WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Borçlunun, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 106/2. maddesi gereğince menkul (taşınır) hükmündedir. Dolayısıyla, bu hak ve alacakların haczi de menkul haczi gibi gerçekleştirilir. Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara haczin tatbiki ve haciz tutanağının düzenlenmesi için mahalline gidilmesine gerek bulunmamaktadır. Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczedilmesi, haciz kararının icra tutanağına yazılması ile gerçekleşir. Haczin tekemmülü için üçüncü kişilere ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi gereğince düzenlenecek haciz ihbarnamesinin tebliğ edilmiş olması şart değildir. Bu nedenle haciz ihbarnamesinin gönderilmesi haczi tamamlayan bir işlem değil, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. Bu özelliği nedeniyledir ki, haciz tebliğ yazısını alan üçüncü kişi, artık borçluya ödeme yapamaz ve sadece icra dairesine ödemede bulunabilir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin reddi işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16. maddesi, TMK'nın 1020. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....

Mahkemece toplanan delillere göre: “dava her ne kadar istihkak olarak açılmışsa da, asıl İcra Müdürlüğü’nün yazdığı talimatta borçlu adı olarak üçüncü kişinin adının yazılmasına bağlı borçlu adına kayıtlı olmayan ...plaka sayılı araç kaydına haciz konduğu, İcra Müdürlüğü’nün yanlış işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın şikayet olarak değerlendirilmesi ve haczin kaldırılması gerektiği“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Gerçekten de dava, trafik kaydına konulan hacze değil, 25.07.2009 günlü fiili haciz işlemine karşı, mülkiyet hakkına dayalı olarak, takip alacaklısı ile borçlusu da hasım gösterilerek açılmıştır. Mahkemenin başlangıçta davayı, istihkak olarak kabul edip İİK’nun 97/11. maddesi hükmü uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulünü uyguladığı anlaşılmaktadır....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir. 1- Dava dosyası ekinde bulunan asıl takip dosyası olan İcra Dairesi'nin 2013/19481 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, İcra Müdürlüğü'nce tesis edilen 01.11.2013 tarihli karar ile İİK'nun 99. maddesi uyarınca alacaklı tarafa işbu kararın tefhim veya tebliğinden itibaren vaki istihkak iddiasının kaldırılması için dava açmak üzere 7 günlük süre verildiği tespit edilmiş, bu kararın taraflara tebliğ edildiğine dair belgeye dosya içinde rastlanmamıştır. Bu durumda, anılan karar uyarınca dava açma külfeti alacaklıya yüklenmiş olmakla birlikte 3. kişinin istihkak davası açmasını engelleyen yasal bir düzenleme yoktur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığını, üçüncü kişi şirket yetkilisinin borcun doğumundan önce borçlu şirketten ayrıldığını, müvekkili şirkete ait menkullerin haczedildiğini açıklayarak, davanın kabulü ile haczin kaldırılması ve icra tehditi altında yatırılan paranın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlu ile ilgili evrak bulunduğunu, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....

Mahkemece; dava konusu aracın hacizden önce noter satış sözleşmesi ile davacı 3.kişiye satıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderlerine yönelik olarak davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece, yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahcuz araç üzerine haciz konulmasından sonra, davacı 3.kişi tarafından doğrudan istihkak davası açılarak duruşma davetiyesi davalı alacaklı tarafa tebliğ edilmiş, buna karşın davalı mahcuz araç üzerindeki haczin kaldırılması için herhangi bir girişimde bulunmamış ve davalı vekili davanın reddini istemiştir....

Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan bu istemin şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461E.-1997/729K.; HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461E.-2001/516K.; HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198E.-2004/183K.).Somut olayda, üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu şikayet niteliğinde olup, bu tür davalarda harç ve vekalet ücretine maktu olarak hükmedileceği gözetilmeden yazılı şekilde nispi olarak hükmedilmesi doğru görülmemiştir.  SONUÇ  : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Ardahan İcra Müdürlüğü’nün 2008/1085 Esas sayılı dosyasından,07.05.2009 tarininde tesbiti yapılıp,08.10.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması,%40 tazminatın davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin ispatlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Üçüncü kişi mülkiyet, rehin vb. haklara dayanarak istihkak iddiasında bulunabilir, buna göre dava da üçüncü kişi ya da alacaklı tarafından açılabilir. Borçlu bu davayı açamaz. İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Duruşmalı inceleme yapılması, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ünün başlangıçta peşin olarak alınması gerekir. Dava kabul ile sonuçlandığında nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu davalarda genel yetki kura- lının yanı sıra özel yetki kuralı da getirilmiştir. Yargılama sonucunda verilecek karar ise istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması ya da satış bedelinin ödenmesine ya da istihkak iddiasının reddine ilişkindir. İİK’nun 99. maddesinin uygulanması isteğine yönelik şikâyet başvurusu ise teknik anlamda bir dava değildir....

D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2007/1279 Karar No: 2008/3820 Temyiz Eden : Efeler Vergi Dairesi Müdürlüğü-AYDIN Karşı Taraf : … Vekili : … İstemin Özeti : Yönetim kurulu üyesi olduğu … Birlik Gıda Hayvancılık Ambalaj Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçları nedeniyle davacının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması ve banka hesabından idarece çekilen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle açılan davada Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yapılan inceleme sonucu; 6183 sayılı Yasanın 64'üncü maddesinde, haciz işlemlerinin haciz varakalarına dayanılarak uygulanacağı öngörüldüğünden, vergi borçlusu tüzel kişinin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilcinin mal varlığına haciz uygulanabilmesi için adına usulüne uygun biçimde haciz varakası düzenlenmesinin zorunlu olduğu; bozma kararı uyarınca mahkemelerince...

UYAP Entegrasyonu