WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Bu ilke ışığında uyuşmazlığın alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemiyle açtığı istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile genel hükümler uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca gör bir karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İİK 100. maddesi metninden anlaşılacağı üzere rehin alacaklarına iştirak mümkün değildir. 6183 sayılı Kanun'un 69. maddesi uyarınca da kamu alacaklarına iştirak edilemez.Somut olayda şikayet edilenin alacağı rehine dayandığı için şikayetçilerin işçi alacaklarına ilişkin davaların açılma tarihleri rehinden önce olsa dahi rehin alacağına iştirak etmeleri mümkün değildir. Rehnin muvazaalı olduğuna dair bir itirazları da olmadığına göre eldeki davada şikayetçilerin imtiyaz iddiaları dinlenmeyecektir. Kabule göre de işçilerin imtiyazlı olan alacakları iflastan, İİK 140/3 ifadesine göre haciz sıra cetvelinde haciz talep tarihinden önceki 1 yıl ile sınırlıdır. Bölge Adliye Mahkemesince bu sınırlama dikkate alınmadan tüm işçilik alacaklarının rüçhanlı kabul edilmesi de doğru görülmemiştir.Yukarıdaki gerekçelere istinaden şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8....

Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. Dava konusu haciz, borçlunun tebligat adresi dışında ve 3.kişi huzurunda yapılmış olması nedeniyle davalı alacaklı vekiline İİK 99 madde gereğince süre verildiği, davalı alacaklı tarafından süresi içinde dava açılmadığı, dolayısıyla davacı 3.kişinin istihkak iddiasının davalı alacaklı tarafından kabul edildiği, eldeki davanın ise davacı 3.kişi tarafından açıldığı ve dava konusu iş makinasının 29.12.2003 tarihli fatura ile davacı 3.kişi tarafından satın alındığı ve Antalya Ticaret ve Sanayi odasınca davacı 3.kişi adına tescil edildiği anlaşıldığından davanın açılmasına davalı alacaklının sebebiyet verdiği kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı alacaklı üzerinde bırakılması ve davacı 3.kişi yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir....

İ.İ.K 235/son "Ancak itiraz alacağın esas veya miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur." hükmünün bulunduğu, somut olayda alacağın esasına ilişkin itirazının sözkonusu olduğu bu haliyle yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....

İnceleme konusu karar, istihkak iddiasına ilişkin İİK 97 ve İİK 99. maddelerinin uygulanmasına karşı şikayete ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6723 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında, sıra cetveline esas alacakların İİK.'nun 138. maddesi uyarınca satış tarihi dikkate alınarak hesaplanacağı, bilirkişi raporunda alacağın 7.087,05 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, şikayetin kabulüne, rehin alacağının satış tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, İcra Mahkemesince uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Mahkemesince, İcra Müdürlüğü’nün İİK'nın 97/1. maddesine ilişkin talebi üzerine vereceği karar, “takibin devamına veya talikidir”, başka bir karar verilemez. İcra Mahkemesi, 97. maddenin yerine 99. maddenin uygulanıp, uygulanmayacağını takibin taraflarının ya da 3. kişinin şikayeti üzerini değerlendirebilir. 2. Üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması ve alacaklının istihkak iddiasına itiraz etmesi nedeniyle İcra Müdürlüğü tarafından İİK'nın 96. ve 97. maddeleri uyarınca takibin taliki veya devamı hakkında karar verilmesi için dosyanın İcra Mahkemesine gönderildiği, uyuşmazlığın İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkin olmadığı anlaşıldığından İİK'nın 97. maddesi uyarınca takibin devamına veya talikine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1....

O halde İİK 133. maddesine göre birinci alıcı ... yönünden ihalenin sürede ihale bedeli yatırmaması nedeniyle kaldırılması işlemi şikayet konusu olduğundan bu şikayet kesinleşmeden, II pey sürene yapılan teklif üzerine II pey sürenin ihale bedelini ödemesi sonucunda adına taşınmazın tescilinin yapılması mümkün değildir. İİK 134/son fıkra hükmü burada da kıyasen uygulanmalıdır. Buna göre tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için belirli günün geçmesinden veya şikayet edilmiş ise şikayeti sonuçlandıran kararın kesinleşmesinden sonra yapılar. Somut olayda da İİK 133'e göre ihaleyi kaldırma kararı şikayet konusu olup bu şikayet sonucu verilen karar kesinleşmeden II en yüksek pey süren adına tapuda tescil yapılamaz. Mahkeme kararı onanması gerekirken tescile engel tedbir kararı olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum....

Davacı alacaklı vekili, borçlunun adresinde haciz yapılmasına rağmen İcra Memurluğunca İİK.nin 99. maddesinin uygulanmasına karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, Müdürlüğün İİK’nin 99. maddesi uyarınca dava açmak üzere süre verilmesine ilişkin işlemin iptali ile takibin devamına karar verilmesini, talep reddedilecek ise üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu; haciz mahallinde borçlunun bulunmadığı, işyerinde bulunan vergi levhasının üçüncü kişiye ait olduğu, İcra Müdürlüğü işleminin yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının memur muamelesini şikayeti ile terditli olarak açtığı İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir....

Davalının sunduğu belgeler içinde 24.10.1998 tarihli ödemeye ilişkin her hangi bir ödeme belgesinin olmadığı, davacı tarafından da bu döneme ait borç yönünden 6.6.2002 tarihinde davalı aleyhine icra takibinin yapıldığı, şikayet sonucu 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçe gösterilerek takibin iptal edildiği ve bu döneme ait borcu söndürecek bir belgenin davalı tarafından dosyaya sunulamamış olduğu görülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece 24.10.1998 tarihli ödemeye ait 99 USD lik borçtan davalının sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu