nun müştereken şirketi temsile yetkili kılındıkları ve görev başlangıç tarihlerinin 18.03.2010 olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerinde 200,00 TL vergi borcu görülmesine rağmen, davalı şirketin bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan dilekçede davalının herhangi bir vergi borcunun bulunmadığı ifade edildiği, Ortaklara Borçlar kalemindeki 819.256,00 TL'nin, 814.416,00 TL'sinin davacı ortak ...'a, 4.840,00 TL'sinin ise davalı ortak ...'na ait olduğunun mizan kayıtlarından tespit edildiği, Davalı şirketin 819.256,00 TL tutarındaki ortaklara borçlar dışında herhangi bir borcunun bulunmadığı, Davalı şirketin gayri faal olduğu ve ticari faaliyetinin bulunmadığı, Davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin duruma uygun düşen bir çözüm olacağı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
nun müştereken şirketi temsile yetkili kılındıkları ve görev başlangıç tarihlerinin 18.03.2010 olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerinde 200,00 TL vergi borcu görülmesine rağmen, davalı şirketin bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan dilekçede davalının herhangi bir vergi borcunun bulunmadığı ifade edildiği, Ortaklara Borçlar kalemindeki 819.256,00 TL'nin, 814.416,00 TL'sinin davacı ortak ...'a, 4.840,00 TL'sinin ise davalı ortak ...'na ait olduğunun mizan kayıtlarından tespit edildiği, Davalı şirketin 819.256,00 TL tutarındaki ortaklara borçlar dışında herhangi bir borcunun bulunmadığı, Davalı şirketin gayri faal olduğu ve ticari faaliyetinin bulunmadığı, Davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin duruma uygun düşen bir çözüm olacağı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. TTK 636/3 maddesinde; ‘haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.’ hükmü düzenlenmiştir. Yasal düzenlemede şirketin feshi için haklı nedenler açıkça belirtilmemiştir. Ancak ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının bulunmadığı durumların varlığı haklı nedenler arasına sayılabileceği hususunda Yargıtayın muhtelif kararları mevcuttur. Yine uygulamada haklı nedenlerle fesih davası açılabilesi için davacı ortağın haklı nedenlerin meydana çıkmasında kendisinin eylem ve işlemlerinin ve katkısının bulunmaması gerekir....
Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, kabul edilmediği taktirde ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirketin diğer ortağı ... vekili davalı şirket yanında müdahale talebinde bulunmuştur. Davacı vekilinin talebi üzerine, mahkememizin 15.09.2021 tarihli Ara Kararı ile SMMM ... davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı olarak atanmış, ... 15.12.2021 tarihli dilekçesinde, davacının, davalı şirketin diğer hisselerini devraldığını, davanın konusuz kaldığını belirterek kayyımlık görevinin sona erdirilmesini talep etmiştir. Davacı vekili mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 15.12.2021 tarihli dilekçesinde, dosya kapsamında atanan ilzama ve temsile münferiden yetkili kayyım ...'ı kayyımlık görevinin veçheleri bakımından gayrikabilirücu ibra ettiklerini beyan etmiştir....
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, Mahkemece "haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve çıkma halinde çıkma payı verilmesi istemi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiş ise de, organ eksikliği nedeniyle fesih isteminden yüzde 10 azınlık hisse oranı aranmadığını, haklı nedenle fesih talebinden vazgeçilmiş olmasına rağmen Mahkemece "haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve çıkma halinde çıkma payı verilmesi istemi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine mahkemece davalı şirketin organsız kalması sebebiyle, şirketin fesih ve tasfiyesi ile ödenmeyen kâr payına ilişkin alacak isteminde bulunulmuş ise de, davalı şirketin 01/04/2013, 17/06/2016, 29/05/2017 ve 28/06/2017 tarihli olağan genel kurul toplantılarında, şirket kârının ortaklara dağıtılmayarak şirket bünyesinde bekletilmesine oy birliğiyle karar verildiği, 08/09/2015 tarihli genel kurul toplantısında şirketin 2014 yılında kar etmediğinden dolayı kar dağıtımının yapılmadığının...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Davalı şirketin vergi dairesinden resen terkin edilmesi faaliyetinin sona ermesi nedenleri ile fesih ve tafsiye edilmesi şartlarının bulunup bulunmaması hususlarında fesih ve tasfiyesine ilişkindir.Dosya kapsamına göre; şirketin ------ Ticaret Odası'nın ------sicil numarasında kayıtlı ...., ana sözleşmesinin 28.01.2019 tarihli, sermayesinin 50.000,00 TL, ortaklarının -----, ------ile ... , yetkililerinin ise ------ olduğu, şirketin son tescil tarihinin 31.12.2010 olduğu görülmüştür....
nın şirket adına yaptığı bir taahhüt bulunmadığı gibi, şirketin de hiçbir zaman ortağı olmadığı bu nedenle şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirketten adi ortaklık sözleşmesi gereğince ortaklıktan ayrılma payını talep etmesi hukuken mümkün olmadığı, davalı şirketin bu nedenle iş bu davada taraf sıfatının ve adi ortaklıktan kaynaklanan bir sorumluluğunun olamayacağı benimsenmiş ve şirket aleyhine açılan dava mahkememizce sıfat yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer davalı ...'nın, ... ile aralarında yaptığı 04/12/2018 tarihindeki adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olması ve imzanın da inkar edilmemesi karşısında iş bu davalı aleyhine açılan davada, davalı ...'nın taraf sıfatının bulunduğu tartışmasızdır. Ancak mahkememizce davacı ... ve davalı ... arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesi sonucu sözleşme hükümlerine uygun olarak adi ortaklık sona ermesi halinde davalı ...'...
in usulsüz olarak oğluna hisse devri yaptırıp daha sonra kendisini şirket müdürü olarak atadığını iddia ederek şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklığa tasfiye memuru atanmasını istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamı dikkate alınarak; fesih sebebi olan tarafların birbirleri haklarında açtıkları davalar, şikayetler değerlendirildiğinde söz konusu şirketin fesih sebebinin oluştuğu, ancak davacı olan S.. A..'in Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/348 esas-2012/732 sayılı dosyasında, diğer şirket ortağı olan Metin aleyhine, sahte belgelerle mahkemece lehlerine karar verebilmesi için diğer sanıklarla birlikte fatura temin ettikleri, konkasör makinesinin mülkiyetlerine geçebilmesi için iki adet sahte resmi belge düzenlendikleri, bu belgeyi mahkemeye sundukları, bu sebeple mahkumiyetlerine karar verildiği, aynı şekilde Aksaray 1....
ileri sürerek, mülga TTK'nın 549/4. maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir. Davanın hukukî dayanağı olan TTK 636/3 maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Mahkememizce davalı şirketin sicil dosyası getirtilip incelenmiştir. UYAP sisteminden yapılan incelemede İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...-... E.K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından davalı ... Limited Şirketi aleyhine 23/03/2021 tarihinde davalı şirketin TTK md. 636 uyarınca haklı nedenle feshi talebi ile dava açılmış olduğu, yargılama sonucunda 11/11/2021 tarihli...-... E.K. sayılı karar ile davanın kabulü ile davalı... Limited Şirketi'nin feshine ve şirketin tasfiyesine, tasfiye memuru olarak davacı...'...


