WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı Bankanın İİK 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının istihkak iddiası niteliğinde olmadığı, haczin işlendiği ve kendi rehin haklarının bulunduğu yönündeki bir açıklamadan ibaret olduğu, alacaklının, Bankanın vermiş olduğu cevabın doğru olmadığı kanaatinde olması durumunda İİK 89. maddesi uyarınca başvuru hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK 99. madde gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması talebine ilişkindir. Borçlunun üçüncü kişi Bankadaki mevduat alacağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bankadaki mevduat, menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi, İİK'nun 89. maddesindeki uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebilir. Bu takdirde İİK'nun 89. ve bunu izleyen maddelerde yazılı hukuki sonuçlar doğar....

İcra Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.Kişi) vekilince duruşmalı olarak istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı üçüncü kişi, 27.03.2007 tarihli haciz işleminin İcra ve İflas Kanunu’nun 99. maddesine göre yapıldığının tesbiti ile icra müdürlüğünün borçluya 103 davetiyesi gönderilmesine ilişkin 28.03.2007 tarihli işleminin iptalini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Sıra cetveline itiraza ilişkin davada Ankara 12. İcra Hukuk ve Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, sıra cetveline itiraza ilişkindir. Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi ; İcra ve İflas Kanunu'nu (İİK)n 142/3. maddesi uyarınca itirazın alacağın esas ve miktarına yönelik olması durumunda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesince,talebin İİK'nın 142. maddesine göre sıra cetveline itiraz/şikayet mahiyetinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İİK 142....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/149 KARAR NO : 2024/243 DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 03/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya özel iş jeti kiraya verdiğini, buna ilişkin 264.000 USD bedelli, 27.04.2021 tarihli ve ... numaralı E-arşiv fatura düzenlediğini, davalının mutabık kalınan tutara ilişkin faturaya itiraz etmediğini, bunun üzerine İİK m. 43 çerçevesinde takip yolu değiştirilerek, borçluya iflas takibinde ödeme emri (örnek no:11) gönderildiğini, mezkur ödeme emrinin borçluya T.K. Madde 35'e göre 19.04.2023'de tebliğ edildiğini, ödeme emrine herhangi bir itiraz vuku bulunmadığını, davalının tacir olduğunu, iflasa tabi olduğunu belirterek davalı borçlunun iflasını, gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını talep etmiştir....

Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme soncunda: “dava konusu haczin ödeme emrini tebliğ edildiği yerde yapıldığı, bu sırada üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu, haczin İİK’nun 99. maddesi gereğince yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı“ gerekçesi ile şikâyetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, hacze ilişkin İİK’nun 99. maddesi yerine 97. maddesinin uygulanması gerektiği yönünde ileri sürülen şikâyet başvurusu niteliğindedir. Dava konusu haciz adresinde başka takip dosyasından yapılan 15.02.2012 tarihli hacizde borçlu yetkilisi hazırdır ve borca kefil olmuştur. Bu sırada borçlu şirketin gidilen yerde faaliyet gösterdiğine dair vergi levhası görülmüştür. Dava konusu haciz ise bundan kısa bir süre sonra 22.03.2012’de yapılmış, önceki hacze konu mallarla benzer nitelikte eşyalar haczedilmiştir. Davalı üçüncü kişi ise borçluyu tanımadığını beyan ederek istihkak iddiasında bulunmaktadır....

İcra Müdürlüğü’nün 2012/35 sayılı Talimat dosyasında yapılan 21.03.2012 günlü hacze yönelik İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin İcra Müdürlüğü kararının hatalı olduğunu belirterek şikâyet başvurusunun kabulü ile haczin İİK’nun 97. maddesi gereğince yapılmış sayılmasına, ek haciz ve muhafaza talebinin reddine yönelik 27.03.2012 tarihli kararın da kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Karşı taraf (üçüncü kişi ve borçlu) vekilleri, şikayet başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır....

İcra Müdürlüğü’nün 2012/ sayılı Talimat dosyasında yapılan 21.03.2012 günlü hacze yönelik İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin İcra Müdürlüğü kararının hatalı olduğunu belirterek şikâyet başvurusunun kabulü ile haczin İİK’nun 97. maddesi gereğince yapılmış sayılmasına, ek haciz ve muhafaza talebinin reddine yönelik 27.03.2012 tarihli kararın da kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Karşı taraf (üçüncü kişi ve borçlu) vekilleri, şikayet başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu haczin takip borçlusu şirketin adresinde yapıldığı, İİK’nun 97.maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken aynı Kanun’un 99.maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, öte yandan ek haciz ve muhafaza talebinin reddine yönelik İcra Müdürlüğü kararının da hatalı bulunduğu” gerekçesi ile şikâyetin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir....

İcra Müdürlüğü’nün 2012/38 sayılı Talimat dosyasında yapılan 21.03.2012 günlü hacze yönelik İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin İcra Müdürlüğü kararının hatalı olduğunu belirterek şikâyet başvurusunun kabulü ile haczin İİK’nun 97. maddesi gereğince yapılmış sayılmasına, ek haciz ve muhafaza talebinin reddine yönelik 27.03.2012 tarihli kararın da kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Karşı taraf (üçüncü kişi ve borçlu) vekilleri, şikayet başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu haczin takip borçlusu şirketin adresinde yapıldığı, İİK’nun 97. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken aynı Kanun’un 99. maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, öte yandan ek haciz ve muhafaza talebinin reddine yönelik İcra Müdürlüğü kararının da hatalı bulunduğu” gerekçesi ile şikâyetin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir....

Yasal düzenleme çok açık olup, İcra Mahkemesince, İcra Müdürlüğü’nün İİK. nun 97/1. maddesine ilişkin talebi üzerine vereceği karar, “ takibin devamına veya talikidir”, başka bir karar verilemez. İcra Mahkemesi, 97. maddenin yerine 99. maddenin uygulanıp, uygulanmayacağını takibin taraflarının ya da 3. kişinin şikayeti üzerini değerlendirebilir. Somut uyuşmazlık ve kararlar yukarıdaki açık yasal düzenlemelere göre değerlendirildiğinde; İcra Mahkemesince, İcra Müdürlüğü’nün İİK. nun 97/1. maddesine ilişkin talebi üzerine (takibin taraflarının ya da 3. kişinin bu yolda bir şikayette olmadığı gözetilerek) “ takibin devamına veya talikine” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....

Yukarıda belirtilen kanun maddesi, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Her ne kadar bilirkişi raporu ile Genel Kurul Kararı gereği üyelerden toplanmasına karar verilen 3.658,00 TL yönünden dava dışı kooperatifin ticari defter ve belgelerinde üyesi olan davalı borçlu yönünden tahakkuk ettirilmiş bir borç olmadığı belirtilmiş ise de; alınan Genel Kurul Kararının iptaline yönelik işlem olmadığı, Genel Kurul Kararının halen geçerli olduğu, kooperatifin kanun gereği üyelerinden ek ödeme talep etmesi ve buna ilişkin Genel Kurul Kararı almasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi İİK. 120/2....

UYAP Entegrasyonu