WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Bu tutarın 24.000,00 TL'si davacıya ödendiğine göre, bakiye 31.000,00 TL'nin de ödendiği ile ilgili ispat yükü davalı üzerindedir.Aralarındaki ödünç sözleşmesi gereği geri verme yükümlülüğünde bulunduğu 31.000,00 TL'yi davacıya ödediğini ispata dair davalı tarafından dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır.Davalı vekiline yemin teklif edip etmeyeceği konusunda ihtaratlı tebligat çıkartılmış, davalı vekili yemin teklifinde bulunmamıştır. Hal böyle olunca davacının takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 31.000,00 TL alacağının bulunduğu dolayısıyla aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazında davalının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava konusu alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir....

Bu belgede dava konusu 25.000,00 TL'nin ödünç olarak alındığı yazılıdır. Belgede sözedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi ise yapılmamıştır. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmadığından ve dava konusu paranın ödünç olarak alındığı belgede yazılı olduğundan dosyanın temyiz incelemesini yapma görevi Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi'ne aittir. Ancak anılan Daire tarafından da gönderme kararı verilmiş olduğundan, temyiz incelemesini yapmakla görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Yüksek Hukuk Daireler Başkanlar Kurulu'na gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz incelenmesini yapmakla görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Yüksek Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Zira, Türk Borçlar Kanunun 387.maddesinde; ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılmadıkça faiz istenemeyeceği, ticari ödünç sözleşmesinde ise taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebileceği, hükmü yer almaktadır. Taraflar arasında ödünç işlemlerine konu herhangi bir sözleşme ve kararlaştırılan bir faiz oranı ayrıca, davalı şirkete keşide edilen alacağa ve faiz talebine ilişkin ihbar ve ihtarda bulunmamaktadır. Davacılar davalı şirketin tacir sıfatına dayanarak şirket borcunun ticari olduğundan hareketle gönderdikleri paraların ticari tüketim ödünç sözleşmesi kapsamında bulunduğu iddiasıyla, icra takibinde ticari temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılmakla birlikte sehven yasal faiz ibaresi yazılmak suretiyle, faiz talebinde bulunulduğu, belirtilmektedir....

Somut olayda, davacı davalıya 31.05.2016 tarihinde 5.000.000,00 TL ödünç verildiğini ileri sürmüş, davalı ise, davacının iddia ettiği ödemenin aslında davacının müvekkiline olan mevcut borçlarını kapatmaya yönelik olduğunu, davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasında yazılı bir ödünç sözleşmesi bulunmadığı gibi davacı tarafından yapılan ödemede ödünç verilen para olduğuna ilişkin bir açıklama yoktur. Aynı şekilde davalı tarafından davacıya havale edilen ödeme makbuzlarında da bir açıklama bulunmamaktadır. Davacının ticari defterlerinde 5.000.000,00 TL "gönderilen havale" olarak kayıtlara alınmıştır. Davalıdan alınan çek "çekle tahsilat ve havale tutarları ise "gelen havale" olarak bu miktardan mahsup edilmiştir. Yapılan ödemede geçerli bir açıklama bulunmadığında ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır.Bu yasal karinenin aksine , yapılan ödemenin ödünç para verilmesi olduğunu ileri süren davacı bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür....

Dava konusu olay borç vermeden kaynaklanan uyuşmazlık olduğundan, davalının tacir olmadığı, davanın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde Türk Ticaret Kanunun 5/3 gereği davanın görüm ve çözüm yerinin ----Yine taraflar arasında ödünç sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespiti ticaret mahkemesinin değil asliye hukuk mahkemesinin görevinde olduğu kabul edilmektedir-------- Somut olayda talep, davalı aleyhine borç para vermeden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibinden dolayı itirazın iptali istemine ilişkin olup, her iki taraf tacir olmadığı gibi, ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlem ya da fiilin de söz konusu olmadığı ve itirazın iptali davasına konu alacak ödünç ilişkisinden kaynaklanmakta olduğuna göre, ticari niteliği bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir----- Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından yargılamaya görevli...

