Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanunun 58.maddesine göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmezse borç kesinleşmiş olur. Diğer taraftan 6183 sayılı Kanunun 54. maddesi hükmü uyarınca da süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir....
İcra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili ------- ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir....
, 4.2.1991 gün ve 1546 sayılı ödeme emri doğrultusunda, 282.654.948....
Yapılan yargılama sonucunda yetkili icra dairesince gönderilen ödeme emrinin tebliğine rağmen borçlunun borca itiraz etmediği, bu durumda yetkili icra dairesinin gönderdiği ödeme emrine yapılmış bir itiraz olmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemece hükme dayanak yapılan gerekçe yerinde görülmemiştir. Şöyle ki, yetkili Bodrum İcra Dairesi'nce borçluya ödeme emri gönderilmiş, 18.08.2014 günü tebliğ edilmiş ve yasal süresi içerisinde 19.08.2014 günü itiraz yapılmıştır. Bu bakımdan usule dair herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır. Dava açılmasında davacının hukuki yararı mevcuttur. İşin esasının incelenip sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir....
İcra İflas Kanunu’nun 269. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini, İİK’nun 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Somut olayda, davacı alacaklının 07/05/2019 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle icra müdürlüğünce düzenlenen Örnek 13 ödeme emrinin davalı borçlular ... Grup Ahşap ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ...’e tebliğ edilemeden iade edildiği, davalılar tarafından takibin kendiliğinden öğrenilmesi üzerine takibe vekil aracılığıyla itiraz edildiği anlaşılmaktadır. İcra Müdürlüğünce icra takip dosyasında davalılara usulüne uygun ödeme emri tebliğ işlemi yapılamadığından, yukarıda anılan maddedeki, davalı borçlulara verilen süreler işlemez. Davalı borçlulara usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden, ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacağından davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliye isteyemez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk) Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile icra takibinde borçlu kendisine gönderilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde icra dairesinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, aynı yasal süre içerisinde icra mahkemesine yaptığı şikayet başvurusunda ödeme emri ekine takibe dayanak belgelerin eklenmediğini ileri sürerek ödeme emrinin iptalini istediği, mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle şikayetin reddedildiği görülmektedir....
Kurum alacağı için 6183 sayılı Yasa'nın 55. maddesi uyarınca düzenlenip, tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu, anılan Yasa'nın 58. madde uyarınca 7 gün içinde iş mahkemesine itiraz davası açabilir. Kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itiraz nedenleri sınırlı olup, bunlar; borçlu bulunmadığı, borcun kısmen ödendiği ve zamanaşımına uğradığı itirazlarıdır. Bu üç itiraz nedeni dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.04.2001 gün ve 2002/21-201 Esas, 2002/297 Karar, 24.03.2004 gün ve 2004/10-164 Esas, 2004/170 Karar sayılı kararları). Hak düşürücü süre, niteliği itibariyle bir itiraz olup, sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir, resen gözönünde tutulmalıdır. 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesi uyarınca açılacak itiraz davası bir "menfi tespit" davası niteliğindedir....
TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 6183 sayılı Kanunun 55'inci maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58'inci maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, yükümlü şirketçe ithal edilen eşya nedeniyle yapılan ek tahakkukun 16.11.1994 tarihinde tebliği üzerine, aynı gün gümrük müdürlüğü kayıtlarına giren 31.11.1994 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği, idarece itiraz hakkında bir karar verilmeden uyuşmazlık konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmıştır....
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 62. maddesine göre; "İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur." Süresi içinde ödeme emrine yapılan itiraz ile icra takibi kendiliğinden durur (İİK mad. 66). İtiraz ile duran takibe devam edilebilmesi için, alacaklının itirazı ya mahkemede iptal ettirmesi (İİK mad. 67) veya İcra Hakimliği'nde kaldırtması (İİK mad. 68-68 a) gerekir. Somut olayda, ilamsız takibe ilişkin ödeme emri borçluya 06.04.2009 günü tebliğ edilmiş olup, borçlu yedi günlük itiraz süresini geçirdikten sonra 14.04.2009 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiğinden, takip kesinleşmiştir....
Davacının 2020.E.66812 sayılı tahkim başvurusuna ilişkin dosyanın (özellikle bu dosyadaki ıslah dilekçesinin, tahkime başvuru dilekçesinin, davalının Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesinin, İtiraz Hakem Heyetinin 02.03.2021 tarihli 2021/İHK-5638 sayılı kararının) 5. Davaya konu 22.08.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin miktarı ve niteliği, rücuya tabi olup olmadığı hususlarına ilişkin dayanak ödeme belgelerinin, dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla sözü geçen eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....


