İcra Müdürlüğü tarafından davalı borçluya ödeme emri tebliğ edilmemesi ve borçlu tarafından takibe itiraz edilmemiş olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddedilmiştir. Oysa yetkili ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2007/5426 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı alacaklı vekilinin 09.09.2008 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmesini talep ettiği, bu talep üzerine yetkili ... 5. İcra Müdürlüğü'nce 05.09.2008 tarihli ödeme emri düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili Av. ...'ın 22.09.2008 tarihli dilekçe ile süresinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle mahkemenin gerekçesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir....
İcra Müdürlüğü 2009/5910 sayılı icra dosyasında yapılan takibe ilişkin olarak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ve bu yetki itirazı anılan icra müdürlüğü'nün de 01.03.2010 tarihinde kabul edilerek dosyanın yetkili Kartal İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesi istenmiş, yetkili icra dairesinden davalıya ödeme emir gönderilmeden 02.03.2010 tarihinde bu dava açılmıştır. Mahkemece mal teslimi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İtirazın iptali davası açılabilmesi için gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi dava şartıdır. Somut olayda yetkili icra dairesinden ödeme emri gönderilmeden itiraz varmış gibi dava açılması ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu karara davacı 04.02.2021 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir. Adli Yardım 6100 sayılı HUMK’nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelerde adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olunması ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olunmamasıdır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (m. 334/1). Adli yardım isteğinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı belgelendirilerek belirlenecektir. Somut olayda hükmü temyiz eden davacı kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından davacının adli yardım talebi hakkında verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itiraz eden davacının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir....
İcra ve İflas Kanunu'nun 62/1. maddesinde “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur...” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; alacaklı tarafından borçlu “..... aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin takip talebinde adı geçen borçluya 02.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 08.10.2014 havale tarihli borca ve yetkiye itirazın ise “....” adına yapılmış olduğu, itiraza ilişkin dilekçenin başlık ve sonuç kısmında adı geçen şirketin ünvanının yazılı olduğu, görülmekle; takip borçlusu şirket dışında ayrı bir tüzel kişiliğe haiz üçüncü kişinin yaptığı itiraz borçlu yönünden hukuki sonuç doğurmaz. Takip talebinde borçlu olarak gösterilen ve kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu şirketin yasal 7 günlük süre içeresinde yapmış olduğu bir borca itiraz bulunmamaktadır....
Kurum alacağı için 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesi gereğince düzenlenip, tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu, anılan kanunun 58. maddesi gereğince 7 gün içinde dava açabilir. Ödeme emrine karşı açılacak itiraz davası için öngörülen 7 günlük süre, hak düşürücü niteliktedir. Hak düşürücü süre, niteliği itibariyle bir itiraz olup, sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir, resen gözönünde tutulmalıdır. 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca açılacak itiraz davası bir “menfi tespit” davası niteliğindedir....
Noterliğine ait 34809 yevmiye numaralı vekaletnamede de alacaklının kendi adresini tebligat yapılan adres olarak gösterdiği anlaşılmakla bu hali ile borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabulü gerekir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile TK'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin, öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takipte itiraz ve şikayeti düzenleyen İİK.'nun 172. maddesinde; “Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur....
KARAR Davacı alacaklılar vekili 01.01.1993 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 22.05.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2009 yılından 2014 yılı Şubat ayına kadarki kira farkı alacağı 17.325,72 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 29.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 08.06.2015 tarihinde takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklılar vekili icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
İcra Müdürlüğünün 2014/5336 esasına kaydedildiğini ve ödeme emri ile durumun davalılara bildirildiğini, kira sözleşmesinin noterde yapılmış olmasına rağmen davalıların borca ve imzaya itiraz ettiklerini, ancak kira sözleşmesinin noterde düzenlenmiş resmi belge statüsünde olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, ödeme emrinin borçlu ...'a 22.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27.02.2013 tarihinde icra müdürlüğü dosyasına itiraz ettiği, borçlu yargılama sırasında da kira sözleşmesi altındaki imzayı inkar etmişse de sözleşmenin ... 21....
İcra Müdürlüğü'nün 2008/14125 sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itiraz tarihi, dosya içindeki aslı gibi onaylı icra dosyasındaki belgelerden tam olarak saptanamadığından, borçlunun ödeme emrine itiraz tarihini gösterecek icra dosyasının onaylı örneğinin temin edilerek birlikte gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
AŞ ve ...yönünden ise Her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/561 esas 2017/699 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/2749 esas 2019/256 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı anlaşılmış, tüm borçlular yönünden itirazın süresinde olduğu değerlendirilmiş olup, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 01/03/2018 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının...


