WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava konusu bonoların ödünç sözleşmesi gereğince verildiğinin yasal delillerle kanıtlanamadığı, hatırlatılan yemin teklifini davacıların kullanmadıkları, taraflar arasında ticari ilişkiler olup, ticari anlaşmazlıklar bulunduğu, bu nedenle davacıların kötüniyetli olduklarının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davaların ve davalıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davacıların vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davada ihtiyati tedbir alınıp, uygulandığına ve böylece alacaklının alacağının geciktirilmiş olmasına göre İİK.nun 72/4.maddesi uyarınca takip alacaklısından alacağı temlik alan davalı ... yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Taraflar arasında bir ödünç sözleşmesi olduğundan bu alacağın tahsilinde genel mahkemeler görevlidir. Bu sebeple mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

VEKİLİ SAVUNMASINDA ÖZETLE; Taraflar arasındaki ilişkinin davacının iddia ettiği gibi ödünç sözleşmesi olmadığını, dava konusu edilen tij'in sarf malzemesi niteliğinde sondaj borusu olduğunu, kullanılmakla işlevini tamamladığını, yeniden kullanılmasına imkan olmadığını, bu sebeple kullanım ödüncü sözleşmesine konu edilemeyeceğini, taraflar arasında yazılı ya da sözlü herhangi bir ödünç sözleşmesinin bulunmadığını, davacının ödünç olarak verildiğini öne sürdüğü, sevk irsaliyesi karşılığı faturalandırılmadığını iddiasını aksine davacı tarafından faturalandırıldığını, 31.01.2019 tarihli, 1.418.980,68 TL bedelli, 31.01.2019 tarihli, 2.426.202,72 TL bedelli ve 31.01.2019 tarihli 1.162.252,80 TL bedelli toplam 3 adet e-faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, davacının ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu, son irsaliye tarihinden sonra davacıya 6.100.000 TL ödeme yapıldığını, davacının kendilerine satış yaptığını, satış bedelinin nakden ve çekle ödendiğini, davacının taahhütlerini...

Maddesinde "Ödünç sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşme" olarak tanımlanmış , aynı yasanın 386....

Davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan Taşeronluk Sözleşmesinde, davacı tarafından davalıya ariyeten dorse verileceğini düzenleyen bir hüküm bulunmadığı gibi; davacı ile davalı arasında yazılı olarak akdedilmiş bir "ariyet sözleşmesi" de bulunmamaktadır. TBK 379. Maddesinde yerini bulan kullanım ödüncüne göre ,ödünç sözleşmeleri bir şekil şartına bağlanmamış olup, ispat hukuku açısından yazılı olması gerekmektedir. Ödünç sözleşmesi uyarınca ödünç alan kendisine belli bir süre kullanması için bedava olarak bırakılan şeyi bir süre kullandıktan sonra geri verme yükümlülüğü altındadır. Ödünç alan/ davalı, taraflar arasında yazılı sözleşme olmaması nedeni ile ödünç konusunu özgülenmiş amaca uygun kullanıp ödünç verene karşı genel ilkeler uyarınca sorumludur....

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre mevduat sözleşmesi ödünç sözleşmesi ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir....

Hukuk Dairesi’nce taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olmadığı, katılmalı ödünç sözleşmesi olduğu ve taşınmaz satış vaadi içeren bir sözleşme olduğu için resmi şekilde yapılması gerektiği belirtilmiş ise de taraflar arasındaki 29.12.2014 tarihli sözleşme komisyon sözleşmesi ve eser ( taşeronluk) sözleşmesini içeren karma bir sözleşmedir ve bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması yeterli olduğundan geçerli bir sözleşme olduğu dikkate alınarak sözleşme geçerli kabul edilip, gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2- Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7....

Uyuşmazlık paranın, vekil eden davacının davalı-vekile vekalet ilişkisi kapsamında mı gönderildiği yoksa davalının savunmasında belirttiği üzere ödünç sözleşmesi kapsamında davacıya verilen borç para mı olduğu bu bağlamda ispat yükünün havale gönderen davacıya mı yoksa gönderilen paranın bir borç ödemesi olduğunu iddia eden davalıya mı ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece; davalının savunması gerekçeli inkar olarak değerlendirilmiş ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek yemin deliline de başvurulmadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere vekâlet sözleşmesi karşılıklı güvene dayanan, içerisinde karşılıklı hak ve yükümlülükler barındıran bir sözleşmedir....

SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ...A.Ş. vekili, taraflar arasındaki ilişkinin davacının iddia ettiği gibi ödünç sözleşmesi olmadığını, dava konusu edilen tijin sarf malzemesi niteliğinde sondaj borusu olduğunu, kullanılmakla işlevini tamamladığını, yeniden kullanılmasına imkan olmadığını, bu sebeple kullanım ödüncü sözleşmesine konu edilemeyeceğini, taraflar arasında yazılı ya da sözlü herhangi bir ödünç sözleşmesinin bulunmadığını, davacının ödünç olarak verildiğini öne sürdüğü, sevk irsaliyesi karşılığı faturalandırılmadığını iddiasını aksine davacı tarafından faturalandırıldığını, 31.01.2019 tarihli, 1.418.980,68 TL bedelli, 31.01.2019 tarihli, 2.426.202,72 TL bedelli ve 31.01.2019 tarihli 1.162.252,80 TL bedelli toplam 3 adet e-faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, davacının ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu, son irsaliye tarihinden sonra davacıya 6.100.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kendilerine satış yaptığını, satış bedelinin nakden ve çekle ödendiğini, davacının...

Konuya ilişkin yasal düzenlemeler; Ödünç sözleşmesi; 6098 s.TBK.nun 386.m.sinde :”Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) “Karz akdi” başlıklı 306. vd. maddesindeki yasal düzenlemeye göre ; “Karz, bir akittir ki onunla ödünç veren, bir miktar paranın yahut diğer bir misli şeyin mülkiyetini ödünç alan kimseye nakil ve bu kimse dahi buna karşı miktar ve vasıfta müsavi aynı neviden şeyleri geri vermekle mükellef olur.” şeklindedir....

UYAP Entegrasyonu