Üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu, trafikte borçlular adına kayıtlı olup, haczedilen menkulün kendisine ait olduğu iddiasına dayanmaktadır. Bu hali ile talep İİK'nun 96 ve devamı maddelerine göre açılmış istihkak davası niteliğinde olup, icra mahkemesine şikayet olarak başvurulması, 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir....
B. hakkında yapılan haciz sırasında üçüncü kişi .... Holding A.Ş. tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının reddine karar verilmesi istenildiği, davanın kabulüne karar verildiği, ancak kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Temyize konu dava ise, üçüncü kişi ..... Holding A.Ş. tarafından alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. ile borçlu Ö. B. aleyhine açılmış ve bu davada 18.03.2005 tarihinde yapılan haczin kaldırılması istenilmiştir....
Şirketi'ne satılması ve zilyetliğinin teslim edilmesi sebebiyle haczin hukuka uygun olarak yapıldığını, şikayete konu memur işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunulacağı, haczin öğrenilmesi tarihinde uyuşmazlık olursa bunun ispatının alacaklıya düşeceği, icra dosyasından üçüncü kişinin haczi daha önce öğrendiği anlaşılmadığından şikayetin kabulü ile İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14497 E. sayılı dosyasında 26.08.2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ümraniye 1.İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1964 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 13.11.2008’de haciz konulan 34 ET 9210 plakalı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 05.11.2008’de satın alındığını ve mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini, istihkak prosedürü sonucunda haczin kaldırılması taleplerinin İcra Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....
Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikâyet eden alacaklı vekili, ... 2. ........ ........lüğü’nün 2012/3001 sayılı ........ dosyasında yazılan ........ uyarınca, .... ........ ........lüğü’nün 2012/850 sayılı ........ dosyasında yapılan 17.10.2012 günlü hacizde hazır bulunan takip borçlusu ile alacaklının itiraz etmeyerek üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı konusunda asıl ........ ........lüğü tarafından verilen 05.11.2012 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, anılan kararla birlikte haczin de kaldırıldığını belirterek şikâyetin kabulü ile ........lük kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2007/12380 esas sayılı takip dosyasında 1.10.2007 tarihinde haczedilen menkullerin haciz yapılan işyerini daha önce işleten borçludan satın alındığını, işyerinde haciz sırasında müvekkilinin faaliyette bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile % 15 kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında davacının işyerini borçludan devraldığını beyan ettiğini, bu nedenle borçlunun borçlarından iki yıl boyunca davacının sorumlu olduğunu, davacı tarafından sunulan adı satış, kira vs. sözleşmelerinin karinenin aksini ispata yeterli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
İnceleme konusu karar, şikayetçi üçüncü kişinin taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılması talebine ilişkin ise de, mahkemece istihkak olarak nitelendirilmiş olup, işbölümünün belirlenmesinde mahkemenin nitelendirmesi ve tayin kapsamı dikkate alınacağından yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6644 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince dosyanın görevli Daire belirlenmek üzere Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK’nun 265’inci maddesi ise, ihtiyati haciz isteminin kabulü halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu karara itiraz edebilecekleri, itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolunun açık bulunduğu, Yargıtay'ın temyiz incelemesi üzerine vereceği kararın da kesin olacağı hükmünü taşımaktadır. Dolayısıyla, 258’inci madde ihtiyati haciz isteminin reddi halinde alacaklının; 265’inci madde ise, bu istemin kabulü halinde borçlunun ve menfaatleri ihlal edilen üçüncü kişilerin başvurabilecekleri kanun yollarını düzenlemektedir. Bunun dışındaki hâller için taraflara kanun yoluna başvurma hakkı tanınmamıştır. Yargılama sırasında ihtiyati haczin kaldırılması istemleri hakkında verilen kararlara karşı da kanun yoluna başvurulabileceğinin kabul edilmesi ve bu şekilde kanunda yer almayan bir kuralın içtihat yoluyla konulması yorum kuralları ile bağdaşmaz....
Mahkemece; dava konusu aracın hacizden önce noter satış sözleşmesi ile davacı 3.kişiye satıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderlerine yönelik olarak davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece, yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahcuz araç üzerine haciz konulmasından sonra, davacı 3.kişi tarafından doğrudan istihkak davası açılarak duruşma davetiyesi davalı alacaklı tarafa tebliğ edilmiş, buna karşın davalı mahcuz araç üzerindeki haczin kaldırılması için herhangi bir girişimde bulunmamış ve davalı vekili davanın reddini istemiştir....
DAVA Davacı üçüncü kişi vekili, vergi kayıtlarının, ticaret sicil kayıtlarının, elektrik- su aboneliklerinin incelenmesinden hacze gelinen iş yerinin müvekkiline ait olduğunun tespit edilebileceğini, mahcuzların müvekkili şirketine ait olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı 3. kişi tarafından eldeki dava açılmakla birlikte haczin yapılış şekline göre şikayet yoluna başvurulduğu, şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapıldığının tespitine karar verildiği, ve kararın kesinleştiği, ispat yükünün yer değiştirmesi ile birlikte dava açma külfetinin alacaklı tarafa geçtiği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


