Bu bağlamda ise; sunulan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davalı Şirket müdürünün müdürlük görev ve yetkilerini yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkin olduğu, dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporlarındaki ayrıntılı tespit ve değerlendirmeler gözetildiğinde; davalı Şirket müdürünün müflis Şirkete ait taşınır ve taşınmaz malvarlıklarını hukuken haklı ve makul karşılanabilecek somut bir gerekçesi bulunmadığı halde rayiç değerlerinin altında 3.kişilere satışını gerçekleştirerek Şirket zararına neden olduğu, Mahkememiz'ce de benimsenen asıl rapor ile birlikte özellikle bilirkişi heyeti ek raporunda da tespit edildiği üzere; Şirketin Ticari Defterleri ve Mali Tablolarının incelenmesi neticesinde Şirket Ortaklarına ve Bağlı Ortaklıklarına para verdiği, şirketin davalı müdürün yanlış yönetim politikaları ve uygulamaları sonucunda nakit darboğazına girdiği ve vergi borçlarını ödeyemediği,...
ın müdürlük görevini kötüye kullanması nedeni ile zarara uğratıldığı ve şirket demirbaşlarının başka bir yere götürüldüğü yöndeki iddiaların ise ispatlanamadığı gözetilerek sirket yöneticisinin sorumluluğuna dayanan tazminat talebi yerinde görülmediği,asıl davada kayyım atanması talebi yönünden ise; davalının şirketi zarara uğrattığının ispatlanamadığı, diğer taraftan davacı, tarafların ortağı olduğu şirketin faaliyet konusu ile aynı başka bir şirket kurarak haksız rekabet oluşturacak davranışta bulunduğu, şirketin kendi organları eliyle yönetilmesinin asıl olduğu, şirkete kayyım atanmasını gerektiren bir nedenin görülmediği,birleşen dava yönünden ise; şirket müdürünün azline ilişkin davalarda husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca şirkete karşı dava açılması gerekli olmadığından birleşen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir....
VEKİLLERİ: DAVA : ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN AZLİ (Birleşen dava yönünden: TAZMİNAT) DAVA TARİHİ : (Birleşen dava yönünden : ) KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından açılan ve birleştirilen iş bu iki davanın dosyasının işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : 1-Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı 12/07/2023 tarihinden itibaren 3 ay içerisinde dava yenilenmediğinden, 6100 s. HMK.nun 150/5. maddesi uyarınca 3 aylık sürenin dolduğu 12/10/2023 tarihi itibariyle birleşmiş her iki davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihi itibariyle birleşen her iki davadan dolayı ayrı ayrı alınması gereken 269,85'er TL. maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 539,70 TL. karar ve ilam harcından, her iki davada peşin alınan 59,30'ar TL.'...
şoför olarak çalışan diğer kişilerin 2.324,00 TL maaş aldığını, şirket müdürünün ...'...
Mahkememizin 27/10/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilince dava dilekçesi ile; TTK 630/1 fıkrasına dayalı olarak yönetici azli, TTK 644/1-a bendi atfı ile TTK 553 maddesine dayalı yönetici sorumluluğu tazminat ve TTK 638/2 fıkrasına dayalı haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma talebi olmak üzere üç ayrı talep ileri sürdüğü anlaşılmakla; TTK 630/2 fıkrasına dayalı açılan yönetici azli davası dışındaki iki ayrı talebin iki ayrı esasa kaydına; akabinde heyet önüne getirilmesine karar verilmiştir. TTK 644/1-a bendi atfı ile TTK 553 maddesine dayalı yönetici sorumluluğu tazminat talebi yönünden verilen tefrik kararı ile dosya 2021/700 esasa kaydedilmiş, Mahkememizce verilen 28/10/2022 tarih ve 2021/700 Esas 2021/710 karar sayılı arabuluculuk dava şartı yokluğundan red kararı BAM 14....
nun şirketin sahibi olduğu ve 100 milyon TL'yi aşkın değere sahip taşınmazın satışı için kardeşine yetki verdiğine ilişkin bildirim geldiğini, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazın göz göre göre 5 milyon TL'ye satıldığını, davalı şirket müdürünün şirketin birçok malını 1 haftada sattığını, aynı şekilde ödemesini müvekkilinin yaptığı, şirket adına kaydedilen aracın boşanma davasının açıldığı hafta içerisinde şirket müdürünün abisinin damadı üzerine geçirildiğini, taşınır ve taşınmaz fark etmeksizin muvazaalı devirlerle şirketin zarara uğratıldığını, aile içinde konuşulanlar arasında davalı şirket müdürü ...'nun yurt dışında şirket açtığı, ülkemizdeki malvarlığını elden çıkarıp aktiflerini yurt dışına taşıdığı, davalı firmanın şirket müdürü olarak ...'...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bent dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, limited şirket müdürünün haklı sebeple azli ve şirkete tedbiren kayyım atanması istemlerine ilişkindir....
bu nedenle azli koşulları oluşmakla birlikte hüküm tarihi itibariyle davalı şirket müdürünün görev süresinin dolduğu ve şirketin genel kurulu toplanarak yeni müdürün seçilmediği buna göre davacı vekilinin açtığı yönetici azli davası yönünden davanın konusu kalmadığı anlaşıldığından bu davanın esası hakkında karra verilmesine yer olmadığına,konusuz kalan davada davalı şirket müdürünün azil koşullarının oluştuğu kanaatine varılması nedeniyle davacını dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....
-TL ödeme yapıldığını, davalının anılan ödemeleri herhangi bir karara dayanmaksızın yaptığı gibi ödemelerle ilgili herhangi bir açıklama veya sebep de göstermediğini, Vergi Usul Kanununa aykırı şekilde yapılan bu ödemelerin, şirket tüzel kişiliğini ve müvekkilini vergi hukuku açısından tehlikeli bir duruma soktuğunu ve olası bir vergi incelemesinde yüksek meblağlı cezaların kesilmesine açık hale getirdiğini, yapılan incelemelerde davalı şirket müdürünün çok sayıda şahsi harcamasını şirket hesabından yaptığının tespit edildiğini, şirkete genel kurul kayyımı atandıktan sonra hazırlanan değerlendirme raporu ve muavin defter dökümlerine bakıldığında davalının geçmişe dönük olarak yaptığı bazı usulsüz harcamaları usule uygun göstermek için şirketin mali kayıtları üzerinde oynamalar yaparak MALİ İZ bıraktığı kanaatine varıldığını, davalı şirket müdürünün azli için açtıkları davanın Bursa 3....
Davalı vekili ... tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın davadan feragat ettiğini, davacı tarafın feragat beyanını kabul ettiklerini ve karşılıklı masraf ve vekalet ücret talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, şirket müdürünün azli ile sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt:4, 2001 Basım, sf:3618) Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....


