olarak belirtilmesi gerekirken, 22 kodu ile “diğer nedenler” olarak belirtildiği, bu durumda davalı işverenin çelişkili davrandığı, direnme kararının yerinde olduğu ve mahkeme kararının onanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, Kurul çoğunluğu tarafından bu görüş benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır....


