Bu bakımdan, dava konusu bedelin şart içerdiği dolayısıyla geçersiz olduğu yönündeki iddia da yerinde olmadığını, Taraflar arasında yapılan 13.04.2016 tarihli ‘Protokol’ incelendiğinde; Protokol’ün 1.1. maddesinde “Tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi için davacı adına ...’ye verilecek ödemelere ilişkin olarak söz konusu tapu kaydı oluştuğunda Ödünç veren müvekkil şirket yararına müvekkil şirketçe uygun görülmüş bir ipotek tesisi sağlanıncaya kadar yapılacak iş ve işlemler, işbu Protokol’ün konusunu oluşturmaktadır”, Protokol’ün 1.3. maddesinde “Ödünç Veren tarafından, yapılacak bu ödemelerin, işlemiş ve işleyecek akdi faizleriyle birlikte, ileride ödünç alan adına oluşturulacak tapu kaydı üzerine ipotek olarak tesisine kadar geçecek süre zarfında ödünç veren tarafından yapılacak ödemelere karşılık ve yapılan ödemelerin teminatı zımnında 13.04.2016 tanzim tarihli 35.000,00 TL tutarlı ve keşidecisinin ödünç alan olacağı bono işbu protokolün imzası ile birlikte ödünç verene teslim...
Sözleşmesi gereğince teminattan muaf olduğunu, davalı tarafın dava konusu sözleşmenin batıl olduğu ve bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davada zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu icra takibinin dayanağı olan sözleşme her ne kadar “kredi sözleşmesi” başlığını taşımakta ise de sözleşmenin aslında kredi sözleşmesi değil, “ödünç para verme sözleşmesi” olduğunu, huzurdaki dava ödünç sözleşmesine dayalı alacağın tahsiline ilişkin olduğundan, TBK.’nun 146. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu bildirmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı gerçek tarafından, davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.'nun 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf delil olarak; ... İcra Müdürlüğü'nün ......
Dava; ödünç sözleşmesi nedeniyle alacağın tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Davacı, davalıya ödünç verdiğini belirtmiştir. Hal böyle olunca bunun ödünç olarak verildiğini davacının ispatlaması gerekmektedir. Davacı tarafından davalıya toplam 210.900,00 TL gönderildiği, havale evrakında "emanet" açıklamasının bulunduğu görülmektedir. Havale, hukuki niteliği itibariyle borç ödeme vasıtası olup davacının paranın hangi amaçla gönderildiğini ispat külfeti altındadır. HMK madde 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz....
Türk Borçlar Kanunu'nun 386. maddesi şöyledir: “Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.” Bu kapsamda; davacının tacir olmayan gerçek kişi olması, işlemin TTK'nın 4. maddesi kapsamında bir ödünç para verme işi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmaması karşısında taraflar arasındaki ilişkinin TBK'nın 386. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 114/1-c. Ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-HMK'nın 20/1....
bir işlem olmadığını, bilirkişi tarafından sanki taraflar arasında ödünç sözleşmesi kurulmuş varsayımı ile bir takım tespitlerde bulunulduğunu, bu tespitlerin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen paranın ne için gönderildiği yazılı olmadığından sırf taraflar arasında para gönderimini gösteren dekontların bulunmasının ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığını, açıklama olmadan banka havalesi ile gönderilen paranın senetle ispat sınırını aşması halinde yazılı delil ile ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacının çekmiş olduğu kredi miktarları ile kendilerine gönderilen para miktarlarının birebir uyuşmayıp bu durum dahi tek başına kredilerin kendileri için çekilmediğini gösterdiğini, davacı yanca şirket çalışanına ait olduğu belirtilen bir takım whatsapp konuşmaları paylaşılmış ise de iş bu işçinin şirket nam ve hesabına hareket etme yetkisi bulunmadığından konuşmaların kendileri yönünden hukuken bağlayıcılığı olmadığını, davalı ...'...
Geçici iş ilişkisiyle (ödünç iş ilişkisiyle) çalışan işçinin altı aylık kıdemi, 4857 sayılı İş Kanunun 7’ni maddesinden hareketle, işçinin başka işverende (ödünç alan) geçen süresi, işverende (ödünç veren) geçirilmiş gibi sayılır. Söz konusu işçinin daha sonra ödünç alan işverenin işyerinde yeni bir iş ilişkisi kapsamında istihdam edilmesi hâlinde, onun nezdinde ödünç iç ilişkisi kapsamında geçirilmiş süreler, yeni iş ilişkisindeki altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz. Çıraklık ilişkisi, İş Kanunu’nun 4’üncü maddesindeki istisnalar arasında sayıldığından, altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/701 KARAR NO : 2022/332 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 25/09/2018 KARAR TARİHİ : 25/04/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin hisselerini 15.03.2018-04.06.2018 tarihleri arasında 4,5-6,78 TL fiyat aralığından aldığını, bu işlemi yapmasında davalı şirketin ....ile aralarında AC/DC elektrikli araç şarj istasyonları üretimi ve montajı ile ilgili bir ticari ilişkiyi değerlendirmek için gizlilik sözleşmesi imzalandığı haberinin şirketin kendi sitesinde hemde bir haber kanalında duyurulması ile uluslararası yatırım şirketi olan ... ile davalı şirket ortakları ... arasında 08.03.2018 tarihinde Sermaye İştirak Taahhüdü ve Pay Ödünç Sözleşmesi(Subscription Cornmitment and Share Lending...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/701 KARAR NO : 2022/332 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 25/09/2018 KARAR TARİHİ : 25/04/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin hisselerini 15.03.2018-04.06.2018 tarihleri arasında 4,5-6,78 TL fiyat aralığından aldığını, bu işlemi yapmasında davalı şirketin ....ile aralarında AC/DC elektrikli araç şarj istasyonları üretimi ve montajı ile ilgili bir ticari ilişkiyi değerlendirmek için gizlilik sözleşmesi imzalandığı haberinin şirketin kendi sitesinde hemde bir haber kanalında duyurulması ile uluslararası yatırım şirketi olan ... ile davalı şirket ortakları ... arasında 08.03.2018 tarihinde Sermaye İştirak Taahhüdü ve Pay Ödünç Sözleşmesi(Subscription Cornmitment and Share Lending...
Davacı şirket, davalı yana ait ... plakalı aracı ödünç aldığını, araçta bir takım parça değişiklikleri ile bakım ve onarımlar yaptığını, bu durumun aracın değerini arttırdığını ileri sürerek 33.737,30 TL tutarındaki masrafın davalıdan tahsiline yönelik giriştiği takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmektedir. Davalı ise, aracın kullanımı süresince araca yapılan bakımlardan davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 379. maddesinde kullanım ödüncü sözleşmesi; "Ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmış ve 380. maddesinde "Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir. Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz....
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın kıymetli evrak hukukundan değil temel ilişkiye bağlı olarak doğduğu ve temel ilişkinin ödünç sözleşmesi olduğu, bu hale göre uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, verilen görevsizlik kararının yasal dayanağı bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, Mahkememiz ile Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5....