in iddia ettiği ödünç alacaklarının mevcut dosya içeriğine göre ispatlanamadığı; ...'in davalı şirkete yaptığı bazı ödeme belgelerinin (banka makbuzu/fişi) veya banka hesap dökümlerinin dosyaya sunulduğu görülmekle birlikte bu belgelerden iddia edildiği şekilde ödemelerin ödünç (tüketim ödüncü) sözleşmesi temelinde yapıldığı sonucuna varılamadığı, bazı ödeme belgelerinde ödeme sebebinin bile yer almadığı; dosya içeriğinde taraflar arasında iddia edildiği şekilde ayrı bir ödünç sözleşmesi suretinin (delilinin) de bulunmadığı; Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, banka kanalıyla başkasına ait bir hesaba yapılan ödemelerde ödeme sebebi (ödemenin temel ilişkisi) açıklanmadığı takdirde, “mevcut bir borcun ödenmesi için” ödeme yapıldığının karine olarak kabul edildiği, karşı davalı şirkete ödünç verdiğini iddia eden ...'in bunu ispat yükü altında olduğu; mevcut dosya ile birleştirilen karşı dava (İstanbul ...ATM ...sında karşı davacı ortak/eski müdür ...'...

Somut uyuşmazlık, dava dilekçesi içeriği ve sunulan delillere göre , davacı tarafın dava dilekçesinde, davalı tarafın ise cevap dilekçesinde doğrudan kambiyo hukukuna dayanmadıkları, temel ilişki olan gayrimenkul satım ve ödünç ilişkilerine dayandıkları, dolayısıyla az yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre davacı temel ilişkiye dayandığından mevcut olaya temel ilişkiye dayanan hukuk kurallarının uygulanmasının gerektiği, Bu kapsamda tarafların iddialarına göre göre sözleşmenin satış ve ödünç sözleşmesi olduğu, UYAP sisteminden GİB entegrasyon ekranından yapılan kontrolde tarafların tacir de olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesi dikkate alındığında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....

Dava; davalı şirketin ortağı olan davacı tarafından, davalı şirkete ödünç (borç) olarak verildiği ileri sürülen 13.264.764,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı tarafın istemi 6098 sayılı TBK'nın 386.vd. maddelerinde düzenlenen Tüketim Ödüncü Sözleşmesi hukuksal nedenine dayanmakta olup; Tüketim ödüncü sözleşmesi, TBK md. 386'da tanımlanmıştır. Buna göre, "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı veya tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanında aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Tüketim ödüncü sözleşmesinin tarafları, ödünç veren ve ödünç alandır. Tüketim ödüncü sözleşmesi, TBK md.386-392 arasında düzenlenmiştir. Tüketim ödüncü sözleşmesi de aslında bir şeyin kullanılmasının devri borcunu içeren bir sözleşmedir. Ancak, burada kullanılan, şeyin kendisi değil, değeridir....

Dava; davalı şirketin ortağı olan davacı tarafından, davalı şirkete ödünç (borç) olarak verildiği ileri sürülen 13.264.764,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı tarafın istemi 6098 sayılı TBK'nın 386.vd. maddelerinde düzenlenen Tüketim Ödüncü Sözleşmesi hukuksal nedenine dayanmakta olup; Tüketim ödüncü sözleşmesi, TBK md. 386'da tanımlanmıştır. Buna göre, "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı veya tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanında aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Tüketim ödüncü sözleşmesinin tarafları, ödünç veren ve ödünç alandır. Tüketim ödüncü sözleşmesi, TBK md.386-392 arasında düzenlenmiştir. Tüketim ödüncü sözleşmesi de aslında bir şeyin kullanılmasının devri borcunu içeren bir sözleşmedir. Ancak, burada kullanılan, şeyin kendisi değil, değeridir....

Noterliği’nin 11/10/2016 tarihli ... sayılı hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ...’na devrettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede, davacının davalı şirkete Euro karşılığı ve TL olmak üzere toplamda 855.754,44-TL verdiği, bu paranın 358.350-TL'nin sermaye artırımında kullanıldığı, 78.117,13-TL'nin davacıya iade edildiği, davacının davalı şirketten 419.287,31-TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş, mahkemece de bu bedele hükmedilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 386. maddesinde tüketim ödüncü "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır....

UYAP Entegrasyonu