Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Davacı 3.kişi vekilince, 6.6.2016 tarihli dilekçede, cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla teminat olarak yatırılan paranın alacaklı tarafa ödenmemesi talep edilmiştir. Bu beyan, mahcuzların bedeli karşılığı ödemenin, istihkak prosedürünün devamı şartına bağlı olarak ihtirazi kayıt ileri sürülerek yapıldığı anlamına gelir. Takip dosyasında, haczin kaldırılması kararına ilişkin 14.6.2016 tarihli tutanaklarda, 3. kişinin istihkak iddiasından vazgeçtiğine ya da alacaklının bu iddiayı kabul ettiğine ilişkin bir beyan da bulunmamaktadır....
Bu sebeple Mahkemece yetkisizlik sebebiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması yerindedir....
Şerhten sonra ise üçüncü kişinin haczi bildiğinin ispatına gerek olmadığı gibi, TMK'nın 1020 nci maddesi gereğince üçüncü kişi, tapu kütüğündeki haciz şerhini bilmediğini ileri süremez. 12. Aynı Kanun'un 1023 üncü maddesinde ise “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” düzenlemesine yer verilmiş, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024 üncü maddede; “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. 13. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden, iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır....
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı “istihkak” iddiası birleşen dava ise memur işleminin iptaline yönelik şikayet niteliğindedir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine, 2.Davacı üçüncü kişi vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede takip konusu alacakla ilgili olarak borçlu tarafından ... 3....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz başlıklı 265 nci maddesi "(Değişik: 18/2/1965-538/105 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur....
C) DAVALININ İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARINA İTİRAZI: Davalı ... vekili ... tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde; müvekkilimizin tüm mal varlığına ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, müvekkil bu yüzden şuan da tırla gerekli faaliyetlerini yürütemediğini, müvekkilin sadece tek mal varlığı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulabileceğini, öncelikle taleplerinin tüm ihtiyati haczin kaldırılması olduğunu, sigorta şirketinin teminat miktarının maddi tazminatı sağlayacak nitelikte olduğunu, manevi tazminatın ise karşı tarafı zenginleştirmeyecek nitelikte olması gerektiğini, eğer ihtiyati haczin kaldırılması talebimiz yerinde görülmeyecek ise tek mal varlığı ile sınırlı olmak üzere borca yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini ifade etmiştir....
Şikâyete konu icra memuru işleminde, bu karara rağmen, iş ortaklığının ortakları yönünden takip iptal edilmediği, kararda adi ortaklık mallarının haczedilemeyeceği yönünde bir kararın bulunmadığı, hacizlerin kaldırılması yönünde de bir karar bulunmadığı gerekçeleriyle hacizlerin kaldırılması talebi reddedilmiştir. Uyuşmazlık, iş ortaklığının borcundan dolayı, adi ortaklığa ait mal veya hak ve alacakların haciz edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. İki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca erişmek için emek veya mallarını birleştirmeyi üstlendikleri tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından kendi mal varlıklarıyla sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu oldukları kişi topluluğuna adi ortaklık denir. (Prof. Dr. Fikret Eren- Borçlar Hukuku Özel Hükümler 5. Baskı sayfa 829) Adi ortaklık, Türk Borçlar Kanununda özel borç ilişkileri kısmında düzenlenmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; İhtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK'nun 265. maddesinde sınırlı olarak sayıldığını, İİK.nun 265/1-2 maddesinde belirtilen "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." hükmü gereğince itiraz edenlerin itiraz gerekçelerinin bu madde kapsamında yer alan itirazlar mahiyetinde olmadığını, ayrıca İİK 257.maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" hükmü gereğince, kambiyo senedi vasfında olmayan senede dayalı olarak dahi ihtiyati haciz talebinde bulunabilineceğini, ihtiyati...
Bugüne kadar mülkiyetin borçlulara ait olduğuna dair bir mahkeme kararı verilmediğini, malın üçüncü kişi elinde olması durumunda mal muhafaza altına alınmayacağı gibi istihkak davası açması gereken kişinin alacaklı olduğunu, 8. Huzurdaki davaya konu menkullerin mülkiyetinin müvekkillere ait olduğunu borçlu firma ile müvekkiller arasında organik bağ bulunmadığını, huzurda görülen dava şikayet davası iken mahkemenin istihkak iddiasını karara bağlayacak şekilde hüküm tesisi hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacaklının; icra müdürlüğünce İİK 96 ve 97 gereği karar verilmesi gerekirken İİK 99'a göre karar verilmiş olmasının usulsüz olduğu şikayetiyle, anılan işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 96., 97. ve 99. maddeleri 3....
İcra Müdürlüğünün 2014/1047 sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; alacaklı Musa Coşan tarafından borçlu ... hakkında 3 adet senede dayalı olarak 1.475.000,00 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte 1.621.535,07 TL alacağın tahsili isteğiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiği, takibin kesinleşmesi üzerine üçüncü kişi olarak davacı ...'na İİK m. 89/1 haciz ihbarnamesinin 06/02/2014 tarihinde, İİK m. 89/2 haciz ihbarnamesinin 04/03/2014 tarihinde, İİK m. 89/3 haciz ihbarnamesinin 27/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği, taşınmazına 11/04/2014 tarihinde haciz konulduğu, ... vekilinin 01/06/2017 tarihinde haczin kaldırılması talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Ankara 5....


