CEVAP Borçlu vekili dilekçesinde; Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi uyarınca süresinde mal bidiriminde bulunduğunu, mal beyanında bulunmasına rağmen alacaklı vekili talebi üzerine Belediye'nin banka hesapları üzerine haciz konulduğunu, Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi uyarınca tüm hacizlerin kaldırılması talebinin İcra Müdürlüğünce kabul edildiğini, konulan hacizlerin kaldırılma gerekçesinin Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi uyarınca süresinde mal beyanında bulunulması olduğunu, alacağın bildirilen malla tahsil edilme durumu olduğunu ayrıca 31.12.2021 tarihli ara kararla banka hesaplarına haciz konulmuşsa da hukuka aykırı tedbir kararının kaldırılmasını ve şikayetin reddini savunmuştur. III....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 266. maddesine göre ihtiyati haczin kaldırılması takip başlatıldıktan sonra icra mahkemesinden istenebileceği, İcra Müdürlüğünce ihtiyati haczin kaldırılamayacağı, şikayet tarihi olan 06.04.2022 tarihi itibariyle de asıl takibin yapılmaması sebebiyle ihtiyati haczi kaldırma yetkisinin ihtiyati haciz kararı veren mahkemeye ait olduğundan ve Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesince de ihtiyati haczin kaldırılması yönünde karar verilmediğinden, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/3650 Esas 2018/1967 Karar sayılı dosyasında, Kayseri 5....
ye borçlunun adı geçen şirkette çalışması nedeniyle maaş haczi müzekkeresi gönderildiği, şikayetçi tarafından müzekkereye cevap verilmemesi nedeniyle İİK'nun 356. maddesi gereğince şikayetçinin takip dosyasına borçlu olarak kaydedildiği ve araçlarına haciz uygulandığı, şikayetçi tarafından şikayet tarihi ile aynı gün olan 21.01.2016'da dosya borcunun tamamının icra müdürlüğü hesabına banka havalesi yoluyla ödendiği görülmektedir. Şikayetçi tarafından açıkça şikayetten vazgeçilmedikçe dosya borcunun ödenmiş olması, icra mahkemesince usulsüz tebligat ve haczin kaldırılmasına ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Her dava (ve şikayet) yapıldığı andaki şartlara göre değerlendirilmelidir....
Ancak, icra müdürlüğünün 13.10.2022 tarihli karar ile dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılması ile hacizlerin fekkine karar verdiği bu kararı takiben 14.10.2022 tarihinde Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’ne gönderilen haciz terkini yazısı üzerine Salihli Tapu Müdürlüğü’nce şikayete konu taşınmazdaki haczin kaldırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, haczin kaldırılması ile meskeniyet şikayeti ile elde edilmek istenen gaye fiilen gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece, şikayet tarihinden sonra davaya konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak "şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8....
Bu nedenle de icra emri tebliği üzerine İİK.nun 16.maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde mahkemece TBK'nun 581 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak, icra kefalet işleminin İİK.nun 38.maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilmeyeceğini değerlendirerek, ilamlı takibe konu edilemeyeceğinin belirlenmesi halinde, kefaletin geçersizliğine değil, bu kefalete dayalı olarak gönderilen icra emrinin ve yapılan işlemlerin iptaline karar vermek gerekirSomut olayda, mahkemece icra kefaletinin şekil şartlarına uygun olmadığı belirlendiğine göre, anılan kefalete dayalı olarak şikayetçiye icra emri tebliğ edilmesi ve maaşı üzerine haciz konulması doğru değildir.Bu durumda mahkemece, yalnız icra emrinin iptaline ve icra emrinin iptaliyle şikayetçi hakkındaki takip kesinleşmemiş olacağından hakkındaki hacizlerin kaldırılması ile yetinilmesi kefaletin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü...
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil isede; Şikayet dilekçesinde, İİK 82/1 ve 2560 sayılı İSKİ Kanunu 27. maddesi hükmü uyarınca da hacizlerin kaldırılması talep edildiğine göre, Mahkemece şikayete konu banka hesapları araştırılarak nitelikleri değerlendirilip, gerekirse hesaplar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir....
Her dava ve şikayet açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanır. (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K. ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı). Somut olayda; şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan ... Defterdarlığı hesabından para gönderildiği, alacaklılara ödendiği ve alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce ilgili hesaba haczin kaldırılmasına dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Somut olayda, borçlu şikayet dilekçesinde, tebliğ usulsüzlüğü şikayetinin yanı sıra ödeme emrinde belirtilen 30 günlük ödeme süresi dolmadan araçların kaydına konulan hacizlerin usulsüz olduğunu, bu nedenle haczin kaldırılmasını ve takibin iptalini talep ettiği halde, mahkemece bu yöndeki şikayetlerin değerlendirilmediği görülmektedir. O halde, mahkemece, borçlunun usulsüz tebliğ şikayeti dışında kalan itiraz ve şikayetleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip borçlusu şirket hakkında TMSF II.Tahsilat Daire Başkanlığının 25.04.2017 tarihli ve 19.04.2019 tarih 31043872-930-E.8805 yevmiye numaralı kararı ile Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturulması kararı verildiği, 22.11.2016 tarihinde yürürlüğe giren 678 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticari iktisadi bütünlük oluşturan işletmelerin nakit varlıklarının haczedilemeyeceği, şikayete konu hacizlerin ise 18.01.2021 tarihli olduğu, ticari ve iktisadi bütünlük kararının verildiği 19.04.2019 tarihinden itibaren iki yıllık süre henüz dolmadan konulduğu, bu nedenle hacizlerin kaldırılması gerektiği, hükme gerekçe yapılan 18.01.2021 tarihli müdürlük kararının ise şikayetçi alacaklının haciz talebinin kabulü ile borçlu şirketin mal varlığına haciz konulmasına ilişkin karar olduğu, şikayet konusu 19.01.2021 tarihli kararda da 18.01.2021 tarihli kararın sehven verildiğinden bahisle uygulanan tüm hacizlerin...
Mahkemece; 11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa ile Belediye Kanunu'nda yapılan değişiklik resen dikkate alınarak ilgili yasal düzenleme nedeniyle şikayet tarihinden önce konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin 2014/... Esas ve 2015/... sayılı ilamı ile Mahkemece İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddesi son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur....


