WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

DAVA Üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu kardeşi hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlu ile ortak murisleri olan Mustafa Er adına kayıtlı taşınmazlardan borçluya intikal edecek hisse üzerine haciz konulduğunu, ancak muris ile borçlu arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesi nedeniyle borçlunun mirasçı sıfatı bulunmadığından murise ait taşınmazlardan borçluya hisse intikal etmeyeceğini, bu sebebe dayanılarak icra müdürlüğünden hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri, müdürlükçe talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek muris adına kayıtlı taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklıya şikayet dilekçesi tebliğ edilmemiş, alacaklı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III....

Diğer şikayet nedeninin incelenmesi yönünde kararın bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla,..” gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkeme'ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemece, bozma ilamı gereğince borçlunun şikayet dilekçesinde belirttiği icra emri tebliğinin usulsüz olması nedeniyle hacizlerin kaldırılması talebi hakkında da bir karar verilmesi gerekirken olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir. Bozmaya uyulduğu halde, gereklerinin yerine getirilmemiş olması ve bozma ilamı doğrultusunda karar tesisi için hükmün yeniden bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Temyiz Sebepleri Şikayet sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür ve kesin haciz yasağı olan bir malın ihtiyaten de haczedilmesinin mümkün olmaması gerektiği, istinaf mahkemesince gerekçe belirtilmeksizin ve adil yargılanma hakkı ihlal edilmek suretiyle başvurunun reddedildiği ileri sürülmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte şikayetçi borçlu şirket yönünden aldırılan ticari ve iktisadi bütünlük kararı gereği şirkete ait araçlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğü tarafından reddi kararını şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2. 678 Sayılı KHK m. 33 ile eklenen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 134/6: ".......

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1282 Esas - 2010/1530 Karar sayılı dosyasında şikayet konusu hesap ve başka hesaplara karşı haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğu, Mahkemece şikayetin kabul edilerek hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, karar gereğince hacizlerin kaldırılması için müzekkere yazıldığı Yargıtay 12. HD'nin anılan bu kararı bozduğu, bozmaya uyularak şikayetin reddine karar verildiği, yazılan müzekkerinin şikayetin reddi sebebiyle o hacizlerin yerine getirilmesi amacıyla olduğu için yeni bir haciz olmadığı, 5007 nolu hesabın bozma ilamında belirtildiği gibi su parası hesabı olduğu ve bu hesabın havuz hesabı olması nedeniyle haczedilebileceği ve bu durumun ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1282 Esas - 2010/1530 Karar sayılı kararında sabit olduğu, bu hesabın değiştiğine dair bir iddianın bulunmadığı ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Yasa hükümleri incelendiğinde 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Bu durumda takip İİK md. 40/1’e göre olduğu yerde duracağından hacizlerin kaldırılmasına karar verilemez. Bu nedenle icra müdürünün 19.09.2014 tarihli borçlu vekilinin hacizlerin kaldırılması talebinin reddi kararı doğrudur. Borçlu vekilinin şikayetinin reddi gerekirken kabulü doğru değildir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Yasa hükümleri incelendiğinde 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece, İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. -//- SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Yasa hükümleri incelendiğinde 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece, İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. -//- SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Yasa hükümleri incelendiğinde 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece, İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. -//- SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Yasa hükümleri incelendiğinde 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece, İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. -//- SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

UYAP Entegrasyonu