Somut olayda da taraflar arasındaki ilişkinin hukuksal niteliği itibarıyla, bir ödünç sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın tacir olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi mümkün değildir. (İzmir BAM 14. HD. 2018/366Esas ve 2020/481 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/9522 Esas ve 2017/1556 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM. 37. HD.'nin 2019/108 Esas ve 2019/1313 Karar sayılı ilamı) Söz konusu dava, mutlak ve nisbi ticari dava niteliğinde değildir. Açıklanan nedenler ve yasal düzenlemeler kapsamında davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun belirlenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Dolayısıyla davada görevli Mahkeme Ticaret mahkemesi olmayıp, taraflar arasındaki temel ilişkinin ödünç sözleşmesi olması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kaldı ki davacı tarafça yapılan arabuluculuk başvurusu, somut olayın ticaret mahkemelerinin görev alanına girmediğinden bahisle reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair karşı görevsizlik kararı verilmiştir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir....
Uyuşmazlığın taraflar arasında kurulan adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekirken, mahkemece davanın hukuki sebebinin yanılgılı değerlendirme ile ödünç sözleşmesi kabul edilip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-) Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın distribütör sözleşmesi kapsamında dava dışı... Pazarlamaya ödediği soğutucunun parasını bayi olan davalının uhtesinde bulunmaması nedeniyle açılan rücuen tazminat davasına ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, bayilik/disribütörlük sözleşmesi, kullanım ödünç sözleşmesi ile soğutucunun davalıya teslimine ilişkin teslim tutanağı, dava konusu soğutucuya ait fatura ile bunun davacı tarafından ödendiğine dair ödeme belgesi ile cari hesap alacağı, davalı şirket adına çıkartılan Ankara ... Noterliği 13183 Yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ mazbaatası, birlikte değerlendirildiğinde, davadışı ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ile yine davalı arasında akdedilen Kullanım Ödüncü (Ariyet) Sözleşmesi gereği......
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın distribütör sözleşmesi kapsamında dava dışı... Pazarlamaya ödediği soğutucunun parasını bayi olan davalının uhtesinde bulunmaması nedeniyle açılan rücuen tazminat davasına ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, bayilik/disribütörlük sözleşmesi, kullanım ödünç sözleşmesi ile soğutucunun davalıya teslimine ilişkin teslim tutanağı, dava konusu soğutucuya ait fatura ile bunun davacı tarafından ödendiğine dair ödeme belgesi ile cari hesap alacağı, davalı şirket adına çıkartılan Ankara ... Noterliği 13183 Yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ mazbaatası, birlikte değerlendirildiğinde, davadışı ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ile yine davalı arasında akdedilen Kullanım Ödüncü (Ariyet) Sözleşmesi gereği......
İlgili Hukuk 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 386 ncı maddesine göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi , ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." 2. 6098 sayılı Kanun'un 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen " havale" bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 tarihli ve 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı ilamı). 3....
Bu haliyle davacının davalıya ödünç para verdiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur....
Noterliğinin ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile, tank ve tesisatı emanet almadığını belirttiği, ancak belge sunmadığı, sözleşmede de verilen emanet malların sözleşme süresi sonunda iade edileceğinin belirtildiği, bu nedenle 59000,00 TL'nin tahsili için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, mahkemece 16.483,50-TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 379. maddesinde ariyet (ödünç) sözleşmesi "Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla, ariyet sözleşmesinin en önemli unsuru, kullanmanın bırakılmasının karşılıksız olmasıdır; Bu husus, ariyeti kiradan ayırır....
DELİLLER VE GEREKÇE Dava; bayilik sözleşmesi kapsamında teslim edilen ariyet malzemelerinin bedel iadesine ilişkin alacak davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "MADDE 379- Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Ödünç alanın kullanım hakkı MADDE 380- Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir. Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz. Ödünç alan, bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda, beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumludur. Ancak, bu hükümlere uymuş olsaydı bile zararın doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur. II. Bakım ve koruma giderleri MADDE 381- Ödünç alan, ödünç konusunun olağan bakım ve koruma giderlerini karşılamakla yükümlüdür... C. Sona ermesi I....
Dereceden karz ipoteği tesis edildiğini, taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi gereğince davacıların belirtilen vadelerde taksiz ödemelerini yapmadığını, ödenmesi için noter aracılığı ile ihtar çekildiğini, cevap vermeyen ödemede yapmayan davacıların temerrüde düşmeleri nedeni ile Şişli .......


