Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı tarafça vaki itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince itiraz belgesi ekinde sunulan belgelerin karar sonrasında düzenlenerek itiraz aşamasında sunulduğu, poliçe şartlarının gerçekleşmesi ve sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün doğması için sigortalının vergi cezalarından sorumlu olmasının ve bu cezaların ödemesinin gerektiği, itiraz aşamasında sunulan belgelerin yargılamayı, tarafların beyan ve itirazlarını sunabildiği yargılama usullerini ve bilirkişi incelemesini gerektiren bir konu olduğu, itiraz aşamasında sigorta şirketinin kendisini bağlayan belgeleri inceleme imkanının bulunmadığı, itiraz hakem yargısının süre ile sınırlı ve dosya üzerinden inceleme yaptığı, tam bir kanaat için genel mahkemelerde yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı/başvuran vekili temyiz etmiştir....
İstirdat davasının amacı, davacının ödeme emrine itiraz etmemesi ya da edip de itirazın kaldırılmış olması sebebiyle aleyhine kesinleşen icra kovuşturması dolayısıyla, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı ve fakat gerçekte borçlu olmadığı bir paranın geri alınmasını sağlamaktır. Çünkü, ödeme emrine zamanında itiraz edilmemesi ya da edilip de itirazın kaldırılması üzerine ödeme emrinde yazılı miktarın ödenmesiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, sadece icra hukuku yönünden sonuçlanır. Maddi hukuk yönünden ise uyuşmazlık kesin olarak sona ermiş olmaz. Somut olayda, davacı işveren borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını iddia etmiş, davalı işçi davalı işverenin tacir olduğunu ve ilamsız icra takibinde açıkça yazılı işçilik alacaklarına itiraz etmemesinin bu alacakları kabul ettiğini gösterdiğinden davanın reddini savunmuştur....
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesine göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmezse borç kesinleşmiş olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.04.2001 gün ve 2002/21-201 E. 2002/297 K.; 24.03.2004 gün ve 2004/10-164 E. - 2004/170 K. sayılı kararlarında da benimsendiği üzere itiraz davası için öngörülen yedi (7) günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Hak düşürücü süre, niteliği itibariyle defi değil, bir itiraz olup; sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir ve resen gözönünde tutulmalıdır....
İcra müdürlüğünce düzenlenen takip talebine aykırı ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği gibi yasaya ve talebe aykırı düzenlenen ödeme emrinin bir icra müdürü işlemi olması nedeniyle icra müdürlüğünce düzeltilerek yeni bir ödeme emri düzenlenip gönderilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Yine yerleşik yargıtay uygulamaları ile ödeme emrinin tebliğinden önce borca yapılan itirazlar geçerlidir. Somut olayda 05/06/2024 tarihinde düzenlenen ve kendisine tebliğ edilmeyen ödeme emrinden haberdar olup borca itiraz eden borçluya, aynı takip dosyası üzerinden 06/06/2024 tarihinde düzenlenen aynı alacağa ilişkin ödeme emrinin tebliği üzerine bu ödeme emrine itiraz etmesi gerektiği yolundaki görüş borçlunun icra dairesi kanalı ile hataya düşürülerek itiraz konusunda yanıltılıp adil yargılanma hakkının ihlali anlamını taşır....
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 6183 sayılı Yasa’nın 54.maddesinde "Cebren Tahsil ve Takip Esasları" düzenlenmiş,55.maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "Ödeme emri" ile tebliğ olunacağı ve ödeme emrinin hangi unsurları içermesi gerektiği belirtilmiş,aynı Yasa’nın 58.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği ve itiraz üzerine izlenecek usul ve esaslar düzenlenmiştir....
Ne var ki davalı adına çıkarılan Örnek 13 ödeme emrinde itiraz süresi olarak 3 gün ve ödeme süresi de 6 gün olarak verilmiştir. Ödeme emrinde İcra İflas Kanunu’nun 269/1 maddesinin göndermesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 315/2. maddesinde belirtildiği gibi konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz günlük ödeme süresi verilmesi gerekir. Otuz günlük ödeme süresi verilmeyen ödeme emrine dayalı olarak açılan davada temerrüt koşullarının gerçekleşmediği gözönünde bulundurularak tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ödeme emri 13.01.2016 tarihinde borçluya tebliğ olunmuş, davalı borçlunun itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Davalı borçlu borcunu ödediğini belirterek buna dair ödeme belgelerini temyiz dilekçesine eklemiştir. Ödeme belgesi borcu sona erdiren belgelerden olduğundan yargılamanın her aşamasında ibraz edilebilir. Bu durumda mahkemece borçlu tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgeleri üzerinde durularak, bu konuda alacaklıya da diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasa’nın 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "Ödeme emri" ile tebliğ olunacağı ve ödeme emrinin hangi unsurları içermesi gerektiği belirtilmiş, aynı Yasa’nın 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yönünde tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği ve itiraz üzerine izlenecek usul ve esasların neler olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, Kurumun 2012/23 sayılı takip dosyasında tasarruf teşvik ve nema alacağına ilişkin ödeme emri gönderildiği, 2012/23-9132617 sayılı icra ödeme emrinin 25.05.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 01.06.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile takipte borçlunun borca itiraz ederek, ödeme belgesi sunduğu, alacaklının ödeme belgesine “e mahsuben kısmının” sonradan eklendiğini ileri sürdüğü, mahkemece; alacaklının ödeme belgesindeki imzayı inkar etmediği ancak belgenin içeriği kabul edilmediği,senet ve ödeme belgesinin aynı tarihte düzenlendiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir....
KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "…uyuşmazlık konusunun özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda eksik ödeme söz konusu olmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B....


